Kocaman bir mucize

Fenerbahçe'nin bu kadar travma yaşarken lige böylesine ağırlığını koyması ve zirvede yerini alması bir mucizedir. Özellikle Aykut Kocaman'ın hanesine büyük artılarla yazılacak bir mucize

Fenerbahçe'nin 3 Temmuz sonrasında yaşananlarla birlikte, ilk yarı performansını değerlendirir misiniz?
Bu kadar travmayı üst üste yaşayan bir takımın, lige böylesine ağırlığını koyması ve zirvede yerini alması mucizedir. Özellikle de Aykut Kocaman'ın hanesine büyük artılarla yazılacak bir mucize... Bir teknik adamın takım için ne kadar değerli ve önemli olduğunu gösteren, ders veren bir performans gösterdi Fenerbahçe... İlk yarı maçları tamamlandığında bekleneni gösteremeyen takımların teknik direktörleri bir sürü mazeret ortaya koydu. Çok maç yapmaktan şikayet eden de vardı, transfer yapamamaktan da. Halbuki Fenerbahçe en değerli oyuncularını (Niang, Emenike, Andre Santos, Lugano) kaybederken, bir de içine girdiği maddi sorunlarla boğuştu. Bu nedenle Fenerbahçe'yi, oyuncuları veya Aykut Kocaman'ı saha içindeki taktik anlayış veya futbol performansı ile değerlendirmek çok doğru olmaz. Onlar "adamlık" sınavı verdiler bu maçlarda...
Teknik direktör Aykut Kocaman, bir lider olarak bu süreci başarılı bir şekilde yönetti mi? Teknik konularda da aynı başarıyı gösterdiğini söyleyebilir misiniz?
Süreç boyunca Fenerbahçeliler'in inanarak dinledikleri tek isimdi Kocaman. Yöneticiler meydanda yokken ortaya çıkıp konuşan, iddia eden ve takımını savunan önemli bir lider oldu Aykut Hoca. Bir teknik adamın düşünmesi gerekenden çok daha fazlasını üstlendi. Bir yandan oyuncularını maçlara motive etmeye çalışmak, onlara hedefleri olduğunu anlatmak, diğer taraftan bütçeyi denkleştirip, takımın yaşamasını sağlamak zorundaydı. Gelinen yere baktığımızda çok başarılı olduğunu söylemeliyiz. Teknik olarak hamle sayısı kısıtlıydı. Beşiktaş maçında Caner / Stoch değişikliği tartışılır. Ama Galatasaray maçındaki taktik hamlesi tutmayınca 45'te tekrar doğruyu bulması da analiz yeteneğinden. Kocaman'ın elinde farklı varyasyonları yapabilecek bir ekip yok. Fenerbahçe'yi bir pas makinasına dönüştürdüğü gerçeği var.

PRİMLER AKSAMAZSA...
Sezonun ikinci yarısında, Metris Cezaevi'nde tutuklu bulunan Fenerbahçeliler'in tutukluluğunun devamı, futbol takımını olumlu mu etkiler? Yoksa bu durum, futbolcuların endişelerini artırıp umutsuzluğa mı sevk eder?
Futbolcular duygularıyla performanslarını paralel tutarlar. Başkanı veya teknik adamı seviyorlarsa, daha iyi olmak için çalışırlar. Bu dünyanın gerçeğinde ise para vardır. Eğer oyunculara ödemeleri zamanında yapar, primleri de yüksek tutarsanız, performans beklentilerini de yükseltirsiniz. Geçen sezon kimse ceza evinde değildi. Ama oyunculara 11 milyon dolar prim verildi ve 17'de 16 geldi. Sezon başında da yönetim aynı formulü uyguladı. Zor günlerde alınacak galibiyetlerin önemli olduğunu biliyorlardı ve en az 100 bin dolar olan maç başı primler dağıttılar. Endişe bu paralar ödenmediğinde daha çok artar. Hem yönetim, hem de Kocaman bunu çok iyi biliyor.