Yazarlar Fenerbahçe maçını yorumladı

Gürcan Bilgiç: Kazanmak yeter (mi)

Dakikalar birbirini kovalıyor ama içimizi kemiriyoruz. Şartların böylesine lehte geliştiği bir maçta, sahadaki Fenerbahçeliler sanki "Kim daha kötü oynayacak?" çekişmesine girdi. Böylesine basit hataların, üç metreye yanlış top kullanmaların, sıkıştırmalar başladığında topa ve adama değmemek için aşırı çaba göstermenin duygu çağlayanındayız.
Rum takımı, limitini ve haddini biliyor. İki oyuncu üstüne oynuyorlar.
Onlardan bir şeyler bekliyorlar ve maç boyunca bunun ilk seyircisi Fenerbahçe oyuncuları oluyor.
Borussia maçının dizilişinde Meireles yerine Selçuk ile başladı Aykut Kocaman. İki deplasman, iki aynı takım ama iki farklı rakip. Oyun temposundaki düşüklüğe, oyuncuların sorumluluk katsayısının azlığına ve al gülümlere baktığımızda ilk hedefi "yenilmemek" gibiydi.



Statüko esiri
Bunun hamlesi Krasic ile oldu ama tarz değişmeden. Bir atak oyuncusu (Caner) çıktı, bir başkası (Krasic) girdi. Bu kadar etkisizlikten memnun olmak adına bu kararı, statüko esiri olmakla eleştiriyorum. Aykut Hoca, kendisi için "Hala Fenerbahçe'nin hocası olduğunu anlayamadı" yorumlarını yapanları haklı çıkartıyordu adeta.
Bunun mantıklı açıklaması "Nasıl olsa bir gol atarız" olabilir.
Ama bu takımdan ve kendisinden beklenenler arasında, korkuların ve tedbirlerin esiri olmuş bir takım yok. AEL'in savunma yapacağını tahmin etmemek de olanaksız. Yeni hoca, rakip bir Türk takımı iken öncelikle yenilmemek isteyecektir. Bu beklentiyi bile fırsata çevirebilirdi Aykut Kocaman. Statükoya takılı kalmasa elbette. Selçuk, Topal ve Baroni üçlüsünü gördüğünüzde, Meireles'in yeri dolmayacak tek oyuncu olduğunu bir kez daha tekrarlıyoruz.
Bir kere öne oynamaz mı bu oyuncular. Ya da Caner, Sow ve Kuyt üçlüsü... Hep yemeye alışmış oyuncular grubu olarak, iş pişirmeye gelince tuz ile şekeri karıştırıyorlar.

Son bölümde daha optimist olalım. Gergin ortamın, sürekli güvenlik çağrılarının kulaklardan eksilmediği sürecin, seyirci sayısını geçen görevlinin arasında, önemli olan kazanmaktı. Galibiyet her şeyin üstünü örten gece karanlığı gibidir. Yarın güneş açacak ve bu ayrıntılar bir başka maçta yine karşımıza çıkacak.

BİZE ULAŞIN