Yazarlar Kayserispor-Fenerbahçe maçını yorumladı

Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 19. haftasında deplasmanda Kayserispor'a 4-1 mağlup oldu. SABAH Spor yazarları bu karşılaşmayı değerlendirdi.

Yazarlar Kayserispor-Fenerbahçe maçını yorumladı
Gürcan BİLGİÇ: Mazereti yok

Kazanmanın zorunluluğu ile çıktıkları maçta hiç ummadıkları bir Kayserispor ile karşılaştılar. Topal'ın dönüşü ile birlikte yine çift ön libero tercihinden dolayı maçtan önce Advocaat'ın kararını sorgulasak da, ilk yarım saati gördüğümüzde, doğru bir analiz yaptığını anladık.
Direnç artıkça üstelik ayağa top oynayarak organize ve hızlı ataklarla tehdit etmeye başlayınca Kayserispor, Fenerbahçe adına endişeleri de akıllara soktu. Devre berabere biterken, oyunu ve sonucu Fenerbahçe'nin nasıl değiştireceğine dair fikir de oluşmadı. Topal- Souza ikilisinin geçmiş maçların aksine orta sahada hükümsüz kaldıklarını ekleyerek, Sergen Yalçın'ın ön taraftaki hücum organizasyonlarını da kelepçelediğini belirtelim. Lens'in sürekli rahatsız edilmesi, Salih'in oyun kurma becerisinde eksikler oluşmasıyla, atak aksiyonlarının tek kaynağı beklerin performansı oldu. Bu noktada ceza alanına top taşıdılar, skoru değiştirecek pozisyonlar da yakaladılar. İkinci yarıda topa hakim olmasına rağmen, hücum aklında ve etkinliğinde sürekli beceri eksiklikleri yaşadılar. Farkı yaratması gereken Lens'ti ama temaslı oyun ve yakın markaj Hollandalı'yı neredeyse "yok" haline getirdi. "Kötü oynadı" diye düşünenler olabilir ama rakibin tek hücum aklını bloke eden Sergen Yalçın hamlesi ve Erkan Kaş ile Hakan Aslantaş'ın "adam adama"ları, Lens'i alternatif olmaktan çıkardı.
Bundan sonrasında sorumluluk alması gereken veya rakibi şaşırtacak başkaları çıkmalıydı. Ama Kayserispor'un taktik disiplinini aşacak yetenek yoktu sahada. İkinci 45'te Lens'i sürekli solda tutan Advocaat'ın, ters kanatta sarı kartla oynayan Erkan Kaş ile eşleştirmeye devam etmesi, belki de bu etkisizlik içinde daha akıllı bir hamle de olabilirdi.Fenerbahçe bu yenilgi ile hedefinden bir adım daha uzaklaştı. Advocaat transfer istemekte haklı ama bu kadro içinde alternatif aksiyonlar üretemediği için hatalı. Mücadele eden rakibe karşı, daha iyi mücadele edememenin mazereti yok çünkü.

***

Rıdvan DİLMEN: Bu takım papatya falı gibi...

Ligin son 4 takımına bakıyorum. Alanyaspor'a 2 puan, Adanaspor'a 2, Kayseri'ye 5 puan kaybetti Fenerbahçe! Yani küme düşmeme mücadelesi veren 3 takımı yenememiş. Gaziantep'i de 85'te atarak yenebilmişsin. Advocaat geldikten sonra söylediğimde ısrarcıyım. Tamamen kontratak takımı formatına geçtiler. Savunmada ve hücumda buna göre pozisyon alıyor oyuncular... Advocaat'a ilk geldiği dönem, özellikle Konya maçında bu formata döndükten sonra bu ligin kontrataklarla değil, hücumla şampiyon olacağı anlatılmalıydı. Fenerbahçe, geçen sezon bu haftada lider bile değildi ama 11 puan fazla toplamıştı.
24 saat önce biten Galatasaray maçına gidelim. Podolski oyundaydı, Bruma oyunda. Sneijder oyunda, Yasin, Selçuk, Josue... Fenerbahçe'de oyuncular papatya falı. Lens maç seçen oyuncu. Bir maç çok iyi oynuyor, iki maç yok. Alper oyun içinde bile papatya falı. Van Persie papatyadan bile öte. Bir maçta 2 gol atıyor, ertesi hafta oynayacağını bile bilmiyorsun. Fernandao'nun Eren Derdiyok'tan farkı yok. Kontratak oyuncusu da değil. Arkadaki oyunculara gelirsek Mehmet Topal kendi rekorunu kırmış, 3 gol... Hücuma dönük oynadı bir de, sağ içte. Üçlü orta sahanın solunda Salih, hatta Aatif gibi oyuncuları kullanıyor hoca.
Geriye dönüyoruz: Kjaer ve Skrtel gömülerek karşıladığında çok iyiler ama geniş alanda problem yaşıyorlar. Kayserispor 2 maçta 7 gol attı bu ikiliye. Neden, geniş alan buluyorlar. Kjaer ve Skrtel öne doğru çıktıkları anda defoları ortaya çıkıyor. Gömüldükleri zaman Galatasaray'ı pozisyon vermeden 2-0 yeniyorlar. Top Başakşehir'e, Galatasaray'a geçince savunma yapıyorsun, yeniyorsun. Aynı oyuncularla hücum oynamaya çalışınca kontrayı yiyorsun işte... Maç kazandırır bu oyun, derbi de kazandırır ama şampiyon yapmaz bu oyun! Kazanmam lazım diyorsun ama oyun formatın aynı. Bu oyunla Avrupa'da başarılı olma şansın yüksek ama ne yapmak lazım? Riekerink'i eleştiriyoruz ama bu hafta De Jong'un yerine kimi koydu? Stoper falan devşirmedi, hücumcu orta saha Josue'yi koydu oraya. Türkiye'de şampiyon olmak için 3 takım hariç herkese riskli oynayacaksın. Yoksa şansın olmaz. Son olarak Sergen Yalçın'ı tebrik ediyorum. İyi hazırlanmışlar, ölüm kalım maçına çıkmışlar. "Takımda ışık gördüm" demişti kupa maçında. Varela'yı çok beğendim, 31 yaşında, tecrübeli de bir oyuncu. Harika iş yapmışlar alarak.

***

Erman TOROĞLU: Aziz Yıldırım kaşındı!

Dün geceki skorun Fenerbahçe açısından iki tane sorumlusu var. Birisi Volkan Demirel, diğeri Aziz Yıldırım... İkisinin bu maçtan evvel yaptığı hareketler ve saçma sapan konuşmalar, Fenerbahçe takımını futboldan koparmış. Sen çıkıyorsun, "O futbolcu bana gelmek istiyor, bu futbolcunun belgesi var. O şöyle dedi, bu böyle dedi" diye açıklama yapıyorsun. Yahu kardeşim sen dön kendi takımına bak! Senin her konuşman; rakibi hırslandırır. Senin futbolcunu takımdan, oyundan ve hedeften koparır. Eee, bu işler böyledir! Sen, "Şu futbolcu bana gelecekti, ben bunu yapacaktım" diye konuştuğun her anda o mevkide oynayan oyuncu oyundan düşer. Üç defa düşünüp, bir defa konuşacaksın! Aziz Yıldırım kaşındı, Volkan kaşındı. Sergen de Kayserispor da onları kaşıdı. Bu kadar basit!
İlk yarının son 10 dakikası hariç maçın direksiyonu Kayserispor'un elindeydi. Hep topa basarak, adama oynayarak oyuna çıktılar ve çok başarılı oldular. Ne zaman golü yediler? Topu ileri vurduklarında... Mehmet Topal'ın attığı gol de öyle bir pozisyondan geldi. Pozisyonun hazırlanışı yok. Kayserili oyuncudan geliyor top.
Peki Fenerbahçe'nin durumu ne?
Bir tık yukarı çıkabilseler, farklı yerlere gelecekler. Ama hep bir yerlerde takılıyorlar. Kafasını önüne eğip işini yapan futbolcu adedi dün gece azdı. Volkan Demirel, basketbol maçında ellerini kollarını kaldırıp da sağa sola "İşte böyle, her sene böyle" diye bağırıyor ama, 30-35 metreden vurulan topları da "İşte böyle, her sene böyle" deyip içeri alıyor. Spor ahlakı farklı bir şeydir, hırs ayrı... Ama spor ahlakından noksan insanların da toplumdaki yeri bellidir. Fenerbahçe'de çalışan, bir şeyler yapmayı deneyen bir futbolcu vardı. Mehmet Topal. Onun da gücü bir yere kadardı. Düşünün, rakip takımda vazifesini yapmayan yok. Bu taraftaki takımda da vazifesini yapan bir takım var. Ve skor 4-1... Çok doğru bir skor.
Ligin ilk yarısında Kayserispor'un üzerinde ölü toprağı vardı. Ama dün gece baktım, pırıl pırıl futbol oynuyorlar. Mutlak Sergen'in de bunda payı büyük... İnşallah Kayserispor bu temposuyla devam eder ve ligde alt sıralardan kurtulur.
Büyük takımlarım��z "10 numara, 10 numara" deyip, stoperlere 7'şer, 8'er milyon Euro verirken, Kayserispor gidip Lawal'ı alıyor. Lawal dün gece orkestra şefi gibi takımı idare etti. Ama şu var; dün Kayserispor bir bütün olarak oynadı.
Hakem kötü maç idare etmedi. Ama devamlı bir hata yapıyor. Futbolcuların oyun alanlarına tecavüz ediyor. Görüş alanlarını kapatıyor. Futbolcular hem rakipten top çalmaya çalışıyor hem de hakemden.

***

Ahmet ÇAKAR: Şampiyonluk bitti

Fenerbahçe'nin başkanı manasız divan kurulu toplantılarına devam etsin, ona buna sallasın, federasyona işine öğretsin... Yine Fenerbahçe kaptanı basketbol maçında "Galatasaray'a nasıl koyduk" diye tezahürata devam etsin ama görünen o ki Fenerbahçe şampiyonluk yarışından hızla ve geri dönüşü olmayacak şekilde uzaklaşıyor.
Camialar maalesef hak ettikleri şekilde yönetilirler. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, artık Hababam Sınıfı'nın 1'inci, 2'nci, 3'üncü, 4'üncü, 5'inci versiyonları gibi konuşmalara devam ededursun, 25 milyon Fenerbahçeli acı çekiyor.
Önce şunu soralım; 10 numara alamadın, Karavayev denen bir oyuncu aldın. Ama dün gece Kayseri'deki Varela'yı gördün mü ? Sor bakalım kaça almışlar! Ondan sonra millete işini öğret Aziz Yıldırım başkan!
Dün gece Fenerbahçe tarihi mağlubiyetlerinden birini aldı. Aslında Kayserispor, Fenerbahçe'yi onun silahıyla vurdu. Rakip stoperlere basan, kaptığı topla da çok çabuk çıkan bir Kayserispor vardı. Neredeyse de tüm goller böyle geldi. İlk devrenin son 8-10 dakikası hariç Fenerbahçe asla kontrolü eline alamadı. Mehmet Topal'ın vuruşu dışında pozisyonları yok. Belki bir de ikinci yarıda yakaladıkları pozisyon var. Ama onun haricinde baktığımız vakit sahada müthiş mücadele eden, Fenerbahçeli oyuncuları fizik olarak ezen, orta sahayı çok çabuk geçen bir Kayserispor, Fenerbahçe'ye dünyanın kaç bucak olduğunu gösteriverdi.
Üstelik dün akşam sallanacak ya da eleştirilecek bir hakem de yoktu sahada. Sert oynayan, vakit geçiren, saygısızlık yapan bir rakip de yoktu. Ama Fenerbahçe küme düşmeme mücadelesi veren ve harika oynayan Kayserispor karşısında 4'lük oldu.
Şimdi Aziz Yıldırım'a sesleniyorum: Federasyon suçlu, rakipler suçlu, hakemler suçlu, medya suçlu... Tek masum sensin değil mi? İşte takımın hali ortada. Senin kurduğun, egoların uğruna şekillendirdiğin ya da şekillendiremediğin bu takım belki de ilk 2'ye bile giremeyecek. Bu takımı bu hale sen getirdin. Bu takımı finansal açıdan Avrupa'nın en riskli takımı haline yine sen soktun. Ve 25 milyon Fenerbahçeliyi sezonun geri kalan bölümünde acı ve üzüntü dolu günler bekliyor.
Şehrin Yeni Bir Tempo’su Var!
BİZE ULAŞIN