20:45'te görüşürüz!

Ligde 30. hafta geride kaldı ve Beşiktaş Kadıköy'de şampiyonluğa havlu attı. Gözler, hafta sonu Ali Sami Yen'de oynanacak Galatasaray-Bursa maçına çevrildi. Ancak hayali senaryo üreten bazı kesimler, Galatasaray'ın ezeli rakibi Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu istemeyeceğini ve bu yüzden kibarca Bursa'ya yol vereceğini iddia ediyor...
Hafızaları tazelemekte fayda var. 2003-04 sezonunda aldığı başarısız sonuçlarla "Ne Antep ne Samsun ne de Denizli, bu sene sensin yedinci" tezahüratlarına konu olan Galatasaray, benzer spekülasyonlar sonrası çıktığı maçta lig ikincisi Trabzonspor'u 4-2 yenmiş ve Fenerbahçe bitime bir hafta kala şampiyonluğunu ilan etmişti.
Futbolda herşey mümkün. İnönü ve Kadıköy'de son dakika golleriyle kazanan Bursa, bu hafta Ali Sami Yen'de de galip gelebilir. Ama bu, kolay olmayacak. Hele ki Bursa'nın Sami Yen'de oynadığı son 12 lig maçının 11'ini kaybedip, sadece 1'inde berabere kaldığını dikkate aldığımızda...
Eski Galatasaray Başkanı Faruk Süren'in ilk olarak dile getirdiği ve devamını şimdiki Galatasaray Başkanı Adnan Polat'ın getirdiği "20:45'te görüşürüz" söylemi, bu pazar gecesi daha bir anlam kazanabilir.

* * *

Fenerbahçe'nin son 6 lig maçında kalesinde gol görmemesi ve 16 puan elde etmesi, aslında Süper Lig'in şifresini verdi. Zirveye oynayan ve 1-0 kazanmayı becerebilen takım, Türkiye'de mutlu sona ulaşır.
Rijkaard'ın Galatasarayı'nın İstanbul Belediye, Beşiktaş ve Sivas maçlarında yapamadığını, Daum'un Fenerbahçesi gayet iyi yapıyor.
Götz-Stumpf, Uche-Högh, Bülent-Popescu, Ronaldo-Zago, Song-Tomas'ların şampiyonluk mimarı olduğu Türkiye'de, Neill'ın yanına bitime 6 hafta kala asıl mevkiisi sol bek olan Hakan Balta monte edilirse, şampiyonluk zaten çoktan kaybedilmiştir.

* * *

Türk futbolcusuna korkmamayı öğreten, Neuchatel Xamax ve Monaco zaferleriyle Avrupa'nın kapılarını açan Mustafa Denizli'nin derbilerdeki düşüncelerini anlamak mümkün değil. 6 Mayıs 2001'de Ali Güneş ve Yusuf Şimşek hamlesiyle Galatasaray'ın üst üste beşinci kez şampiyon olmasını önleyen Denizli, Beşiktaş için final sayılabilecek Fenerbahçe derbisinde aynı cesareti gösteremedi.
Sözleşmesinin uzatılması için baskı yaptığı Yusuf'u Fenerbahçe karşısında kullanmaması, ilginçti. Yusuf geçen sezon çifte kupalı şampiyonluğu getiren Yusuf olmayabilir. O zaman da 'Sözleşmesi neden uzatıldı?' sorusu, akılları kurcalamaya devam eder.

* * *

Galatasaraylılar, Mayıs 2007'de transferine "Servet değil şampiyonluk istiyoruz" pankartıyla karşı çıkmışlardı. Ancak o, çok değil sadece bir sezonda tribünlerin sevgilisi oldu. Mayıs 2008'de Galatasaray şampiyon olduğunda, aslan payı Servet'indi.
Futbolda dün yok. Kalli'nin maçları 1-0 kazanmayı başarabilen savaşçı takımında kahraman olması normaldi, Skibbe ve Rijkaard'ın yumuşak futbol oynayan takımında dibe vurması da... Servet'in futbolculuğunu tartışacak değilim. Ancak anlamadığım bir nokta var. Beşiktaş ve Trabzon maçlarında formasını Emre Güngör'e kaptırdığı için yeri geldi ısınmaya çıkmadı; yeri geldi maç sonrası açıklamalarında teknik heyete gönderme yaptı.
Bu noktada sormak gerek; Keita, Eskişehir'de takımı 2-0 yenikken yerini Emre Çolak'a bıraktığında futbolu da mı bıraksaydı?
Servet unutmamalı ki; hiçbir futbolcu vazgeçilmez değildir.

BİZE ULAŞIN