Ünal Aysal'dan şike açıklaması

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, stat konusunda Haber Türk'e açıklamalarda bulundu. Sahanın zemini ile ilgili dört ayrı uluslararası şirketten rapor istendiğini ifade eden Aysal, Arena'nın üstünün kapanıp kapanmaması konusunda da açıklık getirdi.

İşte Habertürk'ten Halil Özer'e konuşan Ünal Aysal'ın açıklamaları:

'KAVGA ETMEYİZ'

"Kesinlikle devlet ile bu konuda kavga ya da tartışma yapmayı düşünmüyoruz. Ortada bir kontrat var ve bu kontrata uymama gibi bir lüksümüz yok. Çatıyı kapatırız." Sayın Aysal, bu sözlerden sonra "Ama" diyor ve devam ediyor. "Çatıyı yapmak için öncelikle teknik analizi yapmak gerekiyor. Biz de bu çalışmayı yapacağız. Şu anda yapının temeli 3 santimetre oynamış durumda. Yani bina oturuyor. Ama bu yeni yapılarda son derece olağan bir durum. Tamamen oturması için bir süre gerekiyor. Burası üstü açık bir stat olarak ihaleye açıldı ve ona göre yapıldı. Çatı yapılabilir mi yapılamaz mı ona bakacağız. Sonuç uygun olursa kimseyle tartışmadan çatıyı kapatacağız." Ünal Aysal, stat hakkında çok önemli bir konuya da değindi. Aysal, stadın açılışının çok erken olduğunu ve dolayısıyla bu tür sıkıntıların da doğal olduğunu vurguladı: "Aslında burası 7 ay sonra açılmalıydı. Hiçbir şeye hazırlıklı olamadık. Ama bu devletin suçu değil. Suç bizde. Her şey aceleye getirildi." Sayın Aysal'a getirilen eleştirilerden biri de görevde oldukları sürece borsa dışında kulübe herhangi bir gelir getirilmediği şeklindeydi. Bu konuda Aysal saatlerce konuşabilecek durumda. Ama ekonomist olmadığım için en basit yönüyle anlatmaya çalıştı: "Önce şunu söyleyeyim, geldiğimizde kasamız tam takırdı. Kulübün yıllık gideri 16 milyon dolar. Bir buçuk yıldır görevdeyiz. Bir de 110 milyon dolar borç ödedik. Bunu da toplayın. Yaklaşık 405 milyon dolar para harcamışız. Bunun 160 milyon doları hisselerden geldi. Peki geride kalan 245 milyon dolar gökten mi düştü?" Yani bu 245 milyon dolar hisselerin dışında kulübün yarattığı kaynaklardan gelen para.

'RUMENLER'İN İÇ HESAPLAŞMASI'

Stat olayının ardından, Cluj maçından sonra yaşananlar hakkında ne düşündüğünü sordum sayın Aysal'a. Yani Romanya'da kopan şike fırtınasını... Anladığım kadarıyla Aysal, yönetim ile de görüşerek bu konuda topa girmemelerini özellikle istemiş. Kendisi de şu yorumu yaptı: "Hiçbir şekilde ciddiye almıyorum. Saçma sapan bir şey. Tamamen suni gündem. Bence tamamen Rumenler'in kendi iç hesaplaşması."

'TERİM DİREKT BANA BAĞLI'

Hatırlarsanız bir de şablon derdi var. Bir divan toplantısında bütün gazeteciler uyurken, bizim Erhan Telli'nin ortaya çıkardığı şablon. Bu şablona göre, yani yeniden yapılanmaya göre, teknik direktör Fatih Terim doğrudan CEO Lutfi Arıboğan'a bağlı. Aslında Terim'in yerinde başka bir isim olsa, bu durum pek sıkıntı yaratmazdı. Ama işin içinde Terim olunca, durum değişiyor. Aysal bu konuya da şöyle açıklık getirdi: "Biz Fatih Terim ile yeni kurumsal yapılanmadan çok önce anlaştık. Bugün şemaya baktığınız zaman sayın Terim'in, doğrudan Lutfi Arıboğan'a bağlı olarak çalışması gerekiyor. Ama kontratımız daha önce yapıldı. O yüzden doğrudan benimle temasa geçecek. Ama şu var; Lutfi Bey'e bağlı olmak kötü bir olay değil. Kendisi son derece deneyimli ve bilgili. Zaten o yüzden burada. Bundan sonra, yani olur da sayın Terim ileride Galatasaray'dan ayrılırsa, yerine gelecek olan teknik direktör tartışmasız bir şekilde Lutfi Arıboğan'a bağlı olacak. Yani o hoca direk şemanın içinde olacak. Ama şu anda Terim değil."

BİZE ULAŞIN