"Kırgın Arda"

Turkcell Süper Lig'in 30. haftasında Galatasaray deplasmanda Manisaspor'u 2-1'lik skorla mağlup etti.

İşte yazar yorumları...

İskender Günen: G.Saray yarışın içinde (SABAH)

Galatasaray uzun bir aradan sonra deplasmanda galip gelmesini bildi. Fakat yine ecel terleri dökerek... Rijkaard, Diyarbakır maçı kadrosuyla sahaya çıktı. G.Saray golü erken ulaşabilmek için savunmasını öne çıkardı. Rakibi baskı altında tutmaya çalışan sarı-kırmızılılar, kaptıkları toplarla da tehlikeli oldular. Yalnız Keita'nın attığı gole kadar Galatasaray'ın rakip kalede gol pozisyonu üretemediğini gördük. Bunda en büyük etken, önde oynayan 4 oyuncunun kendi aralarındaki uyumsuzluğuydu. Sadece Keita top ayağına geldiğinde rakibi zorlayan ve Galatasaray'ı karşı kaleye taşımaya çalışan oyuncuydu. Arda ve Giovani ilk yarıda oyunda hiç yoktu. Baros da isteği topları alamadığı için etkisiz kaldı.Orta sahada Mehmet Topal mücadele etmeye çalıştı. Fakat o da ayağına aldığı topları olumsuz kullandı. Elano ise uzun top kullanarak oyunun yönü değiştirmenin dışında forvete destek veremedi. İlk yarıda Manisa'nın da hücumda etkisizliğini düşündüğümüzde Galatasaray savunması en rahat maçlarından birini oynadı.

MAÇTAN KARELER İÇİN TIKLAYINIZ...

Levent Tüzemen: Yüreğiyle oynamak (SABAH)
Galatasaray, Denizli deplasmanından tam 76 gün sonra dışarıda iki gol attı ve kazandı. Bu galibiyet zirve yarışının devamı açısından önemli ama oynanan dağınık ve kopuk kopuk futbol ile orta sahadaki zafiyet tam bir fiyasko. Galatasaray göbekte Elano-Mehmet Topal ikilisiyle Bursaspor önüne çıkar, Manisa'daki gibi halı saha mantığı ile oynarsa perişan olur. Sercan-Volkan Şen-Ozan İpek üçlüsü çabukluklarıyla Galatasaray orta sahasını delik deşik eder. Bir gerçek var ki; Manisa korkmasa, golü bulduktan sonraki cesaretli oyununu oynasa, Reha Kapsal sonradan oyuna aldığı futbolcularla maça başlasaydı Galatasaray maçı kazanmakta zorlanır, belki de kaybederdi. Galatasaray'a maçı önce Manisa'nın korkak oyunu, sonra da Kaleci Aykut, Balta, Neill, Keita, Baros, biraz da Arda'nın istekli olmaları kazandırdı. Galatasaray yönetimi Neill'ı "Bonservisi pahalı" diye sezon başı almadığı için herhalde pişmandır. Neill, dün "10 Numara" futbol oynadı. İkinci yarının başında rakiplerinin arasından sıyrılıp söktüğü topu hücuma taşıması ve Santos'la buluşturması ne kadar akıllı bir oyuncu olduğunun belgesiydi.

Şükrü Kanber: Kırgın Arda (FOTOMAÇ)
Kaybedilen maçlara, kaçan puanlara "futbolcuların üzülmediğini düşünen" hangi kafadır ki altyapıdan çıkan, kulübün gözbebeği bir oyuncuyu "aptalca küstürüyor". "Üç-beş kendini bilmez" diye geçiştirmemek gerek, yaşın yanında kuruyu da yakmaya kimsenin hakkı yok. Jo alemci olabilir ama Arda'yı kıskanan nasıl bir "arızalı kafa yapısıdır" anlamak mümkün değil. Genç kaptan, oyunun büyük çoğunluğunda ayağına topu sokmadı, oyuna katılmadı, takımını yönlendirmedi. Küskünlüğü o kadar açıktı ki "Kendi cevherine çamur atanlar bir yerlerine kına yaksınlar" demek geliyor içimden. Sanırım Bursa maçında o kına yakılmışlar bu sefer "Arda yalakalığı" yapacaklar, yapmalılar da! Milli Takım ve Galatasaray için bu kadar önemli bir oyuncuya, üç sezondur 'takımı

İsmet Tango: Korka korka (FOTOMAÇ)
Hafta güzel başladı Bursaspor ona buna çarpan toplarla Gaziantepspor'u 2-0 yendi ve zirvede gözü olanlara "Ben buradayım" dedi. Peki geriye kim kaldı? Bugünkü 'derbi'nin iki kahramanı Fenerbahçe ve Beşiktaş. Bana göre yok. Ama, Adan Polat'a göre Galatasaray var. Takıma diyor ki başkan "Siz beş maçı kazanın, gerisini bırakın." Evet, Galatasaray kaybettiği beş deplasman maçından sonra altıncıyı kazandı, kötü şansını bitirdi. Oyunun ilk 20 dakikası ilginçti. Sahada top oynamayan Manisaspor ile ne yaptığı belli olmayan ve de rakip sahada dolaşan Galatasaray'ın hali tatsızdı. Ancak 21. dakika dolarken sürpriz bir gol Galatasaraylıları çok sevindirdi. Keita'nın ayak koyarak attığı gol tabelayı 1-0 yaparken, Galatasaray'ı özlemiş Manisalılar bayram yaptı. Golden sonra Galatasaray'da değişen fazla bir şey olmadı. İlk yarıda yerinde oynamayan Caner, rakip kaleye üç şut attı, toplar neredeyse Manisa dağlarına gidecekti. Baros'un üç topu elle alması ise çok ilginçti.

Hakan Dilek: İç sıkıntısı... (FOTOMAÇ)
İlk 40 dolmadan Arda, Baros'un önüne bir pas bırakıyor. -Oyunun şekli konusunda fikir verebilecek bir hareket bu. - Baros ardında iki defans oyuncusunu bırakarak rakibin aniden hareketleniyor ceza sahasına doğru. Bir taktik uygulama diye düşünüyorum ama bunun böyle olmadığı aşikar. Bir 'star' serbestisi var Galatasaray'da. Dizilişin dışında yani, sahadaki taktik konuşlanmanın dışında Galatasaray'ı tanımlayabileceğimiz bir görüntü yok. Manisa kendi sahasında oynadığı son maçlarının hiç birinde yenilmemiş ama durumu zor. Galatasaray'la bu zamana kadar yaptığı karşılaşmalardan ise pek de iç açıcı sonçlarla ayrılmamış siyah-beyazlı ekip. İlk yarı boyunca top kovalamanın dışında yoktular gibi. Ve ilk yarı top oyunda kaldığı sürece maç Manisa defansının önlerindeki Galatasaraylı oyuncularla kapışması şeklinde geçti. Ve Galatasaray bir tarafta Arda diğerinde Keita bir zamandan sonra kanat değişikliğiyle; bir tarafta Keita diğerinde Arda...

Bülent Tulun: Artık nefes nefese (FOTOMAÇ)
Manisa 19 Mayıs Stadı tamamen dolmuştu. 30 dereceye varan sıcaklık ve aşırı rutubette, Galatasaray son maçtaki kadroyu bozmamıştı. Yine stoper olmayan Hakan Balta stoperde, sol bek olmayan Caner sol bekteydi. Çok ağır iki stoperle oynayan Manisaspor'un Keita ve Baros'un gezgin oyunlarında hata yapacakları çok belliydi. Kalabalık orta saha kurgusu ile oyuna başlayan Manisaspor stratejisini, sürpriz koşularla ileri çıkan Güven'e ve Isaac'e odaklamıştı. Eskişehirspor'un Galatasaray'a Koray ile yaptığı ve başarılı olduğu sistem Reha hocayı etkilemişti anlaşılan. Nadir Manisa ataklarında, araya atılan topları Lucas çok yerinde zamanlamalarla hep kesti. İlk yarıda Isaac'in ofsayt olarak kesilen ve gol olan pozisyonu bize göre nizamiydi. Kıdemli yardımcı, ofsaytı bozan Hakan Balta'yı kesemedi.

BİZE ULAŞIN