Hiddink'in mantığı basketbol

Financial Times yazarı Simon Kuper, ülkemiz futbolunu ve Milli Takım Teknik Direktörü Guus Hiddink'i için değerlendirdi

Perşembe 09.09.2010
Son Güncelleme: Perşembe 09.09.2010
ABONE OL
Futbol Asla Sadece Futbol Değildir kitabıyla Türk sporseverlerin tanıdığı ve son olarak da Futbolun Şifreleri kitabını yazan Financial Times yazarı Simon Kuper ile Sultanahmet'te görüştük. Çok sevdiği az şekerli Türk kahvesini içerken yakından tanıdığı ve röportaj yapmak için İstanbul'a geldiği Milli Takımlar Teknik Direktörü Guus Hiddink'i soruyoruz. Deneyimli yazar Hiddink için, "Hiddink sessiz sakin gibi görünür. Hiç sinirlenmez diye düşünürsünüz. Ama mesele iş olduğunda o adam gider; yerine sert, taviz vermeyen bir insan gelir. İş konusunda zerre kadar acıması yoktur. Kim olursa olsun dediğini yapmayan oyuncunun ondan çekeceği vardır" diyor. Pazartesi günü görüştüğü Hiddink'in ona anlattıklarından bir şeyler yakalamaya çalışıyoruz. "Peki Hiddink, Türkiye'de neyi değiştirecek?" sorusunu yöneltiyoruz.

HİDDİNK NELER SÖYLEMİŞ?
Kuper, "Bir kere ona çok büyük haksızlık yapıyorsunuz" yanıtını veriyor ve başlıyor anlatmaya: "Hala Fenerbahçe'de iken Aydınspor'a 6-1 yenildiği karşılaşmayla Hiddink'i hatırlıyorsunuz. Bu haksızlık. Güney Kore, Avustralya ve Rusya'da yaptıklarına bakın. Bu adam, imkansız denilenleri başardı. Ona şans ve zaman vermek zorundasınız". Ardından Hollandalı hoca ile röportajından bir parça kopartıyoruz: "Öncelikle Türkiye'nin fiziksel görünüşünü düzeltmek durumunda. Oyuncuların bir darbede yere düşüp kalmalarına, çabuk yorulmalarına tahammül edemiyor. Dünya Şampiyonası'nda Basketbol Milli Takımınızı seyretmiş ve çok etkilenmiş. Hiddink bana 'Güçlü çok güçlü oyuncular. Başarılarının temel nedeni bu. Benim takımım da böyle güçlü olmalı' dedi ve ekledi:

İŞTE BAŞARININ SIRRI!
'Basketbolda rakibinize göre daha fazla top kaybı yaparsanız, o maçı kazanamazsınız. Dolayısıyla orta sahada kapacağınız toplarla rakibi hazırlıksız yakalar ve gol pozisyonu bulursunuz. Kaleciden başlayacak bir atakta savunma yerleşir ve siz pozisyonu bulamadan eliniz boş dönersiniz. Hollanda futbolunda da başarının sırrı rakibe top kaybı yaptırıp ani atağa çıkmaktır. Türk oyunculara bunu öğreteceğim"

'ÜÇÜNCÜLÜĞÜ ÇOK ABARTTINIZ'
Peki Kuper nasıl bakıyordu Türk futboluna? İşte yanıtı: "2002'de Dünya Kupası üçüncülüğünü çok abarttınız. Rakipleriniz Çin, Kosta Rika, Senegal gibi takımlardı. Ve şansla Hakan Şükür ve Hasan Şaş'ın başını çektiği bir kuşak yakaladınız. Dünya Kupası ya da Avrupa Şampiyonası finallerinde alınan sonuçlarla bir ülke futbolunu değerlendirmek son derece yanlış. Siz hem 2002'de hem de 2008'de çok şanslıydınız. Ama neden 2006 ve 2010'a gidemediğiniz sorgulamadınız. Ülke futbolunuz bir iniyor, bir çıkıyor. 1996'dan bu yana bir yükseliş yaşadığınız kesin. Ama daha iyi noktada olmalıydınız".