Başkan da Tudor’u getirdiğine pişman!

SABAH Spor yazarlarından Süper Lig'de haftanın öne çıkan olaylarına bakış

Başkan da Tudor’u getirdiğine pişman!

LEVENT TÜZEMEN: Başkan Dursun Özbek de İgor Tudor için "Keşke takımın başına getirmeseydim" diye düşünüyor ancak "Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık" anlayışına takılıyor.
MURAT ÖZBOSTAN: Bu takımı yenilemeden başına Mourinho'yu getirin, onun da ömrü az olur. O yüzden yönetim, İgor Tudor'la ilgili ne karar verirse versin, kadro için de tasarrufta bulunması şart.

G.Saray, Şampiyonlar Ligi hedefine 4-0'lık Başakşehir mağlubiyetiyle büyük ölçüde veda etti. Gelecek maç F.Bahçe derbisi… Bu maçın da kaybedilmesi Igor Tudor için yolun sonu olur mu?
MURAT ÖZBOSTAN: İgor Tudor'un hatalarını bir kenara bırakıp, büyük resme bakalım: Mancini, Prandelli, Hamza Hamzaoğlu, Mustafa Denizli, Riekerink, şimdi de Tudor… İsimler değişiyor, sorunlar aynı kalıyorsa bu işi sadece Hırvat hoca üzerinden sorgulamamalıyız. Adam geldi, baktı ve dedi ki, "Bunlar benden önceki her hocayı yollamış, ben Sneijder'e, ona buna prim vermeyeyim." Başarılı oldu diyemeyiz ama bu futbolcuların ve bu kadroyu ısrarla korumak için çaba gösteren yönetimin de suçu var. Bu takımı yenilemeden başına Mourinho'yu getirin, bunlar onu da yerler. O yüzden yönetim, Tudor'la ilgili ne karar verirse versin, kadro için de tasarrufta bulunması şart.

ÖMER ÜRÜNDÜL: En iyi teknik direktör elindeki malzemeye göre en doğru sistemi oturtandır. Tudor, göreve başladığı ilk günden itibaren büyük maceraların içine girdi. Ligin ikinci yarısı başladıktan sonra görev alan bir teknik adamın takım sistemiyle fazla oynamaması gerekir. Riekerink döneminde Galatasaray kontrollü oynuyor, 'top bende kalsın' prensibini ön planda tutuyordu ve de dörtlü defans uyguluyordu. Tudor, geldi hemen takımın hiç alışmadığı üçlü savunmaya döndü. Bilhassa defansta takım tertibiyle de çok oynadı. Günümüz futbolunda iyi çalışmak, sahada çok koşmak tabii ki önemli ama bunlar yetmiyor, önemli olan yapıya uygun bir saha içi düzeni ve taşları yerine doğru koymak. Her antrenör hata yapabilir ama Başakşehir maçındaki teknik adam yanlışları bana göre Tudor için büyük hayal kırıklığı…
LEVENT TÜZEMEN: Bir atasözü, "İnsanlar kıyafetlerine göre karşılanır, konuşmalarına göre uğurlanır" der... İgor Tudor, geldiğinde 'Juventus geçmişi, gençliği, hırsı ve heyecanı ile Galatasaray'da iş yapar' diye düşünmüştüm. Hatta Galatasaray orkestrasını uyumlu bir hale getireceğine inanıyordum ama yanıldım. Benim "Orkestra şefi" olarak gördüğüm Tudor, meğer bir sokak kemancısıymış. Beşiktaş, Trabzon ve Başakşehir maçlarını kaybeden Tudor'un bu travmalı hali, Fenerbahçe derbisinde Galatasaray'ı yönetmeye yetmez. Çünkü bu üç maçta da kadro mühendisliğini doğru yapamadı. Başakşehir maçından sonra Tudor şu yorumu yaptı: "Adana maçındaki performansımız ile Başakşehir performansımız arasında büyük fark var." Futbolda "Kazanan takım bozulmaz" kuralı vardır. Adana maçını kazanan kadroyu ben mi bozdum? Semih'i ben mi sağ bek yaptım? Yasin'den ben mi 10 numara yaratmaya çalıştım? Podolski'yi ben mi kulübeye oturttum? Kusura bakma Tudor, senin gibi sokak kemancısından orkestra şefi olmaz. Başkan Dursun Özbek de "Keşke getirmeseydim" diyor ama "Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık" anlayışına takılıyor.
METİN TEKİN: Tudor geldikten sonraki performansa ve olanlara baktığımızda özellikle son maçtaki kadro seçimi ve yerleşimi, teknik adamlığı için ciddi soru işaretleri oluşturdu. Tabii ki teknik adamlar da hata yapacaktır ama ilk 11 seçimi, takım yerleşimi, oyunu teknik direktörlük yeterliliği hakkında ciddi 'acaba'lar oluşturdu. Fenerbahçe- Galatasaray maçları öyle maçlardır ki hiçbir iddianız olmasa dahi sadece bu maçın varlığı rekabettir. O yüzden olası bir mağlubiyet, Tudor'un Galatasaray'daki geleceğinin belirleyicisi olacaktır. Galatasaray yönetiminin ise geldiği günden beri sportif kararlarında başarılı işler yaptığını söylemek çok zor. Mali yönünü kenara bırakırsak sportif kararlarda doğruları bulmak çok zor.
GÜRCAN BİLGİÇ: Tudor kararı açıklandığında, Galatasaray için çok şeyin değişmeyeceğini, çünkü oyuncu yapısının daha farklı oyunu oynamaya uygun olmadığını söyledim. Başakşehir maçı için de aynı görüşteyim. Mesela Semih'in ilk goldeki hatası… Topu kontrol etmeye çalışıyor, rakibe pas veriyor. Aynı hata ile Milli Takım'da Abdullah Avcı'yı yakmış, Macarlar ile berabere kalmıştık. Bir oyuncu bu kadar yıldan sonra gelişemiyorsa, teknik adama nasıl kızacaksınız? Ama Tudor'u, Sneijder krizini yönetemediği için eleştirmeliyiz. Böyle bir mücadelede, takımın en önemli oyuncusunu karşısına değil, yanına almalıydı. Takım birlikteliğinden uzaklar ve herkes kendi derdine düşmüş. Tudor, bu yapıyı farklılaştırmak istiyorsa, devam edilmeli. Yoksa Mancini ile başlayan teknik adam devinimi, devam eder.
Şehrin Yeni Bir Tempo’su Var!
BİZE ULAŞIN