Sosyalleşemeyen mühendisler ülkesi Türkiye!

Facebook, Twitter, Friendfeed gibi sosyal ağlar bile mühendisleri kendine getiremiyor. Ortak hayal için bir araya gelen mühendisleri heyecanlandıran projelerin sayısı küresel şirket ortaya çıkaracak kadar güçlü olmuyor. Türkiye'nin son 25 yılı bilişim sektörünün ortaya çıkmasını sağladı. Sadece taklit ve hazır olanı satın alan bir sektörden üreten, katma değeri artan sektöre dönüşüm için önemli adımlar atıldı. Ancak henüz üreten bir sektör olduğunu gösterecek adımlar pek göze çarpmıyor. Sektörün önemli bir bölümünü donanım satışları oluşturuyor. Bu yüzden dövizin dalgalanmasıyla sektör yatağa düşüyor. Sektörün öncelikli olması için devletin adım atması şart. Turizm, otomotiv ve tekstilde rekabetçi, katma değer üreten ve marka yaratan ülke olmayı başaramadık.

İNSAN KAYMAĞI BİLİŞİME
Oysa bu sektörde daha fazlasını yapmak için pek çok ülkede olamayan insan kaynağına sahibiz. Üniversite sınavlarında ilk yüze girenlerin yarısından fazlasının elektronik ve bilgisayar mühendisliği bölümünü tercih ettiğini düşünecek olursak, Türkiye'nin bilinçli olmasa da bilişim sektörüne eleman kazandırmaya çalıştığını görüyoruz. Doktora ve yüksek lisans seviyesine gelen önemli bir bölümü de ABD ve Avrupa'ya kaybediyoruz. Çünkü bu tür iyi yetişmiş insan kaynağını ülkede tutacak, iş olanaklarını, labaratuvarları ve sosyal çevreyi oluşturamıyoruz. Üstelik en iyi yetişen insanlarımızı bayıla bayıla bilgisayar ve elektronik mühendisi yapıyoruz. Ülke de kalanları da pazarlama elemanına dönüşmesine göz yumuyoruz. Oysa Avrupa ve ABD'de başarılı öğrenciler sosyal bilimleri tercih edenlerin oranı da yüksek. Sosyal bilimlerde yetişen insanlar, devlet kurumlarında, üniversitelerde ve şirketlerde mühendisler arası ilişkileri düzenleyip hedef çizecek önemli bir harç malzemesi oluşturuyor.

SANATLA BİLİM İÇİÇE

Bizim tek tip yetiştirdiğimiz insanlar birlikte çalışmanın heyecanını tadacak sosyal ortamı bulamıyor. Çoğu zaman ego tartışmalarında ve kendini kanıtlama çabasıyla büyük gemileri yakıyoruz. Yani pire yüzünden yorgan yakan mühendislerle sosyal bilimlerden uzak organizmalar yetiştiriyoruz. Oysa ABD ve Avrupa'da bilimle sanat kucak kucağa büyümeye devam ediyor. Bilim adamlarına iyi bir ülkede yaşadığını hissettiren sanat yani sosyal yaşam. Yoksa yapılan her şey bir bacağı eksik kalıyor.

BİRBİRİNİ PAZARLIYOR
Sanat, teknolojiden faydalanarak kendini daha fazla insana ulaştırırken, bilim de sanatçılarla sosyalleşiyor. Teknolojinin soğuk yüzü sanatla kalpleri fethediyor. Tasarımcılar kendilerini daha özel bir konuma sürüklerken, Apple tasarımın yaratacağı büyük ivmeyi servisler yani içerikle görülmemiş başarıya dönüştürüyor. Ürünler teknolojik olarak tatmin etmese bile içerik servisleriyle bütünleşen tasarım rakiplere parmak ısırtırken, ilk satışta oluşan kuyruklar medyanın bile başını döndürüyor.

BİZE ULAŞIN