Misyonu bitti artık gidebilir

Misyonu bitti artık gidebilir

Serbest Kürsü’de gündem milli takım

  • Futbol
  • Pazar 08.10.2017
METİN TEKİN: Lucescu'yu ancak 4 maç kullanabilirdiniz, bu da tutmadı. TFF'nin seçimi yerine oturmadı. Rumen hoca ile uzun vadeli devam etmek çok yanlış bir sportif karar olur.
MURAT ÖZBOSTAN: Daha oyuncuları bile tanımayan bir teknik direktörümüz var. Yıllarca kulüp çalıştırmış, önemli başarılar elde etmiş ama milli takım başka bir yer.. Türk bir hoca gelmeli.

İzlanda yenilgisiyle birlikte Dünya Kupası hayallerimiz sona erdi. 2018 yazında Rusya'daki dev turnuvayı evde izleyeceğiz. Şimdi tartışmaların göbeğinde Lucescu ve A Milli Takım'da yapılması beklenen yenilenme var. Bu iki konuyu SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan ve ay-yıldızlı ekibe hem futbolcu hem de teknik kadroda hizmet vermiş Metin Tekin ile tartıştık. İşte görüşler:

Milli Takım, İzlanda önünde kaybetti ve Dünya Kupası'na havlu attık. Önce bu durum için neler diyeceksiniz?
METİN TEKİN: Hırvatistan galibiyeti oyun olmasa da sonuç olarak bize 'Rusya'ya gidebiliriz' duygusunu vermişti. Ama maalesef İzlanda maçında hemen hemen aynı kadroyla oynanan oyun farklı bir sonuç verdi. Çünkü rakibin oynadığı oyun çok farklıydı. İzlanda'nın çok belirli oyununa gardımızı alamadık açıkçası. Bizim pas marifetiyle hücum üretme işimiz de istediğimiz gibi gitmedi. Çünkü agresif, temaslı savunan, hücuma da uzun ve yüksek toplarla çıkan bir İzlanda vardı karşımızda. Bu iki oyunun birbiriyle karşılaşması çok net İzlanda'nın işine yaradı. Ama sonuçta kendi sahamızdaki bir maçı kaybederek gidememek çok üzücü oldu.
İzlanda açısından baktığımızda da 10 yıldır yapılan yatırım ve planlama var karşımızda. Bunun karşılığını alıyorlar. Bizim de 300 bin nüfuslu İzlanda'dan çıkarmamız gereken önemli dersler olduğuna inanıyorum. Gerek yapılan yatırımlar gerekse uzun vadeli planlar ve koyulan gerçekçi hedeflerden hepimiz bir şeyler öğrenmeliyiz.
MURAT ÖZBOSTAN: Üzülmemek elde değil… Sürekli bir şans yakalıyoruz, fırsat önümüze geliyor ve ama biz hep o fırsatı tepiyoruz… Ama bir gerçek var; biz ay yıldızlı takımı son iki yıldır inanılmaz derecede yıprattık! Bizim bir tane Milli Takımımız var, bir tane bayrağımız var. Bu takımdan önemli başka ne olabilir? Reset lazım!

Lucescu bu takımı bilmeden, tanımadan mı kadro yapıyor? Yapıyorsa da yardımcısı Tayfur Havutçu müdahale etmiyor mu? Bakıyorsunuz Serdar Aziz tribünde, Cengiz tribünde. Cenk kanatta, bir dakika maçı olmayan Arda 11'de… Büyük bir tuhaflık var..
METİN TEKİN: Şunu çok net olarak gördük, TFF'nin seçimi yerini oturmamıştır. Lucescu'yu ancak 4 maç kullanabilirdiniz, bu da tutmadı. Ama Rumen hoca ile uzun vadeli devam etmek çok yanlış bir sportif karar bence. Deneyimli olmakla misyonunu tamamlamak bıçak sırtı bir durumdur. Şimdi biz Lucescu'ya deneyimli mi diyeceğiz, yoksa misyonunu tamamlamış mıdır? Oturup bunu konuşmalıyız. Bence ikincisi daha ağır basıyor. Bir an önce vazgeçilmelidir Lucescu'dan. Tabii yanlış tercihlerin yüksek maliyetleri de olacak, bunlara da katlanmak zorundadır federasyon. Kadro seçimlerine gelince birçok yönden eleştirebilirsiniz. Dirençsiz bir orta saha, elinizdeki stoper portföyü içinden formsuz Mehmet Topal'ın kullanılması, kadroya alınan Sabri'nin çabukluğunu kullanmak yerine Kaan'ın forma giymesi… 'O zaman Sabri'yi niye çağırdın?' sorusu akıllara geliyor. Bir teknik adam için en önemli şey, tutarlı olmaktır. Mesela en başta kadroya almayıp sonra tepkiler üzerine çağırdığın Oğuzhan'ı banko oynatıyorsun. Bunun teknik olarak mantıklı bir cevabını bulamıyorum. Tabii bu eleştirilerin sadece kaybettikten sonra değil, kazansanız dahi yapılması gerekiyor.
MURAT ÖZBOSTAN: Bir yerlerde sorun olduğu bir gerçek… Kadroyu Lucescu yapıyorsa, bile iki numaralı yardımcısı Tayfur Havutçu'nun müdahale edip, "Aman hocam ne yapıyorsun? Cengiz'i, Serdar'ı neden tribüne yolluyorsun?" demesi gerek. Ama demek ki diyemiyor! Gerçi aynı Tayfur Havutçu, Oğuzhan Özyakup'un taktik gereği kardoda olmadığını söylediği gün Oğuzhan, Milli Takım'a dahil edilmişti. Neresinden bakarsınız bakın, garip işler var… Lucescu'nun oyuncularımızı tanıdığına inanmıyorum. İlk 11 için toto oynadı.



HEP YANLIŞLARIN PEŞİNDE KOŞULUYOR

Şu yaşanan durum sürpriz mi, yoksa bu duruma takımı bizler mi getirdik? Kim ne yanlış yaptı sizce?
MURAT ÖZBOSTAN:
Silah olayı ile başlayıp, prim olayı ile devam eden, uçak olayı ile zirveye çıkan ve Terim'in gönderilmesi ile tavan yapan bir kargaşa dönemi yaşıyoruz. Bu yaşananların faturası ağır oldu. Milli Takım Dünya Kupası'nda televizyon başında değil, Rusya'da sahada olmalıydı!
METİN TEKİN: Son maçtan sonra özellikle Arda'ya büyük tepki oldu. Ben olayları sadece Arda üzerinden değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Arda Milli Takımı bıraktı, sonra geri çağrıldı. Bunu bir af olarak değerlendirirsek, sadece bir maçı kazanmak için mi affediyorsun yoksa verilen cezanın yanlış olduğunu düşündüğün için mi affediyorsun? Yani kazanmak için her şey mübah mantığıyla mı hareket ediliyor? Fatih hocanın da ayrılığı sportif bir olaydan değil. Devam etseydi, farklı bir sonuç mu olurdu ona da net bir cevap veremiyorum. Şimdi asıl konuya değinmemiz gerekiyor. Federasyonların görevi nedir? Federasyonların görevi, kulüp yönetmekten farklıdır. Kulüp yönetimleri, transferlerle takım kadrosuna oluştururlar. Ama federasyonun teknik konuda milli takımlara tek bir etkisi vardır, o da doğru teknik direktörü seçmektir. Diğer etkisi ise ülke futbolunun gelişimi ve futbolun organizasyonunu sağlamaktır. Yani bu noktada Türkiye Futbol Federasyonu'nun en büyük misyonu, A Milli Takım'ın başarısı değil, Türk futbolunun gelişimini sağlamaktır. Zaten bunu başardığın zaman, otomatik olarak milli takımların da başarıya ulaşır. Ama bizde hep yanlışların peşinde koşuluyor. Yoksa hiçbir yatırım yapmadan, sadece hoca seçimleriyle başarı beklenmesi, hedefe ulaşmayacak sportif kararlardır.

ABDULLAH AVCI BU İŞİ YAPABİLİR

Bundan sonra yabancı hoca mı, yerli mi hoca mı gelmeli?
METİN TEKİN: Yüksek sesle düşünürsek isimler de bulabiliriz, Abdullah Avcı gibi... Bana göre iki turnuva sürecek birliktelikler yapılmalıdır. Tabii başka isimler de katılabilir buna. Bu yeterlilikte hocalarımız olduğunu düşünüyorum.
MURAT ÖZBOSTAN: Sürekli değişim fayda getirmez. Ama şu da bir gerçek ki daha oyuncuları tanımayan bir hocamız var. Lucescu; milli takım kariyeri başarısız, yıllarca kulüp çalıştırmış, önemli başarılar elde etmiş biri ama ben de onun misyonunu doldurduğunu düşünüyorum. Yerli bir isim göreve gelebilir. Ya Şenol Güneş ya da Abdullah Avcı..

Yabancı futbolcu sayısının Milli Takımı bu duruma getirdiğini düşünüyor musunuz?
METİN TEKİN: Düşünmüyorum. Çünkü sahada pasaportun bir etkisi yok, olay yeterliliktir. Hiç yabancı oynatmayınca çok başarılı olacağımızı sanıyorsanız, hadi buyurun yapın! Böyle bir şey tarihte yok. Ola ki kota koydunuz, o yeterlilikte olmayan Türk oyuncuların yükselen fiyatlarıyla karşılaşacaksınız. Artık bir futbolcunun yerel fiyatı değil, uluslararası bir fiyatı olmalıdır. Çünkü yarıştığı mecra bu mecradır. Burada olay yabancı sınırı koymak değil, donanımlı Türk oyuncular yetiştirebilmektir. Orta vadede oyuncular daha az kazanabilir ama daha çok oyuncunun orta ölçekte Avrupa kulüplerinde oynayabileceğini düşünüyorum. Bu da yıllardır sorduğumuz, 'Niye Avrupa'da oyuncularımız yok?' sorusunun karşılığı olacaktır. Az yabancı-çok başarı gibi bir düz mantık sonuç getirmez.
MURAT ÖZBOSTAN: Tartışmalar ve yaşananlar etkilemiş olabilir. Bu uzun bir süreç fakat ne olursa olsun önemli yıldız isimlerimiz var. Bunların performansına baktık İzlanda maçında, resmen döküldüler! Şimdi bu işi yabancıya mı bağlayacağız? Çıkın milli takımın hakkını verin… Olay bu kadar basit.

DELEGE SİSTEMİ DEĞİŞMELİ

2020'ye nasıl hazırlanmalıyız? TFF görevine devam etmeli mi ya da nasıl bir yol haritası çıkarılmalı?
MURAT ÖZBOSTAN: Futbol federasyonu Finlandiya maçı sonrası bir öz eleştiri yapmalı. Hatta akil adamları da işin içine katıp, Türk futbolu-Milli Takım, enine boyuna tartışılmalı. Burada net bir yol haritası ortaya konmalı. Biz genç bir takım kurup, 2020 yolculuğuna mı başlayacağız, mevcut isimlerle mi devam etmeliyiz? Lucescu gidecek mi, giderse yeni isim Türk mü olmalı? Bütün bu soruların yanıtı bulunmalı. Yoksa böyle sistemsiz, ne yaptığını bilmeyen bir Milli Takım izlemeye devam ederiz.
METİN TEKİN: Bunun dışında gözümüzü çevirmemiz gereken bir başka konu daha var. O da federasyondaki delege profili… Bu kadar kulüplerin yönetimi altına girmiş bir Futbol Federasyonu, Türk futbolunu nasıl yönetecek? Kesinlikle delege profilinin değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Önceden TFF yönetimini, futbolun bütün paydaşları belirlerdi. Milli oyuncular, antrenörler, hakemler, yöneticiler seçimlerde olurdu. Bunların sayısı çok düşürüldü. Şimdi kulüplerin delege sistemi ile oluşturduğu federasyonlar var. Türk futbolunun önemli figürlerini dışarıda bırakarak sadece delege işiyle bunu yapmak hiçbir zaman sağlıklı bir federasyon yapısı oluşturamayacaktır. Bunun acil olarak düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Peki mümkün olur mu? Şimdilik imkansız gibi.
Goller Cepte
BİZE ULAŞIN