En hızlı çeyrek asır

Rahmetli Özal'ın, nerdeyse masanın yarısını kaplayan bilgisayar başındaki fotoğrafını hatırlayacaksınız. O tarihten bu yana Türkiye'de sözcüğün tam anlamıyla bir bilişim devrimi yaşandı. Bu sürecin en hızlı dönemini ise 2002 sonrası oluşturuyor. AB üyesi ülkeler içerisinde gerek erişim kolaylığı, gerek tarife uygunluğu ve gerekse altyapı yaygınlığı noktasında ilk beşte bulunmanın kıvancını halkımıza yaşattık. Yeniliğe açık, dinamik bir nüfusumuz var. En büyük avantajımız bu oldu. Her bölgeyi her ili, her yerleşim yerini aynı derece önemseyerek, iyi bir planlamayla gerekli altyapıyı kurduk. Bugün bütün okullarımızda internet altyapısı var. Bilgi teknolojileri sınıflarıyla süreci hızlandırdık. Ülkemizdeki bütün santralleri sayısal hale getirdik. 2002 yılında geniş bant internet erişimi yok denecek noktadaydı. Bugün 7 Milyon'dan fazla genişbant internet abonesi var. Bilgisayarlaşma hızı dünyanın gelişmiş ülkelerinden bile önde gidiyor. Bütün bunları 7 yıl içersinde gerçekleştirdik. Sektörün serbestleştirmemiz ve gerekli düzenlemeleri yapmamız; bilişim sektörünü diğer sektörlerin de lokomotifi haline getirdi. Bugün internet günlük hayatın vazgeçilmezi haline gelmişse, kurumlar elektronik ortamda iş üretiyor, e-hizmet veriyorsa; şeffaflaşma, demokrasimizin derinleşmesi kamuoyunda inikâs buluyorsa, iletişim kanalları çeşitlenmişse; bu, 7 yıldır attığımız adımların halkımız tarafından kabulü anlamına gelir. Medya da bilişim sektöründeki gelişmeden nasibini aldı. Artık internet medyası kavramı yazılı ve görsel medyanın önüne geçmiş bulunuyor. Bir gazetenin tirajından yerine göre beş kat fazla internet okuyucusu bulunması; okuyucuların habere katkısı ve haber sürecine katılımı bunun göstergesi. Bilişim doğası gereği statik değil. Her yoldan iletişimi sağlamamız yetmiyor. Daha dün denecek bir zamanda 3 Nesil iletişime geçtik ancak, bugünkü algı sanki yıllardır 3 Nesil kullanıyormuşuz gibi… Bu sevindirici… Türkiye hızla bilgi toplumuna dönüşürken, bilişim teknolojilerinde "tüketici ülke" olmaktan kurtulup "üretici ülke" olmaya doğru ciddi adımlar atıyor. Özellikle araştırma geliştirme alanında oluşturduğumuz mevzuatın ve verdiğimiz teşviklerin orta vadede ülkemizi küresel rekabette avantajlı kılması için bir kolektif akıl oluşmasını sağladık. 25 yılda Türkiye çok değişti. Zamanın ruhuna anlamak ve gereğini yapmak durumundayız. Göç yolda dizilir demiyoruz; nereye gideceğimizi biliyoruz. Gideceğimiz yer ise bu bağlamda bilgi toplumuna dönüşmek. Sabah Gazetesi'nin "gümüş yılı"nı tebrik ediyor, nice 25. yıllara diyorum. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım

BİZE ULAŞIN