"Oyunu çözen adam Alex"

  1. Haberler
  2. Spor
Pazar 19.12.2010 09:46 ABONE OL
Spor Toto Süper Lig'de ilk yarının son haftasında Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynanan Fenerbahçe - Sivasspor maçında sarı-lacivertli takım rakibini 1-0'lık skorla mağlup etti.

Ev sahibi takıma galibiyeti getiren golü 77. dakikada frikikten Alex De Souza kaydetti.

İŞTE YAZAR YORUMLARI

RIDVAN DİLMEN: Kafadaki soru işareti... (SABAH)
Aykut Kocaman, Andre Santos'u oynatmak için Lugano'yu kenarda tutuyor. Ve maç başlamadan bir gün önce ve bir saat önce oynanan maçlarda, hem Trabzon'la hem de Bursa'yla puan farkı açılınca, Fenerbahçe üst düzeyde konsantrasyonla başlıyor. Bu avantaj da olabilir, dezavantaj da... Rakip Sivasspor, Rıza Çalımbay ile toparlanmış. Savaşçı kimliğiyle kolay kolay maç kaybetmiyor. Maçta da fazla kart kullanmayan bir hakem var. Fenerbahçe'nin aceleci oyun anlayışı baskı yarattı ama pozisyon getirmedi. İki duran top ve 35 metreden Alex'in vurduğu şut dışında, ceza sahası içinde çok net pozisyon bulunamadı. İkinci yarıya ise müthiş bir tempoyla başladı Fenerbahçe. Rakip yarı alana yıktı topu. Sivas yarı sahayı geçemedi. Fenerbahçe, beklerini de oyuna soktu bu d ö - nemde. Belki yine net pozisyon üretilmedi. Ama gol 'geliyorum' diyordu. Aykut Kocaman, iki değişiklik birden yapıp Mehmet Topuz'u Cristian'ın yanına çekti. Bir bakıma 4-2-1-3'e döndü. Hücumda, Stoch sağda, Semih santrforda, Niang solda, Alex ise arkalarındaydı. Tamamen risk aldı. Bunun için tek bir şey gerekiyordu, dönen topları almak. Onu da alan daralttığı için başardı Fenerbahçe.



GÜRCAN BİLGİÇ: Uyuyanlar, uyandı (SABAH)
Fenerbahçe'nin maça başlama dakikası 62'dir. Aykut Kocaman eveleyip; geveleyen, belli bir plandan uzaklaşıp bireysel kahramanlıkların peşine düşen takımını uyandıran hamleyi Stoch ve Semih hamleleriyle yaptı. Hem tribünlere mesaj veriyordu "Biz kazanmaya oynuyoruz" diye, hem de takımına "hücum" emrini iletiyordu. Uyuyanlar uyandı bir anda... Öne doğru koşmaya, risk almaya, toptan uzaklaşmak yerine pas istemeye başladılar. Tribünlerin suskunları da devreye girdi. Baskılı bir tezahürat başladı. Her şey birbirini tetikledi. 77'de Alex'in "vicdansız" frikiğiyle tabela değişti ve "gereken oyun" ile maç devam etti. Maçın iyiler kısmına birkaç parantez açılabilir. Kaptan Alex ile başlamamız önceliktir. İstekli oynadığında, maçın sorumluluğunu üstlendiğinde tadına doyulmuyor. İkinci sırada Gökay gelir. Gökhan Gönül'ü yanına eklemek lazım. Cristian'ı kendisini bu kadar topa gösterirken, rakip kaleye böyle istekli koşu yaparken görmek güzel.



METİN TEKİN: Oyunu çözen adam Alex (SABAH)
Maça çıktığınız zaman zirvenin 12 puan gerisindesiniz. Bu futbolcu için hiç de kolay bir psikoloji değildir... Fenerbahçe dün akşam böyle bir ortamda oynadı Sivasspor maçını. Kazanamadığında bu sezonun şampiyonluk hayallerini de yitirecekti sarı-lacivertliler. İlk yarı Kadıköy'de geçmişte oynanan klasik maçlar gibi değildi. Genelde Fenerbahçe oyunun ilk bölümünde yüksek tempoyla oynar, pozisyonlar bulur ve istediği skoru yakalardı. Ama dün gece hiç de böyle olmadı. Sivasspor rakibinin gücünü kabul etmiş bir görüntüyle, oyun stilini 4-1-4-1 olarak oluşturmuştu. Maç içinde de yapacağı bir takım taktiksel manevralarla maçı kilitleme amacındaydı konuk ekip. Bu taktikle de ilk yarıda çok başarılı oldu. Oyunu orta saha mücadelesine çevirdi ve istediği gibi oynadı Sivasspor. İlk devrede gol pozisyonları da ancak ve belki de bütün maç boyunca olduğu gibi duran toplar sonucu geldi. Defanstan hücuma geçişte Emre'nin olmayışı, Gökhan Gönül'ün de ilk yarıda oyuna katkısının eksikliği ve Niang'ın da yine formsuz görüntüsü 0-0'lık devre sonucunun belirleyici faktörleri oldu. Caner-Andre Santos değişikliğine gelince... Brezilyalı oyunun pas bölümündeki başarısını savunmada gösteremese de Caner'den daha etkiliydi.

YÜKSEL AYTUĞ: Alex'in lambası (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe gerildikçe, kopuyor... Geçen hafta da böyle olmuştu. Trabzonspor'un tabelasında "üçlük" yazınca, Fenerbahçe için galibiyet "güçlük" haline geldi. Bu 3 puan Alex'in hediyesi. Ama Trabzonspor, Fenerbahçe'den önce oynadığı her hafta farkı daha da açacaktır. Zira Fenerbahçe'nin sigortaları yüksek gerilime dayanmıyor... Fenerbahçe için adeta"tamam mı devam mı" maçıydı. Zira ligin ilk yarısı tamamlanırken, lider Trabzonspor'la arasındaki fark 12'ye çıkmıştı. Yani bu maçın "pardon"u olamazdı. Sivasspor ise sezonun"kayıp" ilk yarısında zararı en aza indirmenin peşindeydi. İstanbul deplasmanından alınacak bir puan bile altın değerindeydi. Rıza Çalımbay da Fenerbaçe'ye karşı mücadele eden tüm teknik direktörlerin gördüğü rüyaya yatmıştı: "İlk 60 dakikayı gol yemeden bitireyim, sonrası nasıl olsa kolay..." Bunun için de orta sahayı çok adamla kapatıp, sert futbolla rakibi yıldırmanın peşindeydi. Nitekim, ilk yarıda Fenerbahçe serbest atış bolluğu yaşadı.

SELÇUK YULA : Alex olmasaydı (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe bu sene en yakın rakipleri olarak gördüğü Trabzonspor, Bursa ve Kayseri galibiyetlerinden sonra ligin son haftasına mutlaka ve elzem olarak üç puan almak için çıktı. Fenerbahçe'nin sezon başından beri Saracoğlu'ndaki başarılarını, deplasmandaki başarısızlıklarını hesaba katarak ve de gene rahat bir galibiyet alacağını zannederek stada geldik. Ama yanıldık. Direnen bir Sivas gerçeği ile karşı karşıya kaldık. Lugano, 6 yabancı kancasına takılmış yedek oturuyor. Demek ki geçen haftaki A.Gücü maçının faturası ona kesilmiş. Emre de tribünde. Onların yerine Bekir ve Gökay görev yapıyor. Fenerbahçe'nin mutlak kazanması gereken bir maç ama bakıyoruz ki ne Cristian'ın ne Gökay'ın hücüma katkısı var. Ne de iyi oynamasına rağmen Mehmet Topuz'un. O zaman geriye kim kalıyor? Alex, Niang ve Dia... Dia'nın şahsi çabaları, Alex'in serbest vuruşları ile birkaç pozisyon yakalanmasına rağmen Fenerbahçe her zaman ilk 45 dakikada işi bitirdiği Kadıköy'de bu kez soyunma odasına beraberlik ile dönüyor.

BUGÜN NELER OLDU