'Tarihi madalyayı almak onur verici'

14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda kadınlar 1500 metrede 3. olarak, Türkiye'ye tarihindeki ilk madalyasını kazandıran Aslı Çakır Alptekin, ilk salon yarışında Türkiye rekoru kırarak, madalya aldığını belirterek, ''Tarihi madalyayı ülkemde almak onur verici'' dedi.

Aslı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce Dünya Salon Şampiyonası'nda hiç madalya kazanamadıklarını kaydederek, ''İlk salonumuzda, benim ilk salon yarışımdı. Bu tarihi madalyayı kendi ülkemde almak ayrı bir onur verdi'' diye konuştu.

Finale kaldıktan sonra antrenörüyle yarışın taktiğini belirlediklerini anlatan Aslı, ''Ortada gidip, öne çıkmayacaktım. Elemede önde gittim, o da bir taktikti. 'En kötü hızlı dereceden kalırım' diye planlamıştım. Antrenmanlarım da ona göreydi. Rakiplerimi elemede yordum. Finalde son 3 tur kala öne çıkmayı düşünüyordum. Ama bana fırsat kalmadan rakiplerim onu yaptı. Benim de işime yaradı. Seyircinin verdiği o büyük destekle madalya geldi'' şeklinde konuştu.

-''Seyirci aldı götürdü''-

Aslı Çakır Alptekin, seyircinin büyük desteğiyle madalya kazandığını söyledi.
''Beni seyirci aldı götürdü'' diyen Aslı, şunları kaydetti:

''Son iki tur kala 4.'lüğe yükseldim. Seyirci ayağa kalkmaya başladı. Bunu hissettim. Son tur sanki hepsi benim yanımdaydı. Beni arkadan itiyorlardı. Çok güzel bir tezahürat vardı. Onların sayesinde bronz madalya aldım. Onların tezahüratı beni üçüncülüğe taşıdı.''

Bu şampiyonada Türkiye'de atletizmin sevildiğini gördüklerini dile getiren Aslı, ''Biletler tükenmiş, atlet arkadaşlarımız bile bilet bulamadı. Türkiye'de atletizm gerçekten seviliyor. Atletizmde iyi şeyler yapabiliriz. Bunu ben yapıyorsam, Türkiye'de çok yetenekli insanlar var. Onlar da başarılı olabilir. Seyirciler beni gördükten sonra kendi çocuklarını atletizme yönlendireceklerdir'' şeklinde konuştu.

-''Artık hedefim madalya için koşmak''-

Aslı Çakır Alptekin, artık Türkiye'de yeni yapılan salonda antrenman yapacaklarını ve daha iyi dereceler elde edeceklerini ifade etti.
Daha önce hedefinin yarışlarda finale kalmak olduğunu kaydeden Aslı, ''Artık final koşmayı değil, artık madalya almaya çıkacağım. Eskiden 'önce final koşalım' diyordum. Bu güven geldi. Basamak basamak geliyorum. İnşallah Avrupa Şampiyonası ve olimpiyatlarda madalya alırım'' dedi.

-''Eşim kendini bana feda etti''-

Antrenörü ve eşi İhsan Alptekin ile 6 yıldır birlikte çalıştığını, 2,5 yıl önce evlendiklerini anlatan Aslı, eşinin antrenörü olmasının kendisi için avantaj olduğunu kaydetti.
''Eşim kendini bana feda etti'' diyen Aslı, sözlerini şöyle tamamladı:
''Biz tanıştığımızda o da 800 metre koşuyordu. Oturduk konuştuk, ikimiz aynı anda koşamıyorduk. Çünkü o benim antrenörlüğümü de üstleniyordu. 'Aslı sen koş, ben antrenörlüğünü yaparım' dedi ve tamamen benim koşmamla ilgilendi. Kendini çok geliştirdi, okuyor, araştırıyor. Eşimin antrenörüm olması çok iyi. Benim her şeyimi biliyor. Evde de bana çok yardımcı oluyor. Çünkü ağır idman yapıyoruz, yorgun olduğumu biliyor.''

-Antrenörü İhsan Alptekin: ''Sürpriz olmadı''-

Aslı'nın eşi ve antrenörü İhsan Alptekin, her yarışa madalya için çıktıklarını belirterek, ''Aslı'nın madalya alması bizim için sürpriz olmadı. Türkiye için çok güzel oldu'' dedi.
Eşiyle antrenmanlarda sporcu-antrenör ilişkisi olduğunu anlatan İhsan Alptekin, ''Antrenman bittikten sonra normal aile düzenimize geçiyoruz. Sahada olan sahada kalıyor. Aslı çok güzel yemekler yapıyor. Çok yorgun olduğu için ben de ona yardım ediyorum'' diye konuştu.
Dünya Şampiyonası öncesinde Kenya'da 28 gün kamp yaptıklarını belirten İhsan Alptekin, ''Orada helal et olmadığı için keçi alıp, kendim kestim. Kamptaki aşçılar pişirdi. Oradaki insanların hepsi koşuyor. Çok aç insan var. Çıplak ayakla koşuyorlar. Oraya gittiğimiz zaman bize verilen imkanların değerini anladık. İki çantayla gittik, bütün malzememizi oradaki sporculara verip geldik'' ifadelerini kullandı.
BİZE ULAŞIN