Suskun Fenerbahçe

Suskun Fenerbahçe

  • Futbol
  • Cuma 25.08.2017 11:34

En çok anlatması, açıklaması gereken anda susmayı tercih etti Aykut Kocaman...

En çok konuşması gereken anda suskun kaldı..

Öyle ya insanlar, nasıl olup da futbolun bedenini çoktan terk ettiği gün gibi ortada olan RvP'ye güvenerek yola çıktığını soracaktı...

Fenerbahçe'nin Avrupa'daki Pendik faciası için bir açıklama isteyeceklerdi.

Ya da Fenerbahçe'ye verebileceği hiçbir şey olmadığı defalarca ispatlanmış, taraftarla aralarındaki bağ çoktan kopmuş Josef ve Ozan'ın üzerine nasıl olup da orta saha inşa etmeyi düşündüğünü soracaklardı.

Vardar kalibresinde bir takıma karşı üstelik 2-0'ın rövanşında neden kaleci dahil 7 savunmacı ile çıktığını soracaklardı.

"Lens'i dualarla totemlerle yollayıp, yerine bu Dirar'ı hangi akla hizmet tercih ettiniz" diye soracaklardı.

"Şu haldeki İsmail Köybaşı'nı dahi kesemeyecekse, Hasan Ali Kaldırım'a 1.8 milyon euro ödemek neden" diye soracaklardı.

"Volkan'ın durumu ortadayken neden ikinci bir Volkan daha transfer edildi" diye soracaklardı.

"Siz Türkiye'nin en iyi kadrosu dedikten sonra yarım düzine transfer yapmış takım, nasıl oluyor da Süper Lig'de muhtemelen küme düşmeye oynayacak bir rakibe iki maçta da kaybediyor" diye soracaklardı.

Hocanın "Fenerbahçe'nin en büyük gücü" dediği taraftar tribüne, bu son ürünü görmek için mi gelecek diye soracaklardı.

"Bu krizden nasıl çıkacaksınız" diye soracaklardı ya da...

Fenerbahçeliler dün, o şoku, o travmayı yaşadıkları anda, kaç orta yaptıkları, kaç şut çektiklerini duymak değil, onlara ışık tutacak, güven verecek, olan biteni açıklayacak, sorumluluk üstlenecek bir lider görmek istiyordu.
Mazeretlere, hurafelere sığınarak değil hatayı kabullenerek yapılacak bir açıklama istiyorlardı.

En azından bu kadarını hak ediyorlardı.

Fenerbahçeliler Aykut Kocaman'a en çok 4 Temmuz 2011 sabahından itibaren gösterdiği duruş için geniş bir kredi açtılar. Sevgilerinin, inançlarının, itimatlarının asıl nedeni o travmatik günlerde, liderliğe soyunmasıydı. Sorumluluk almasıydı.

Dün susarak kendi kendini inkar etti Aykut Kocaman... Camiadaki inandırıcılığını, saygınlığını üzerine inşa ettiği sandalyeyi altından kendisi çekti.

3 Temmuz sürecinde ağıran saçlarını inkar etti.

Liderlik bir anlamda ikna sanatıdır. Peki Kocaman böyle mi ikna edecek milyonları, sorunlara çare bulacağına, takımın düzlüğe çıkacağına, hataların tekrarlanmayacağına? Fenerbahçe'nin aradğı lider olduğuna?

Fakat asıl sorun Aykut Kocaman'ın susması değil, bir kültür sorunudur Fenerbahçe'de...

Kulüp kasasını boşaltan da...
Şampiyonlar Ligi'ne hasret bırakan da...
Dünkü iflası yaşatan da..
Aykut Kocaman'ı en çok konuşması gereken zamanda sessizliğe teslim eden de "Soru almama" kültürüdür.

Soru soranı azarlayan, özeleştiriyi günah sayan, eleştiriyi dış mihrakların oyunu diye etiketleyen, kumpas senaryolarından ya da aşırı romantik söylemlerden medet uman, sorgulayanı dışlayan, en haklı soruları dahi geçiştiren, sadece duymak istediklerini söyleyenleri çevresinde barındıran kültürdür asıl sorun.

Fenerbahçe'nin sorunu bir kadro ya da teknik adam sorunu değildir artık. Bir kültür sorunudur...

Ve haklı soruların er ya da geç cevabını bulmak gibi kötü bir huyu vardır.

Bülent DEĞERLİ

Goller Cepte
BİZE ULAŞIN