Rijkaard şaşırttı

Galatasaray, Gaziantepspor'u Turkcell Süper Lig'in ikinci yarısının ilk haftasında 1-0 mağlup ederek ikinci yarıya 3 puanla başlangıç yaptı.

LEVENT TÜZEMEN: Rijkaard'ın nezaketi (SABAH)

Hava şartları ve Ali Sami Yen'in zemininde iyi futbol oynamak çok zordu. Çok koşan, ikili mücadelede ayakta kalan ve hücuma çıkarken pas hatası yapmayan takım oyuna ağırlığını koyacaktı. İlk 30 dakika hücumda etkili ve iştahlı olan Galatasaraydı. Geride çok adamla çoğalarak oynayan Antep de hızlı hücumlarla gol aradı. Antepli Ahmet Arı'nın küfürden atılması sonrası hücum üstünlüğü G.Saray'a geçti.

MAÇTAN KARELER İÇİN TIKLAYINIZ...

Sıfır hatayla oynayan Neil'in savunmaya katkısı hemen göze çarptı. Neil ayağındaki topları yerden sürekli ayağa isabetli oynadı. Rijkaard'ın "Jo'yu oynatırsam takıma ve Nonda'ya ayıp olur" felsefesi G.Saray'ın ilk yarıda belki de golle buluşmasını engelledi.

Rijkaard'ın 10 kişi kalmış Antep'e karşı ikinci yarıya etkisiz Nonda ile tek santrfor başlaması ve ikili forvete dönmemesi beni şaşırttı. Rijkaard. Jo'yu oyuna geç de olsa aldı ama etkisiz Barış dururken, iyi oynayan Elano'yu çıkarması hataydı. Kaçan penaltıdan sonra maç "Golü atan kazanır" havasına büründü.
Sürpriz gollerin ismi Sarp, Arda'nın arka direğe kestiğe topu gizlice sızıp golü attı ve Galatasaray'a buz gibi havada ısıttı.

GÜRCAN BİLGİÇ: Kadersiz maç (SABAH)

Galatasarayın eksikleri, Gaziantep'in direnci ile birleşince ortaya çıkan karmaşanın gol üretmesinin de üstünü çizdi. Bir şeyler yapacak Arda'nın sıfıra kadar bindirmelerinden etkisiz ortalar çıkarken, Nonda bu çabanın içine girmeye hiç niyetli değildi. Değerlendiremediği fırsatlar bir kenara, bu haldeyken penaltı pozisyonunda topun başına geçmesi ilginçtir aslında.

Mutlaka maç öncesindeki planda penaltıcı Nonda denmiştir. Yoksa Arda gibi bir kaptana, Servet gibi de bir lidere sahip takım, Nonda'ya topun başına gitme hakkını vermezdi.

Ancak bu şartlarda futbolculara veya teknik adama eleştiri getirmek çok doğru değil. Ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığına şahidiz çünkü. Ancak Caner'in defansif kostümünü çıkartıp, artık hücumların efendisi haline getirilmesi Cimbom'daki en net değişimdir.

BÜLENT TULUN: İstediğini aldı (FOTOMAÇ)

Turkcell Süper Lig'de nadiren de olsa İstanbul'un olumsuz koşullarında bir maç oynandı. Galatasaray yetkililerinin olağanüstü çabaları ile hazırlanan Ali Sami Yen Stadı'nda taş gibi bir maç yapıldı.

Elano'yu orta sahanın ortasında oynatmak, Ayhan olmadığı zaman akla geliyor, bence doğru pozisyon dün oynadığı mevki. Neill, ilk maçı olmasına rağmen, beynelminel deneyimi ile sırıtmadan görevini yaptı. Maçın 34. dakikasında Ahmet Arı'nın kırmızı kartı için hakem Aytekin Durmaz'ın uzun bir süre kartını araması enteresandı.

Bu hava koşullarında alınan 3 puan 2 zorlu deplasman öncesi, iyi bir moral. Önemli olan eksiklik Kewell ve Keita gibi oyuncuların eksikliğinde katı defanslar önünde zorlanmak. İkinci yarı bu tip defanslarla sıklıkla karşı karşıya gelinecek.

İSMET TONGO: Bu havada bravo (FOTOMAÇ)

Galatasaray'ın iki yeni transferinden Neill ilk 11'de sahaya çıkarken Jo yedekler arasında kulübe de oturuyordu. İlk on beş dakika içinde kaygan saha ve kara rağmen futbol hareketli geçti. Nonda ve Serdar karşılıklı gol kaçırdı. Elano'nun pasları mükemmeldi. 33. dakika da kırmızı kartla çıkan Ahmet Arı takımının oyun gücünü düşürdü. İkinci yarıya Galatasaray rahat başladı ve 10 kişi kalmış Gaziantep'e karşı iki kanattan saldırıyordu.

58. dakika da Nonda'nın penaltı kaçırması onun adına ayıptı. 63. dakikada Galatasaray'ın ikinci yeni transferi Jo'da oyuna girdi. Ancak, Jo oyuna girerken Elano'nun alınması bence yanlış bir karardı. 70. dakikaya girerken saha berbat, yağan karda çizgiler çok yerde görünmez hale gelmişti. 75. dakikada Arda'nın arka direğe kestiği topa Mustafa Sarp'ın dokunması ile tabela 1-0 oldu. Her şeye rağmen bu havada bu sahada Galatasaray büyük mücadele verdi. Lucas Neill akıllı oyunu ile güven verdi. Jo ise iyi futbolcu olduğunu gösterdi.

HAKAN DİLEK: Karlar düşer (FOTOMAÇ)

Nonda'nın, Barış'ın veya başka bir arkadaşının penaltı ya da aut çizgisi üzerinde bitmesi, ayak içiyle yapacağı düzgün bir vuruşla gol atması... Antrenman gözümün önüne geliyor, basit ama önemli oynamak istiyor Galatasaray. Bunda kısmen de başarılı oldu. İlk on geçilirken Arda, Anteplilerin sağ tarafından aut çizgisine kadar aktı fakat iyi kesemedi topu. Bu arada soğuk iliklerimizi yokluyordu ve tribünler hiç susmuyordu. 34. dakikada rakip eksilince aynı oyun sistemini daha bir rahat uygulamaya koyuldu sarı-kırmızılılar.

Galatasaray bu oyun sisteminde devam ederse bir 'ayak içi' dokunuşla gol bulursa maçı kopartacak. Tam bunları düşünürken Arda'nın 'yan orta-incesine' arka direkte Sarp dokunuyor, hem de tam tariflediğimiz ve düşündüğümüz biçimde.


BİZE ULAŞIN