Cuma 24.09.2021 14:14
Son Güncelleme: Cumartesi 25.09.2021 06:42

Son dakika: Ünlü yorumcu Erman Toroğlu'ndan Fenerbahçe eleştirisi!

Son dakika: Ünlü yorumcu Erman Toroğlu’ndan Fenerbahçe eleştirisi!

Son dakika haberi... Erman Toroğlu, Fenerbahçe'nin 2-1 kazandığı Giresunspor maçı sonrası çarpıcı ifadeler kullandı. SABAH gazetesindeki köşesinde karşılaşmayı kaleme alan usta isim, Fenerbahçe'yi Galatasaray'a benzetti. İşte son dakika haberinin detayları...

ABONE OL

Son dakika haberi... SABAH Spor yazarları Erman Toroğlu, Gürcan Bilgiç ve Ömer Üründül, Fenerbahçe'nin Süper Lig'in 6. haftasında Giresunspor'u Ferdi Kadıoğlu ve Mesut Özil'in golleriyle 2-1 yendiği karşılaşmayı kaleme aldı. Erman Toroğlu, Fenerbahçe'yi Galatasaray'a benzeterek çarpıcı ifadeler kullandı. İşte son dakika haberinin detayları...

ERMAN TOROĞLU - HEP AYNI MASALLAR

Bir saat arayla iki Süper Lig maçı izledik. Birincisi hakikaten Süper Lig'de! Konya-Trabzon. İkincisi ise İkinci Lig. Süper Lig maçı, iki namağlup takımın maçı. Hakikaten puan cetvelinde bulundukları yeri hak ettiklerini gösteren iki takımın karşılaşması. Hop oturup, hop kalktık oturduğumuz yerde. İnanın, çok keyif aldık ve hop oturup hop kalkmaktan yorulduk. Ondan sonra ikinci maç geldi, F.Bahçe-Giresun. Oturarak seyrettik.

İlk yarı uyuyacaktık, çay kahve içtik. 2. yarı biraz hareketlendi, hareketi veren de Giresun'du. Trabzon'da da Konya'da da kaliteli oyuncular var ve iyi futbol oynuyorlar. Ama 90 dakika hangi takım daha etkiliydi derseniz; kesinlikle Konyaspor. Yani galibiyeti onlar kaçırdı. Dakika 8… Vitor Hugo, son derece alakasız bir pozisyonda resmen rakibin tendonuna basıyor. Tendon da gider, bacak da kırılır. Hakem çok doğru kararla kırmızı kart gösteriyor.

Aslında dünkü Konya- Trabzon maçına şunu yazmak lazım; 'Bir dükkan işletiyorsunuz, biri hem de dükkanda çalışan biri dükkanın içini boşaltmaya kalkıyor.' Yani dükkana ihanet ediyor! Aynı dükkanda çalışan bir başkası da yani Uğurcan dükkanı kurtarmaya bakıyor. Ve Uğurcan yaptığı müthiş kurtarışlarla dükkanı iflastan kurtarıyor. Hugo, hem takım arkadaşlarından hem de Trabzon taraftarlarından özür dilemeli ve bir daha da o haltı yapmamalı. Ama şu bir gerçek, helal olsun iki takıma da. Çok güzel bir maç seyrettirdiler. Maça gidenlerin de yayıncıya para verenlerin de paraları helal olsun.

Sonra geldik F.Bahçe Stadı'na. Son 5 dakikada maç 2-2 olmasın diye F.Bahçe seyircisi, Giresun hücuma çıkarken ıslıklamaya başladı. Aslında F.Bahçe'nin dün gece nasıl futbol oynadığının, daha doğrusu nasıl oynamadığının ilamıdır. Büyük bütçelerle kurulan F.Bahçe, küçük bir bütçe ile oynayan Giresun… Şu ana kadar bu Giresun ilk golünü F.Bahçe'ye attı. Bir de penaltı kaçırdılar. İki de net gol pozisyonları var.

F.Bahçe, hâlâ emekliye emekliye gidiyor. Düzelirler mi? Şu görüntü ile zor! Aynen G.Saray gibi… Ama onlar, milli maç arası, Avrupa maçları diyecekler yani hep bahaneleri var. En son kurtuluş da ocak ayındaki transfer dönemi. Bu masalları her sene dinledik hâlâ da dinliyoruz. Cüneyt Çakır'ın, Mert Hakan'a 2. kartı vermesi gerektiğini söyleyen çok oldu ama 'Hayır!' Çakır doğru karar verdi. Çünkü hakemlere verilen talimatlar böyle.

GÜRCAN BİLGİÇ - TUZAĞA DÜŞMEDEN KAZANMAYI BİLDİ

Zirve takımları birbiri ardına puanlar kaybedince, Fenerbahçe, Kadıköy'de "final" maçına çıktı. Böyle haftalar "kolay" gibi görünen rakiplere karşı oynayanlar için "tuzaklarla" doludur. Zaten kazanılması gereken bir maçın, "kayıpları telafi" haline gelmesiyle baskı artar. Normal oyun "stres" fırtınasına dönüşür.

Ancak ikinci dakikada Ferdi'nin attığı golle sahadakiler de, tribündekiler de bir anda "huzur" ile doldular. Fenerbahçe'nin agresif beklenen tarzı, bekleyen oyuna dönüştü. Anlamadılar belki ama bahsettiğimiz "tuzak" buydu. Mert Hakan'ın acemiliğiyle penaltı geldi. Aynı senaryo Sivas maçında yaşandı. Giresunlu oyuncunun penaltı atışını direğe nişanlaması Fenerbahçe'nin şansıydı.

Pereira, Frankfurt maçı 11'i ile sahaya çıktı. Başakşehir dersi, alınacak risk bırakmamıştı. Skoru koruma temposunda oynamaları ise hayatın gerçeği. 10. günde dördüncü maçtaydılar. Güçlerini ekonomik kullanmak istemeleri doğal. Ancak defansif konsantrasyon sorunları vardı, özellikle ilk yarıda defans arkası koşularıyla da yıprandılar. Bir başka not ise Rossi ve Berisha'nın asistleri. Yeni gençler forma savaşındalar. İkinci yarıda da Crespo şans buldu. Ama bizim Ümit Millimiz Burak Kapacak bu fırsat maçlarında kenarda bekliyor. İdmanları izlemiyoruz, kendini merak bile (!) ettiremiyor demek ki…

Sonunda Mesut için tabelanın kalkmadığı bir maç da yaşandı. Başkalarının ayaklarının birbirine karıştığı bir pozisyonda "buz" gibi kaldı, golünü attı. Tempoyu düşüren, hücumlara kalabalık gelinmeyen dakikalardı. Maçı bitirdiler kafalarında ama futbol cezayı keser. Son beş dakika, bire inen farkı korumak adına "endişe" şıkkına geçtiler. Sıkışık maç trafiğinde "o iyi-bu kötü" demek abes. Kazanarak gitmek önemliydi, Fenerbahçe başardı. Sezon her hafta yeni bir hikâye yazacak, öyle gözüküyor.

ÖMER ÜRÜNDÜL - HALA İSTENİLEN KIVAMDA DEĞİL

Fenerbahçe maça golle başladı. Bu gol bundan sonrasının çok daha rahat geçeceğinin göstergesi gibiydi. Ama Giresunspor skor dezavantajına düşmesine rağmen doğru oynayınca işler zorlaştı. Fenerbahçe 30. dakikaya kadar oyunu domine etti. Ama tek net pozisyonu Rossi'nin kalecide kalan vuruşuydu.

Devrenin son 15 dakikasında Giresunspor öne çıkmaya başladı, bir de penaltı kaçırdı. Pereira ikinci yarıya Mert Hakan'ın yerine Crespo ile başladı. Ancak Crespo hakkında fikir sahibi olamadım. Bu yarıda hücum zenginliği azdı. Bu tempoda giden oyunda hatalı bir geri pasını değerlendiren F.Bahçe, Mesut ile rahatladı. Son beş dakikaya girilirken de Giresunspor'dan sürpriz çok güzel bir gol geldi ve son bölüm zorlaştı.

Ben Pereira'yı ve diğer teknik direktörleri de bir konuda çok eleştiriyorum. 5 değişiklik hakkı çıktı diye mecbur musunuz bunları kullanmaya? Faydadan çok zarar getiriyor. Berisha oyuna girerken Rossi'nin çıkması yanlıştı. İleride en hareketli isimdi, golün de asistini yaptı. Valencia çıkmalıydı. Mert Hakan'ı oyundan alması doğruydu. Çünkü Mert Hakan topla adeta kavga ediyor. Sarı kartı varken bir de penaltı yaptı. Bunlar başa iş açacak hatalar.



Osayi çalışıyor ama ofansif katkısı çok yetersiz. Ferdi de koşuyor, mücadele ediyor, alanını kapatıyor, gol de attı ama yine de hücumda daha fazla iş yapması gerekiyor. Üç stoper ve Gustavo iyi oynadılar. Mesut ise yine koşmadan, kalitesiyle nasıl olsa ben bu ligde iş yaparım düşüncesinde. Dün de boş pozisyonda golünü attı. Ama Başakşehir ve bu maçı incelediğimizde F.Bahçe'nin hâlâ istenilen kıvamda olmadığı görülüyor. Bakalım zorlu Hatay deplasmanında ne yapacaklar?

DİNLEMEK İSTERSENİZ
Ama yoksa bahçemin eski şanı sebebi koparılan çiçekler...
Kurşun adres sormaz ki, yaktın beni en derinden...