"Yanlışlıklar Kezman'la başladı"

Cuma 18.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Cuma 18.12.2009 17:05
ABONE OL
Fenerbahçe eski asbaşkanı Hakan Bilal Kutlualp, Fenerbahçe'nin şeffaf yönetilmediğini ve hatalı kararlar verildiğini söyledi. Radyospor'a konuşan, Kutlualp, "Kezman yıllık 3.5 milyon euroya getirildi.

Zico'nun çok para istediği için gönderildiği söylendi, ancak Aragones 4-5 milyon euro'ya geldi ve giderken de aynı şekilde para aldı. Ankara'ya 10-15 milyon dolar değerinde tesisler yapıldı, şimdi ora kapalı. Taraftarın ve sponsorun parası boşa harcanıyor, Gidişat iyi değil." dedi.

Fenerbahçe'nin büyük bir camia olduğunu ve hakedildiği gibi yönetilmediğini belirten Kutlualp, ''Fenerbahçe'nin hakettiği bir şekilde yönetilmediğine inanıyorum." şeklinde sözlerine başlayarak, "Sadece sahadaki skorlar yeterli değil. Sahadaki skorlar iyi bile olsa, eğer ki iyi yönetilmiyorsanız mutlaka ileri de bir yerde sistem patlak vermek zorunda, veriyorda. Bu normal hayatımızda olduğu gibi, spor hayatında da böyledir. Artık bugün kulüpler amatörce, sadece yürekle yönetilemezler. Kulüpler ve yöneticiler ekonomik gerçeklere uymak zorundalar." dedi.

Dünyayı etkileyen krizin bir kulübü etkilememesinin mümkün olmadığını vurgulayan Kutlualp, "Bugün Fenerbahçe'nin sayın başkanı derse ki biz de kriz yok, bu beni korkutur. Şimdi dünya kulübü yapmaya çalıştığımız, dünya kulübü diye inandığımız Fenerbahçe'de kriz yoksa, Fenerbahçe dünya kulübü değildir. Çünkü ancak dünyayla entegre olmuş, içeriyle dışarıyla bir Fenerbahçe'nin veya başka bir futbol kulübünün krizi olabilir. Netice itibarıyle bu kriz, Fenerbahçe'yi etkilemiştir mutlaka. Eğer siz bunu görmüyorsanız o zaman tehlike büyük. Ama görüyorsanız en azından önlemlerinizi alacaksınızdır. Krizin sizi etkilediği boyutu bileceksiniz, ona göre strateji yapacaksınız, transfer politikası oluşturacak, gelirleri ve giderleri yönetecek, tasarruflara yöneleceksiniz." dedi.


KRİZİ SAKLARSANIZ UTANACAĞINIZ BİR ŞEY VARDIR

Krizin sadece dünya ekonomisine entegre olmamış Kuzey Kore'de ve bir nebze de olsa İran'da olamayacağını belirten Kutlualp, şöyle konuştu;

"Dünya ile tamamen entegre olmuş ülkeler; ABD, Almanya, İtalya, Türkiye, Fransa, İspanya, Arjantin'de kriz var. Bu ülkelerin yapılarına göre çeşitli şekillerde etkilenmeleridir. Fenerbahçe'nin de Galatasaray'ın da etkilenmesi çok doğal, Bu ayıp değil. Bunu ayıp olarak görürseniz o zaman saklayacağınız utanacağınız bir şey vardır demektir. Kriz vardır, Fenerbahçe bundan şöyle etkilenecektir. Kriz vardır, biz önümüzdeki dönemde gelirlerimizde şu kadar azalma bekliyoruz. Transfer bütçemizi revize ettik, yüzden 60'a düşürdük. Personel sayısında şöyle bir azalmaya gittik gibi şeyler beklerdim ben. Başkan diyor ki bizde böyle bir şeyler yok. Bunlar sadece günü kurtarma politikası. Ama maalesef bazı taraftarlar da inanıyor. Çünkü taraftar temiz, saf, iyi kalpli. Çünkü Benim başkanım söylerde doğrudur inancı var. Bu da Fenerbahçe aşkından geliyor. Hani aşkın gözü kördür derler ya. Öyle büyük bir aşktır ki, zaman zaman bizde de oluyor. Biz de zaman zaman bazı şeyleri göremiyoruz. Ama ben iyi bir Fenerbahçeliliğin kendi kendini sorgulamaktan geçtiğini, yapılan uygulanan politikaların da sorgulanabildiği bir öğe olduğuna inanıyorum. Yaksa sadece iyiyizdir, bir şey olmaz bize şeklindeki oryantel yaklaşımlardır."

YANLIŞLIKLAR KEZMAN'IN TRANSFERİYLE BAŞLADI

Bayern Münih, Arsenal, Barcelona, Manchester United gibi dünya devi takımların Fenerbahçe kadar taraftara sahip olmadığını vurgulayan Hakan Bilal Kutlualp, "Onların camialarının potansiyeline bakın Fenerbahçe kadar değil. Tabiki enternasyonal anlamda taraftarları olmuş. Manchester'ın bugün Tokyo'da da Pekin'de de taraftarı vardır. Ama bölgesel olarak baktığınız zaman bir Fenerbahçe taraftarı gibi bir taraftar görmedim. Para harcamaya hazır bir taraftarı var. Ama kaynaklar son üç yıldır har vurup harman savuruluyor." şeklinde konuştu.

Har vurup harman savurmanın ve bilinçsiz harcamaların Kezman'ın transferiyle başladığını kaydeden Kutlualp şöyle devam etti;

"Bu Kezman'ın transferiyle başladı. O dönüm noktası oldu. Kezman'la beraber Fenerbahçe büyük zararlara hazırlanmıştır. Hangi felsefeyle yapıldığını anlamadığım bir Kezman transferiyle beraber hem takım içerisindeki dengeler bozuldu. Kezman'a 3.5 milyon euro yıllık verildi. Alex'in oynadığı garanti para yaklaşık yıllık 1.5 milyon euro net paraydı. Ama Kezman'a yıllık 3.5 milyon euro verdiler, bir de Kezman için 8 milyon euroluk bonservis ücreti ödendi. Fenerbahçe'nin bu transferden zararı yaklaşık 20 milyon euro'dur. Bu bugüne kadar Fenerbahçe'nin yapmış olduğu en pahalı transferdir. Orada başlayan bir hesapsızlık, bir savurganlık domino etkisi yaptı. panikle yapılan böyle bir transfer vardı."

GERÇEKLERİ DİLE GETİRİYORSUNUZ SORGULANIYORSUNUZ

Bazı gerçekleri dile getirdiği zaman Fenerbahçeliliğinin sorgulandığını vurgulayan Kutlualp, "Siz Fenerbahçe'yi sevmiyor musunuz?" diyorlar. Ben de diyorum ki Fenerbahçe'yi sevmemek gerçekleri söylememektir. Eğer Fenerbahçe'yi seviyorsanız gerçekleri söyleyeceksiniz, bunu herkes bilecek.'' diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü;

''Hep şeffaflık politikası üzerinde durdum. Bu şeffaflık böyle fazla vurucu kulağı tırmalayıcı bir laf değil. Yumuşak bir deyim, bu adam ne diyor tepkisi gösteriyorlar. Fenerbahçe şeffaf değil mi diyorlar. Ben diyorum ki Fenerbahçe hakettiği kadar şeffaf değil. Şeffaflıktan şunu anlamıyacağız. Fenerbahçe'nin mahrem bilgileri vardır. Bu bilgilerin açıklanması anlamında değil. Çünkü stratejileri var, politikası var, kendi içerisinde gizli kalması gereken haklı olan bilgileri vardır ama taraftarın bilmesi gereken şeyler var. Taraftar bugün boğazından kesiyor maça gidiyor. Geçenlerde bir öğrencinin harçlığından para biriktirip forma almak istediğini okudum. 200 TL'lik formalarda indirim olmasını bekliyormuş ki 120 TL'ye alsın. Böyle bir taraftar potansiyeline sahibiz. Belki o arkadaşlarıyla kafeye gitmemiş, para biriktirmiş ki forma alsın. Biz bir çok yere abartılı paralar harcıyoruz. Ama inanır mısınız o öğrencinin parası o bizim verdiğimiz uçuk paralardan çok daha kıymetli. Çünkü bunların sayısı milyonlar. Bazı adamlar görüyorum ben gerçekten sigara parasından kesiyor Fenerbahçe'ye veriyor. Çocuğuna forma alıyor. İnsanın gözü yaşarıyor. Şimdi bu insanların verdikleri paraların nerelere harcandığını bilmeleri en doğal hakları.''
Taraftarın ödediği paranın Fenerbahçe'ye gittiğini bilmeye hakkı olduğunu vurgulayan Kutlualp, "Taraftar parasının nereye harcandığını bilmeli. Benim anlatımlarımdan değil, bağımsız kurumların raporlarından ve halkın anlayacağı dilden bilmeli. Eğer şeffaflık olursa, transfer doğru olur, şeffaflık olursa bilet parası doğru olur, şeffaflık olursa başkan yönetici soyunma odasına inmeye gerek duymaz. Şeffaflık olursa mutluluk olur." dedi.

1.6 MİLYON EURO'YA GİDEN DAUM 3.2 MİLYON EURO'YA GELDİ

Şeffaflık olmadığı için Zico'nun gidişinin muallakta kaldığını belirten Kutlualp, "Zico'nun kardeşiyle kavga edilmiş teknik direktör kovulmuş. Sonra da Zico çok para istedi o yüzden gönderdim deniliyor. Bunların aslı astarı yok. Arkadan gelen Aragones'e 4-5 milyon euro vermişsiniz, arkadasından gönderirken de bir daha 4-5 milyon euro vermek zorunda kalmışsınız. Daha önce 1.6 milyon euro'ya gelen Daum'a ikinci gelişinde 3.2 milyon euro verirsiniz. Can havliyle yanlışlar yaparsınız Ankara'da tesis yaparsınız, kimse gitmez." dedi.

Ankara'da yapılan tesisin hatalı bir yatırım olduğunu vurgulayan Kutlualp, "Amaç Fenerbahçe'nin deplasmanlara gittiğinde takımın burada kalmasıymış. Fenerbahçe oraya senede iki ya da üç defa gidiyor. Fenerbahçe gibi bir takım her yere gittiğinde, en ünlü oteller takımın kendi otelinde kalması için yerlere eğilir. Fenerbahçe'den en iyi ücreti de alır. Zaten yıllardır yöneticimiz Nihat Özbağ her zaman Fenerbahçe'den para almadan yıllardır takımı ağırlamıştır. Buna gerek de yoktur.'' diye konuştu.
Taraftarın geleceği bir yer olduğu söylenen tesislere gitmenin mümkün olmadığını belirten Kutlualp, ''Tesislerin olduğu yer Allah'ın dağı bir yerde. Yöneticiler bunun parasını verecek dendi ki ben yöneticilerin vereceği paranın oraya harcanmasına karşıyım. Yöneticinin verdiği parayı daha iyi yerlere kullanmak gerek. Çünkü yöneticiden geliyor demek onu çar çur etmek anlamına gelmez. Bu parayı haydan geldi gibi görmemek lazım. Sonra bu yöneticilerden olmadığı, sponsordan gelen gelirler dendi. Sponsor parasını harcarken çok daha dikkatli olmalıyız. Sponsora da bir getirisi olması lazım. Çünkü sponsor da parayı o yüzden veriyor. İlk önce Fenerbahçe'nin bundan menfaati olması lazım. Baktık 10-15 milyon dolar ödeneceği söylendi, baktık o tesis kapatılmış. Neden kapatıldı sorusuna ise yazı bekliyoruz yazın açacağız diyorlar. Yazın Ankara'da kimse oraya gitmez, yazık edilmiş bir yatırım." şeklinde konuştu.

FENERBAHÇE ESAS AMAÇLARINDAN UZAKLAŞMAMALI

"Fenerbahçe'nin esas amaçlarından uzaklaşmasına karşıyım." ifadelerini kullanan Kutlualp şöyle devam etti;

''Fenerbahçe bir gayrimenkul ortaklığı değil ki. Fenerbahçe her şeyini tamamlamış, Avrupa'da üç kupa kazanmış olsaydı bu tür projelere girebilirdi. Girse bile şu anda Kurtköy'de devamlı yatırımlar yapılan meşhur bir yer var. Orada 500 tane villa yapar sonra buraları Fenerbahçeliler'e satarsın ve bir Fenerbahçe topluluğu oluşturursun. Bundan hem kulüp hem ta taraftar kazanır."
Düzce de bir tesis yapacaklarını söyleyen yönetimin hatalı davrandığını kaydeden Hakan Bilal Kutlualp, "Amaç kamp yeriymiş. Düzce'de yapacağımız kampa yazık. Kamp yapacağız da, orada top oynayacağımız takımı nereden bulacağız. Avusturya ve Almanya'ya yazın niye gidiyoruz. İklim için, artı Avrupa'da bir sürü takımlar geliyor ve orada maç yapıyoruz. Suni gelir getirmeyen hayelci projelere de karşıyım. Bunlar Fenerbahçe'ye zarar veriyor. İşte bunlardan dolayı şeffaflık olması lazım. Bilsek bunlara karşı çıkacağız. Maalesef Fenerbahçe'nin parası har vurup harman savuruluyor. Bugüne kadar bunu hep söyledim, söylemeye de devam edeceğim." dedi.

TASARRUF PLANI GEREKLİ

Yönetimde olsaydı, bu kötü gidişata engel olmak için mutlaka ve mutlaka yönetimin bir tasarruf planı uygulaması gerektiği tavsiyesinde bulunacağını belirten Kutlualp, sözlerini şöyle tamamladı;

"5 sene evvel halka açılırken dolayı 32 milyon dolar gelir elde etmiştik. Yüzde 15'ini spot faizini satmıştık. 32 milyon dolar olay oldu o gün Türkiye'de. Çok önemli işleri halletti. Fenerbahçe'nin bütün sorunlarını çözmüştü. Rahatlamıştı Fenerbahçe. Ondan sonra da sportif anlamda da iyi işler yapmıştı. Bakın bugün bu gidişatla tekrar halka açılmak zorundalar. Bakın ben devamlı bunu dile getiriyorum. Burada kongreye çok büyük görev düşüyor. Kongrede yanlış yönlendirmeler oluyor. Bravo başkan diyorlar. O hep o aşktan kaynaklanıyor. Aşkın gözü kör etmesinden kaynaklanıyor. Birilerinin de dürtüp bir dakika kendine gel demesi gerek. Biz bunu yapmamız gerekiyor. Neticede bir kez daha halka açılımdan gelir elde edebilirler, ancak kulübün geleceği için bu son derece zararlı bir adım olacaktır."