'UEFA Kupası'nı verseler o atı vermem'

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Futbolda Şike davasında Beşiktaş Kulübü eski yöneticisi tutuksuz sanık Serdal Adalı savunma yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediyespor(İBB)'un henüz rakipleri değilken transfer çalışmalarını başlattıklarını aktaran sanık Adalı, Mart ayı sonlarında Tayfur Havutçu ile görüşmesinde transfer listesini istediklerini kaydetti. Sözkonusu transfer listesinde İbrahim Akın ve İskender Alın'ın isimlerinin de bulunduğunu belirten Adalı şöyle konuştu: ''Henüz İBB rakibimiz bile değildi. Protokol müdürümüz Ahmet Ateş'ten Yusuf Turanlı'nın telefonunu bulmasını istedim. Turanlı'nın aynı zamanda İbrahim Toraman'ın menajeri de olduğunu o sırada öğrendim. Turanlı ile Bursa'da olduğumuz sırada otelde görüştük. Şike yapmak için menajeri, taraftarın ve gazetecilerin olduğu otele alır mısınız? Bu görüşmede Turanlı, bana transfer olursa İbrahim Akın'a bir at hediye edersin diye şaka amaçlı bir ifade kullandı. Şaka dahi olsa nasıl cevap verdiğimi kendisi iyi bilir. Böyle bir hediye vermem söz konusu bile değildir. Çünkü değil Türkiye Kupası, bana UEFA Kupasını dahi verseler o atımı vermem.''

''MAALESEF SAVCIYA KİM GİTTİYSE AKLI DUMURA UĞRUYOR''

Türkiye'nin en iyi at yetiştiricilerinden biri olduğu iddiasında bulunan Adalı, ''150 atımız var, adı geçen atı kendime ayırmıştım. Kaldı ki atımın adını dahi yanlış yazmışlar. Ayrıca emniyet görevlileri her şeyi takip etmişler. Atı hediye ettiğimi iddia edenler neden takip etmediler?'' diye konuştu. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci'nin, ''Başkan'a rağmen transfer yapılabilir mi? Yıldırım Demirören tanık olarak verdiği ifadesinde İbrahim Akın'ın kendi döneminde at ve kumar merakı yüzünden kulüpten gönderildiğini söylemiş'' sorusuna Adalı şu cevabı verdi: ''Ben futbol şubesinde tek yetkili olacağımı şart koşmuştum. Kulağa garip gelebilir ama Başkan ile bizim ilişkimiz böyleydi. Simao transferinden Demirören'in futbolcu otele gelince haberi oldu. Mukaveleyi kendi imzalamıştır.''Başkan Ekinci'nin, ''Demirören niye böyle konuştu?'' sorusuna ise Adalı, ''Maalesef savcıya kim gittiyse aklı dumura uğruyor.'' dedi.

Türkiye Kupası finalinde Beşiktaş-İBB maçının penaltılarla bittiğini hatırlatan Adalı, ''Nasıl şike olur. Şikeye ilişkin tapeler de açık, şüpheli tek ifadem yok. Eğer atı verdiğim iddia ediliyorsa söz konusu maçtan 2 ay sonra tutuklandım. Neden bu süreçte atı vermedim. Kimseye ve hiç bir futbolcuya şike teklif etmedim.'' savunmasında bulundu. Adalı, ''Masum olduğum halde cezaevinde kalmak ağrıma gitti. Suçlu olsam ağrıma gitmeyecekti.'' dediği sırada duygulandığı görüldü.

"FUTBOL HAYATI BOYUNCU AHLAK VE DÜRÜSTLÜKTEN HİÇ AYRILMADIM"

Tutuksuz sanıklardan BJK futbol takımları genel direktörü Tayfur Havutçu ise beş telefon görüşmesi nedeniyle 5 ay cezaevinde yattığını anlattı. Söz konusu telefon görüşmelerinin tamamının sanıklardan Yusuf Turanlı ile olduğunu kaydeden Havutçu, bu görüşmelerde ise suç unsurunun bulunmadığını, şike yapıldığı iddia edilen maçın penaltılar sonucunda bittiğini söyledi. Futbol hayatı boyuncu ahlak ve dürüstlükten hiç ayrılmadığına dikkat çeken Havutçu, şike gibi ağır bir suçu asla kabul edemeyeceğini belirtti. Havutçu, ''Savcı Bey, şike konusunda yanlış teşhiste bulunmuş. İbrahim Akın ve İskender Alın maçın en iyi oyuncularıydı. İbrahim'in söz konusu maçta bir golü ve asisti var. Savcı eğer şike arıyorsa, Ali'nin golünü saymayan hakemleri, İbrahim Akın ve İskender Alın'ı oyundan alan Abdullah Avcı'yı ve penaltıları kaçıran iki İBB'li oyuncuyu suçlasaydı. Üzerime bu lekeyi yapıştıranları Allah'a havale ediyorum. Her ne kadar sanık sıfatıyla karşısında bulunsam dahi vicdanım rahat çünkü bu işlemedim.'' şeklinde savunma yaptı.

Tutuksuz sanıklar Ahmet Ateş ve Tuğrul Çağrı Özer de haklarındaki suçlamaları reddederek, beraatlarını talep etti. Mahkeme Başkanı Ekinci savunmalara ara vererek duruşmayı yarına erteledi. Ayrıca, bugün yapılan duruşmada 16 tutuksuz sanık savunma yaptı.
Sur Yapı Muhit’te Çocuklarınız Hayata 1-0 Önde Başlasın
BİZE ULAŞIN