Benjamin Button Fenerbahçe

Maça yürüyerek başladı Fenerbahçe… Tek hücum planı Sow'un ayağına bakmak gibiydi. Marsilya yorgunluğu, kontrol dozu fazla kaçmış temposuz futbolun üzerine bir de Gençlerbirliği'nin golü gelince, akıllara "en kötü senaryo" düşmeye başladı…
Ama önce hakeme kızan taraftar itti, takım çalıştıkça şarj olan akü misali oynadıkça enerji depoladı ve "15 dakika ara" öncesi Sow yine bir jenerik golüyle korku filmi senaryosunu tam bir eğlencelik maceraya çeviriverdi.

OYNADIKÇA GÜÇLENDİLER ADETA
İkinci yarı özellikle Sezer girip de Christian arkaya gelip markajdan kurtulunca, top tamamen yapıştı Fenerbahçe'nin ayağına. Hasan Ali'nin geldiğinden beri en iyi hücum performansı da eklenince, son 35 dakika, tek taraflı bir şova dönüştü Fenerbahçe adına. Bu satırların sahibi dâhil pek çoklarının umudu çoktan kestiği bir tablo vardı sahada…
Dün akşam "Benjamin Button" gibiydi sarı-lacivertliler. Fransa deplasmanı sonrası, Gençlerbirliği gibi bir rakip karşısında üstelik geri düşülen bir oyunda, zamanı geri sararcasına dakikalar geçtikçe güçlenmek, ancak böyle açıklanabilir zira... Oynadıkça gençleşen biri daha var sahada bu arada: Dirk Kuyt. Belli ki "Duracell" de çalıştıkça şarj depoluyor.

TAS ESKİ AMA HAMAM YENİ...
Dün belki de sezonun doyurucuyu oyununu getiren unsur, "eski tas yeni hamam" dedirten değişimdi. Yine pas oyunu vardı ikinci yarı. Ama Kocaman'ın takımında görmeye alışkın olmadığımız hızlı paslaşma, diklemesine oyun, ilerde basmak ve yakın geçmişte takımın eli ayağı birbirine dolanan durumlarda panik olmamak işin yeni kısmıydı… Bu serinkanlılık Marsilya'da son bölümde yoktu açıkçası. Oyunu fazlasıyla teslim etmiş, verdiği pozisyon sayısına bakınca da vasat bir İtalyan takımı havasında bir Fenerbahçe vardı Fransa'da son yarım saat.
Dün akşam üstelik Gökhan Gönül bindirmelerinden yoksun sağlanan bu üretkenlikle ilgili tek bir soru sorulabilir: Tek maçlık mı yoksa artık Fenerbahçe bu mu?

2 SANTRAFORLU YENİ SİSTEM VEYA YENİ 10 NUMARA
Oyuncular da hocası da kazandıkça yürekleniyor. Ama şu gerçekle yüzleşmek lazım: Christian Baroni 10 numara değil!.. Olamaz da… Geçen sene Trabzon deplasmanında "10 numara" performansı belli ki hocanın aklını hayli karıştırmış. Oysa forvet arkasında Chiristian'la üretkenlik sağlamak, hele Mehmet Topal ve Meireles tipinde oyuncularla mümkün değil.
Fenerbahçe'nin önünde 2 seçenek var:
1) Danimarkalı Niclas Bendtner tarzı ayağına da hâkim hedef santraforu Sow'un yanına monte etmek ve sistemi değiştirmek. (bu oyuncu tipine Aykut Kocaman'ın sıcak bakmadığını biliyoruz)
2) "2013 sürümü" bir Alex bulmak ve sistemi korumak. Takım savunmasında ağır zarar bırakmayacak, Baroni'ye oranla daha yaratıcı, tabela yapacak ve Sow'la pas trafiğine girebilecek bir isim getirmek devre arasında.
Direncin yanına üretkenliği de eklemek, Aykut Kocaman'ın "artan formunu" transfer tercihlerine de yansıtmasına bağlı anlaşılan.
degerlibulent/twitter.com


BİZE ULAŞIN