"İz bırakacak bir gol attım ama kendi kalemize"

Eski Beşiktaşlı futbolcu Sead Halilagic, Galatasaray ile 1999-2000 sezonunda oynadıkları maçta verdiği geri pasta kaleci Fevzi Tuncay'ın hatası sonrası oluşan golle ilgili, "Çocukken hep son dakikalarda çok önemli bir gol atmanın hayalini kuruyordum. Futbol kariyerimde iz bırakacak bir gol. İz bırakacak bir gol attım ama lehimize olmadı." dedi.

İz bırakacak bir gol attım ama kendi kalemize

Türkiye'deki kariyerinde İstanbulspor, Beşiktaş ve Adanaspor formaları giyen Boşnak eski futbolcu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siyah-beyazlı takımın, Galatasaray karşısında 1-1 berabere kalarak şampiyonluk yarışından koptuğu müsabakada, kaleci Fevzi Tuncay'ın hatası sonrası kendi kalesine attığı gol nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını ve sonrasında hastalandığını ifade etti.

Söz konusu golün uzun yıllar hafızalardan silinmediğini aktaran Halilagic, şunları kaydetti:

"Şampiyonluk yarışında olduğumuz için o maçta kalemize attığım gol senelerce insanların kafasında kaldı. Şanssızlık oldu. Geri pas verdim, Fevzi kaçırdı ve gol oldu. O anda şampiyonluk hayalleri gitti. O ana baktığımızda Fevzi büyük üzüntü yaşıyordu. Sonra görüntülerde izlediğimizde eşi de ağlıyordu. Bu, Fevzi'nin tek hatası değildi, sonraki maçlarda benzer birkaç hatası daha vardı. Zaten sonra Fevzi kariyerinde inişe geçti. Beni de çok etkiledi. Mesela şimdi tribünlerde maç izlediğimde herhangi bir hatada etrafımda futbolculara edilen küfürleri duyuyorum. Düşünüyorum da o anda ne kadar küfür ve tepki olmuştur. Bizi çok olumsuz etkiledi. Ben zaten birkaç ay sonra hastalandım. O stresten sonra yavaş yavaş bir iniş yaşıyorsun. Sonraki süreçte Beşiktaş'tan ayrıldım."

Karşılaşmadan sonra Fevzi Tuncay ile herhangi bir diyalog yaşamadığını dile getiren Halilagic, şöyle konuştu:

"Maçtan sonra kimse fazla konuşmak istemedi. Gazetelerde zaten yorumlar yapılıyordu. Beşiktaş kariyerimden sonra Fevzi ile hiç görüşmedim. Geri pas verdiğim için bir pişmanlık yaşamıyorum. O anda bence gereken şeyi yaptım. Yavaş bir pas verdim. Devamında da Fevzi'nin bana pas vereceğini düşündüm. Ancak öyle oldu. Bütün takım ve seyirciler üzüntü yaşadı ve kulübe zarar geldi. Bu sıkıntılar hayat boyunca bize yük oluyor. Çocukken hep son dakikalarda çok önemli bir gol atmanın hayalini kuruyordum. Futbol kariyerimde iz bırakacak bir gol. İz bırakacak bir gol attım ama lehimize olmadı. Kendi kalemize attım."

"BEŞİKTAŞ'TA ŞAMPİYONLUK YAŞAMADIĞIM İÇİN ÜZGÜNÜM"

Sead Halilagic, Beşiktaş'ta şampiyonluğa ulaşamamanın üzüntüsünü yaşadığını dile getirdi.

Büyük takımlarda forma giyen futbolcuların belli bir potansiyele sahip olması gerektiğini vurgulayan Halilagic, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Futbolcu seçerken buna dikkat edilmesi lazım. Beşiktaş ile sözleşme yaparken benimle beraber Murat Alaçayır imza attı. Basın toplantısında Murat Alaçayır konuşmasında, 'İmza attığım için çok mutluyum, çünkü çocukluğumdan beri Beşiktaş'ı tutuyorum. Hayalime kavuştum.' dedi. Ben ise 'Beşiktaş'ın benimle şampiyonluk için daha fazla şansı var.' dedim. Murat Alaçayır hiç ilk 11'de çıkmıyordu ama ben hemen çıktım. Öz güven lazım. Biz Beşiktaş'a hayallerimize kavuşmak için gelmiyoruz. Katkı vermek, şampiyon yapmak ve iz bırakmak için geliyoruz. Maalesef ben hastalıklardan dolayı fazla katkı vermedim. Beşiktaş ile şampiyonluk yaşamadığım için üzgünüm."

"BEŞİKTAŞ'IN ZAMANI GELDİ"

Sead Halilagic, Beşiktaş'ın bu sezon sergilediği futbolu çok beğendiğini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:

"Bunda Şenol Güneş hocanın katısı çok büyük. Şenol Güneş'ten önce Slaven Bilic vardı. Onun döneminde bu oyun tarzına bir giriş yapıldı. Şenol Güneş hoca için bir giriş oldu. Bence bu sezon da Beşiktaş şampiyon olacak. Beşiktaş'ın sergilediği futbol çok ileride. Bence Beşiktaş'ın zamanı geldi. Galatasaray 4 sene üst üste şampiyonluk yaşadı ya Beşiktaş da bu sene şampiyonluk görürse, bir iki sene daha kolay şampiyon olur."

Teknik direktörler Fatih Terim ve Şenol Güneş'ün Türk futbolunda iz bıraktığını söyleyen Halilagic, sonraki kuşakta ise Abdullah Avcı, Aykut Kocaman ve Ersun Yanal'ın güzel işler yaptığını belirtti.

"BEŞİKTAŞ'TA TEKNİK DİREKTÖRLÜK YAPMAYI İSTERİM"

İlerleyen dönemde teknik direktörlük yapmayı planladığını vurgulayan Halilagic, şunları aktardı:

"Hedefim teknik direktörlük yapmak. Bunu Türkiye'de yapmak istiyorum. Zaten burada yaşıyorum ve vatandaşlığım var. Kim bana alan verecek, bu ayrı bir konu. Oynadığım takımlar daha sempatik geliyor. Bir gün Beşiktaş'ta teknik direktörlük yapmak isterim. Büyük takımlarda çalışmak ve şampiyonluk yaşamak gibi bir hedefim var. Hırslı bir kişiliğim var."

Futbol kariyerini bitirdikten sonra antrenörlük lisansı aldığını aktaran Halilagic, şöyle devam etti:

"Sırbistan'da futbol akademimi kurdum. Bu çalışmaların sonucunda bir konsept ortaya çıktı. Şimdi Türkiye'ye geldim ve bunu sunmak istedim. Altyapıdaki projemle ilgili Beşiktaş'la bir temasım var. Cevap bekliyorum. En önemli şey burada üretim. Türkiye'de herkes altyapıya önem verildiğini söylüyor. Biraz baktım, imkan var ama üretim yok. Ya antrenörlerde ya da seçimlerde sıkıntı var. Seksen milyon arasında yetenekli oyuncu bulamamak sıkıntı. Sekiz milyonluk Sırbistan her sene bir iki yetenekli genci Avrupa'ya gönderiyor."

"TÜRK FUTBOLU DURGUNLUK YAŞIYOR"

Sead Halilagic, Türk futbolunun durgunluk yaşadığını savunarak, şöyle konuştu:

"Oynadığım dönem ile şimdiki dönem arasında bayağı vakit geçti. Futbol değişiyor, daha hızlı oynanıyor. Yabancı kontenjanın açık olmasından dolayı kaliteli oyuncular gelmiş ama oyunu geliştirme konusunda Avrupa'nın gerisinde kalınıyor. Bizim oynadığımız zaman Galatasaray, Avrupa takımlarıyla denk oluyordu. Şimdi öyle bir şey yok. Türk futbolu bir durgunluk yaşıyor. Futbolda sorumluluk alan kişilerin bunu iyi analiz etmesi lazım. Bir an önce Avrupa'nın seviyesini yakalamak gerekiyor."

Balkanlar'dan gelen futbolcuların Türk futboluna önemli katkı yaptığını aktaran Halilagic, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'nin kazandığı en önemli başarılarda Balkanlar'dan gelen futbolcuların katkısı var. Galatasaray, Prekazi ve Simovic'in oynadığı zaman Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final oynadı. Ondan sonra Popescu ve Hagi ile UEFA Kupası kazanıldı. Balkanlar'dan gelen futbolcuların oynadığı dönemlerde Türkiye liginin kalitesi de yüksek oluyor. Aynı dönemde Bolic, Balic, ben oynuyordum. Sonra Rapaic, Mirkovic, Lazetic oynadı. Bu oyuncuların katkısıyla burada futbol ilerledi."

BİZE ULAŞIN