Sinan Şamil Sam'a o hayat verecek

Karaciğer nakli için doktorlar tarafından fazla kilolarından kurtulması istenen ''Boğazın boğası'' lakaplı boksör Sinan Şamil Sam, rejime başladı.
Avrupa Ağır Siklet Boks Şampiyonu Sinan Şamil Sam, AA muhabirine, bir süredir karaciğer rahatsızlığıyla mücadele ettiğini belirterek, kendisine karaciğer nakli yapılması gerektiğini söyledi.

Hastalığın kendisinde küçük yaştan beri bulunduğunu belirten Sam, ''Karaciğerdeki bir virüs nedeniyle dinlenmemiz gerekirken boks gibi ağır sporun içine düşmüşüz. Ben bu spora çok erken yaşta başladım ve uzun yıllar yaptım. Son zamanlarda ağır antrenmanlar, kullandığımız abartılı ilaçlar, spor gereği yasak olan ilaçlar, bunların hepsi birer tetikleyici oldu'' diye konuştu.

-Kız kardeşi hayat verecek

Sam, nakil için gerekli çalışmaların yapıldığını ancak bazı sorunlarla karşılaştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Karaciğeri bana uyan bir kaç kişi oldu. Bu kez onların ciğerlerinin şartları bana uymadı. Karaciğer alışveriş olayında ciğerin uyumunda kitlesel orantılar da çok önemli. Çok kilolu bir insan, hafif kilolu birinden ciğer alamıyor. Ciğerin büyüklüğü de çok önemli. Bana en uygun birebir uyan, küçük kız kardeşimin ciğeri oldu. Doktorlar yaptıkları tetkikler sonucu bu naklin olabileceğine karar verdi. Fakat aradaki kilo farkı sorun oldu. Şimdi bu fazla kilolardan kurtulmaya çalışıyorum. Eğer 110 kilograma düşersem hemen nakil için Malatya'ya gideceğim. Orada dünya çapında karaciğer nakil uzmanı Sezai Yıldız hoca var. O sürecin dolmasını, kilo vermeyi bekliyorum. Nakil için 10 kilogram vermem yeterli olacak. Bunun için rejim yapıyorum.''

Sinan Şamil Sam, rahatsızlığı süresince arkadaşlarından gerekli ilgiyi gördüğünü, yabancı rakiplerinin de kendisini telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini ilettiğini söyledi.

Rahatsızlığının ardından kendisini doğaya ve tabiata verdiğini ifade eden Sam, kendisine ait çiftliğinde hayvanlarla zaman geçirmekten büyük keyif aldığını bildirdi.

-''Beni bokstan kopardılar''

Karaciğer naklinin yapılmasının ardından sağlığına kavuşması halinde yeniden boksun içinde olmak istediğini ifade eden Sam, bunun için Türkiye Boks Federasyonu'nun mevcut yönetiminin görevden ayrılması gerektiğini savundu.

Sam, boks sporunun içinde doğup, büyüdüğünü, bu nedenle hiç bokstan kopmayı düşünmediğini belirterek, şunları söyledi:

''Bütün yeteneklerimi bu boksun sayesinde kazandım. Hayatımı boksun sayesinde kazanan bir insanım. Ancak beni bokstan kopardılar. Mevcut boks federasyonu, ayın 21'inde seçim var, inşallah değişecek. Beni pek fazla gönüllerine sığdıramadılar ya da benim boksu bilmediğime karar verdiler. Beni bir göreve layık görmediler. Onlar kendi kafalarına göre daha mantıklı, daha iyi adamlar düşünüyorlardı herhalde. Mesela Küba'dan antrenör getirdiler sıfır madalyayla olimpiyatları geçiştirdik. Başarısız bir Avrupa Şampiyonası, sıfır başarı bir dünya şampiyonası atlattık. Anlaşıldı ki Kübalı antrenörlerle de olmuyor. Federasyon şu an hem sporcuları hem hakemleri küstürmüş durumda. Çoluk çocuk bokstan soğumuş durumda. Mevcut yönetim devam ederse ben boksta hiç bir şekilde hiç bir yönde olmam. Değişirse yeni yönetimde elimden geldiğince çabalarım. Gerek antrenörlük, gerek danışmanlık konusunda yardımcı olmaya çalışır, elimden geleni yaparım.''

-Sporcuların kullanmaması gereken ilaçlar

Sinan Şamil Sam, sporcuların kullanmaması gereken ilaçlar olduğunu zamanında kendisinin de bunu kullandığını anlatarak, şampiyon olabilmenin yolunun da buradan geçtiğini vurguladı.

Bu ilaçların performans artıcı olmadığını, ağır antrenmanlara dayanmak için olduğunu dile getiren Sam, ''Bir insan istediği kadar ilaç kullanırsa kullansın birşey olmaz. Ancak bu işi yapmaya yeteneği, büyük gücü, büyük zekası varsa o ilacı kullanır ve bir eksiğini tamamlar. Antrenmanlara daha iyi, güçlü hazırlanır'' diye konuştu.

-''Bayandan boksör olmaz''

Sam, Türkiye'de artık boks sporunun tartışılır bir hale geldiğini, bunun sorumlusunun da mevcut federasyon yönetimi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Artık Türk boksu diye bir şey kalmadı. Mısır'a, İran'a maç kaybediyoruz. Bizim zamanımızda tartı günleri salonda antrenman yapan sporculara bakıp İranlıları gözümüze kestirirdik. 'İlk turda keşke İranlı çıksa da ilk turu kolay geçsek' derdik. İranlı, Pakistanlı, Çinli'ye maç kaybediliyor artık. Eskiden Kübalı, Rus, Alman'a maç kaybetsen 'kalitesi belli takımlar bunlar' diyeceksin. Bizim şimdi maç kaybettiğimiz takımlar tam bir komedi. Biz seyirci gönderdik o zaman olimpiyatlara. Bayanların eline geçti ki ben bayan boksuna kati surette karşı bir insanım. Bana göre bayandan boksör olmaz, kesinlikle olmaz. Fiziki yapıları bir kere buna müsait değil. Hiç bir şekilde buna müsait değiller, karşıyım. Dünyanın en iyisi Küba, onlar da buna karşı.''

BİZE ULAŞIN