G.Saraylı futbolcular travmada

  1. Haberler
  2. Spor
Pazartesi 20.12.2010 09:17 ABONE OL
Üst üste alınan yenilgilerle neredeyse düşme hattına kadar gerileyen G.Saray, sezonun ilk yarısını Konyaspor galibiyetiyle kapattı. Rijkaard'ın gidişi ve Hagi'nin gelişine rağmen kan kaybını durduramayan G.Saray, dün maça çıktığında lider Trabzon'un 22 puan gerisine düşmüştü. Hagi çok önemli eksiklere rağmen kupa maçını düşünerek Arda'yı da Konya'ya götürmedi. Konya'da gol umudu olarak sahaya bir dönem Arda'nın giydiği 66 numaralı formayla şans verdği Anıl Dilaver'i sürdü. Anıl 81. dakikada attığı golle 3 puanı getiren isim oldu.



RIDVAN DİLMEN: 'Atan kazanır' maçı (SABAH)


Konyaspor'un yediği gole kadar sadece bir pozisyon vermesi (Ayhan'ın pozisyonu) başarı, ama maç boyunca bir pozisyon bulması da sezon başından beri gelen başarısızlığı olarak göze battı. Zaten iki takımın attığı gol sayısına bakınca kısır bir maç bekliyordu bizi. Öyle de oldu, golü atan kazanacaktı, Galatasaray attı ve kazandı.

Anıl bizi daha çok ilgilendirdi. İlk kez izleme şansımız oldu, yetenekli oyuncu olduğunu gördük. İyi oyununu golle süslemesi de özgüveni açısından önemliydi.



Galatasaray'ın deplasmanda oynaması oyuncular için avantajdı. İçerdeki maçlarda genel de gergin oluyorlar ama dün Galatasaray'da üç olumlu iş vardı:
1- Anıl'ın performansı.
2- Rijkaard'ın stoperde görevlendirmek istediği Neill ile Hakan Balta'nın Anıl'ın attığı goldeki son pasları yapması.
3- Tabii ki kavgaya hayır ama arkadaşlık adına, birliktelik adına oyunun son bölümlünde verdikleri mücadele. Galatasaray'ın ikinci yarıda ilk yarıda topladığı puanın en az 7 puan fazlasını alacağını düşünüyorum.

LEVENT TÜZEMEN: Kader adamı Anıl

Bazı dibe vuruşlar yeniden yükselişin habercisi olurmuş derler ama Galatasaray'ın mevcut oyuncu kadrosuyla yeniden ayağa kalkacak mecali yok.

Çünkü oyuncular takım ruhunu kaybetmiş. Kafaca tükendikleri için özgüvenlerini yitirmiş. Sekiz milli futbolcunun olduğu bir takım bu kadar pas hatası yapar mı? Sinerjinin, huzurun, sevginin, moralin olmadığı yıldız oyuncu da olsan ayakların titrer. Galatasaraylı futbolcular bu travmayla boğuşuyor.

Hagi'yi geç de olsa Anıl Dilaver tercihinden dolayı kutluyorum. Genç Anıl galibiyetin kader adamı oldu. Bunu hem attığı klas gol hem de Kewell'ın kaçırdığı iki gole yaptığı asist dolayısıyla söylüyorum. Keşke Hagi, Pino'yu santrforda oynatacağına kanata çekip, Anıl'ı golcü olarak kullansaydı. Hagi, başkan Adnan Polat'ın, "Beklentilerimiz cevap veremedi" dediği Serdar Özkan'ı 80 dakika oyunda nasıl tuttu bilemiyorum. Serdar maç boyu ne çalım atabildi, ne adama geçebildi ne de gollük orta yapabildi. Serdar'ın bence hedefleri bitmiş.

Kewell sağa geçtikten sonra ikinci yarı bir lider gibi oynadı ve Neill ile birlikte takımı ateşledi. Cana mücadele gücüyle alkışlandı. Gol vuruşu mükemmel olan genç Anıl'da ısrar edilir ve A Takım havasını teneffüs ederse Galatasaray iyi bir golcü kazanır.

BÜLENT TULUN: İstediğini aldı (FOTOMAÇ)

Maça, Gaziantepspor kupa maçını düşünerek Arda'yı riske etmeden Anıl ve Serdar Özkan'la başlayan Hagi, ilk 45 dakikada 8 top kaybı yapan Serdar'a kenardan acı acı bakıyordu. Gerçekten ileri üçlünün sağ kanadında oynayan bir oyuncuya kaç kez top gelir ve 8 top nasıl kaybedilirdi...

Orta sahanın solunda ise Hakan Balta olumlu hiçbir katkı yapamadı. Kewell'ı gerilere kadar getirtip top çıkarttırmak kısıtlı kadrodaki en klas adamın enerjisini boşuna kullandırtmak değil de nedir?

Yedek kulübesi itibariyle fazla müdahale şansı olmayan Hagi çaresizdi. Serdar Özkan'a 80. dakikaya tahammül edebildikten sonra ise Aydın'ı oyuna aldı. Hemen akabinde Hakan Balta maç boyunca yaptığı en olumlu hareketi yaparak Anıl Dilaver'e müthiş bir asist yaptı. Anıl da çok usta bir tek vuruşla bunu gole çevirdi. 81. dakikadaki bu golden sonra skoru korumak ve topa daha fazla sahip olabilmek Galatasaray için zor değildi.
Ligin ilk yarısını en üst sıradaki takımlardan 19'dan başlayan farklarla bitiren Galatasaray için, sezon kabus gibi geçiyor.

HAKAN DİLEK: Zaman yolcuları (FOTOMAÇ)

Maç futbol kalitesi açısından, özellikleri yüksek bir karşılaşma olmaktan uzak, beklentisi fazla olmayan bir durum maçı halinde başladı.
Her iki takım da temkinli ve yenilgiyi düşünmeyen bir anlayışı ön plana almış bir görüntüyle başladı.

Bu sezon Arda'nın yokluğunun sıkıntısını bir hayli çeken Galatasaray, geçen sezonlara oranla bir hayli pozisyon kısırlığı yaşıyor.
Doldur boşalt anlayışı, maçı çevir kazı yanmasın sonucuna ulaştırınca seyircinin ıslıklı protestoları başladı.
İki tarafın teknik ekibinin de canını sıkan bir karşılaşma haline dönüşen maç, seyircileri "Bitse de gitsek" durumuna getirdi.
Her iki takımın da iyi oynayamayışıyla maç kısır bir orta saha mücadelesine dönüştü.
Maçın inkıtalarına sarılan futbolcuların her halinden seyirciler kadar sıkıldığı belli oluyordu.
Günün iki iyi ismi Galatasaray'dan Kewell, Konyaspordan da kaleci Gökhan'dı.
90 dakikanın sonlarına doğru her iki takımın da oyuncu değiştirmesi oyunu değiştirmese de sonucu Anıl Dilaver'in ayağından Galatasaray'ın lehine değiştirdi.