Kavgalı gürültülü bir ikinci yarı bizi bekliyor

SABAH'ın usta kalemi Rıdvan Dilmen'le Süper Lig'e çok özel bakış 2

Kavgalı gürültülü bir ikinci yarı bizi bekliyor

Son yılların en heyecanlı ilk yarısını geride bıraktık. İlk 7 belki de 9 sıra için şampiyonluk şansı olabilir. Bu tabloya bakınca ikinci yarı için nasıl bir yarış öngörüyorsunuz?
Bu heyecanın yaşandığı tek ülke biziz Avrupa'da.. Bundesliga, La Liga, Fransa ve İngiltere liglerinin ilk yarılarında ikinci ile birinci arasında uçurum var. İtalya'da biraz daha rekabet yakın.

Bizde 5 takım şu an için potada. Sert ve heyecanlı bir şekilde sezon sonuna kadar bu mücadelenin devam etmesini bekliyorum. Puan barajının da düşük olacağını düşünüyorum, her puan kaybını da normal karşılıyorum. 'Sakin olan kazanır' diye bir cümle vardır ya; ben çok sakin olunmayacağını da düşünüyorum. Kavgalı gürültülü bir ikinci yarı bizi bekliyor. Ama bu hiçbir zaman temenni değil.

Beşiktaş'ta yıldızlar topluluğuna bir de Vida eklendi. Vida'nın getirisi ne olur?
İyi futbolcu. İyi transfer yaptılar. Zaman zaman kenarda da oynatabilirler. Transfer politikalarını bilmiyorum düşündükleri vardır. İlk yarı itibariyle Pepe-Tosic ikilisi iyiydi. Ama Vida, Pepe'nin yanındaki ikinci oyuncu olacak o kesin.

Burak Yılmaz, Çin'den sonra Türkiye'ye müthiş bir geri dönüş yaptı. Trabzonspor'u sırtlayan isimlerin başında geliyor. İstikrarı sürer mi?
Burak Yılmaz; Çin, Trabzon, Milli Takım hatta G.Saray'da, doymadı atmaya. Benim için en önemli özelliği bu. Bir karakter kattı Trabzonspor'a. Gollerini atmaya da devam ediyor.

KOCAMAN-VALBUENA SIKINTISI SÜRER

Fenerbahçe'de Valbuena en etkili isim olmasına rağmen zaman zaman kesik yedi, Ozan Tufan kadroyu unuttu. Teknik direktör Aykut Kocaman'ın büyük sorunları olmaya devam ederler mi ikinci yarıda da?
Formaları oyuncular alır, teknik direktör vermez. Biz eleştiririz, beğeniriz beğenmeyiz, bu tüm hocalar için geçerlidir. Formayı alacak olan Ozan, Valbuena ve kim yedekse onlardır. Görünen şu, Konyaspor maçında Oğuz Kağan düşünüldüğüne göre Ozan düşünülmüyor. Yine gördüğüm kadarıyla Valbuena sezon başı takımın fiziki gücü düşükken çok ön plandaydı. Takımın gücü artınca, 4 forvet oynamaya başlayınca Aykut Kocaman'ın felsefesine aykırı kaldı. Girdiği maçlardaki yeteneği ile attığı ve attırdığı gollerle ikinci yarıda problem olmama ihtimali yok. Aykut Kocaman için aslında bu beladır. Tatlı mı dersiniz acı mı dersiniz bilmem. Giuliano'nun da Alex ile kıyaslanması doğru değildir. Farklı karakterde oyuncular. Fenerbahçe Giuilano, Dirar, bir de Janssen ve Soldado düşünüldüğünde bir tane de hücumcu oyuncuyla ki saydıklarımın savunması var, dört forvetle oynamaz. Ben Valbuena'nın iyi oyuncu olduğunu ama Yasingiller ile Necipgillerden hatta Negredogillerden olduğunu düşünmüyorum. Bu da temenni değil ama tecrübem, Aykut Hoca ile Valbuena arasında büyük sıkıntı olacak.

Kocaman, 'Gidecekler asıl transferimiz olacak' dedi. Bunun açılımı sizce nedir?
Kimse büyük transferler beklemesin demek bu. Çünkü Fenerbahçe'nin yabancı oyuncu alma şansı yok. Şu anda Eljif kadroya ekleneceğine göre bir oyuncu almak için iki oyuncu göndermek zorunda. İki oyuncu için üç göndermek lazım. Her gönderdiği oyuncuya karşı alabilecek. Bu da yetmiyor, kriterler olduğu için hem ucuz olacak hem kiralık olacak hem de iyi futbolcu olacak. Kolay bir durum değil.

10-20 MİLYON EURO'YA TRANSFER DÖNEMİ BİTTİ
2017 yazında dünya futbolunda düğmeye basıldı. Futbol piyasasına bir şeyler oldu. Fiyatlar aldı başını gitti. Artık bundan sonra 10-20 milyon Euro'ya transfer yapamazsınız. O fiyata alacağınız oyuncu ancak yedek kulübesinde oturacak oyuncu olur. Kulüpler yaz döneminde bu fiyatları rüyalarında bile göremezler. O nedenle kulüplerin bence gelecek sezonu şimdiden düşünmesi ve transferi devre arasında bitirmesi gerekir. Ben böyle düşünüyorum. Ama bugüne kadar yaptıkları hatalar nedeniyle de elleri kolları bağlı. (Sadece 4 kulübün borcu 7 milyar TL) Ben açık konuşayım hala korkuyorum açıkçası. Önümüzdeki bir kaç yıl içinde birkaç kulüp malum kriterlerden dolayı Avrupa kupalara gidemeyecekler.

OH BE İYİ Kİ ARA VERİLDİ!

İlk yarının en iyi 11'ini yapar mısınız desem?
11 yapmayı sevmiyorum. Eskiden altın, gümüş, bronz karmalar vardı. Ben olaya öyle bakmıyorum. Her oyuncunun ilk yarı boyunca katkısı farklı. Biri hiçbir şey yapmaz ama öyle bir galibiyette başrolü oynar ki, her şeye bedel olabilir.

İlk yarının en iyi 3 oyuncusu desem peki?
Beşiktaş'tan Babel, Başakşehir'den de Joseph Attamah şimdi hemen aklıma gelen isimler oldu.

İlk yarının en iyi teknik direktörü?
Abdullah Avcı ve Şenol Güneş'in Avrupa'da gösterdiği performans.

İlk yarının en iyi hakemi?
Yok… En iyi denecek bir hakem yok.

İlk yarının en iyi maçı desem?
Beşiktaş-Başakşehir. 1-1 bitti ama iki takım da müthiş bir mücadele ortaya koydu. Zaten goller de 89'da geldi. Kerim Frei'a bir dakika geçmeden Tosic karşılık verdi.

İlk yarının hayal kırıklığı yaratan takımı sizin adınıza?
Antalyaspor.

İlk yarının hayal kırıklığı yaratan futbolcu ya da futbolcuları?
Van Persie.

İlk yarının olayı desem?
Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki puan ortalamasıdır.

İlk yarıyı tek kelimeyle özetleseniz?
Oh be ara verildi.

İkinci yarı için tek kelimeyle bir temennide bulunsanız?
Adaletli, sağlıklı bir lig.

Şehrin Yeni Bir Tempo’su Var!
BİZE ULAŞIN