Otellerde doluluk %100

Seneye kriz söylemleri ile giren turizm sektörü, özellikle yılın ilk üç aylık diliminde yaşadığı sıkıntıdan kurtulmaya başladı.

Krize karşı fiyat kozunu kullanan turizmciler, gün bazında geçen yılın üstünde turist sayısına ulaşmalarına karşın, gelirde yüzde 25 gerileme yaşadı. Uçak bileti ücreti düşüldüğünde günlük 45 Euro'ya her şey dahil konaklama imkanı sunan tesislerin bulunduğu Antalya'da doluluk oranları yüzde 100'e ulaştı. Majesty Otelleri Genel Koordinatörü ve Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Volkan Şimşek, "Oteller dolu ancak bir hafta sonrası boş. Sanki turist elinde çantası acenteye gidiyor, biletini alıp uçuyor." dedi. Titanic Otel'den Necdet Kural da yüzde 100 dolu olmalarına karşın eylül ayından sonrasını göremediklerini söyledi.

Türk turizminin başkenti olarak görülen Antalya sıkıntılı geçen ayları geride bıraktı. Özellikle yılın ilk üç ayında geçen seneye göre yüzde 40'lara varan turist sayısındaki düşüşler yerini artışa bıraktı. Yıl başından bu yana 3,8 milyondan fazla turistin giriş yaptığı Antalya'da günlük bazda 2008'e göre yüzde 3'leri bulan artışlar yaşandı. Antalya, yılın ilk ayında en fazla Alman turisti ağırlarken, onları sırası ile Ruslar, Hollandalılar, Ukraynalılar ve İngilizler takip etti. Turist sayısındaki artış otel doluluklarına da olumlu yansıdı. Dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik krize karşı fiyat indirimine gidilmesi ile birlikte turist sayısında artış yaşamaya başladıklarını anlatan Öger grubuna bağlı Majesty Otelleri'nin Genel Koordinatörü ve POYD Başkanı Volkan Şimşek, "Fiyat uygun olduğu zaman tatil yapacak misafir ürünü buluyor ve geliyor. Temmuz ayının ortasındayız. Eksi 25'li rakamların eksi 7'lere geldiğini görüyoruz. Bir sevindirici durum daha var. Dün ve önceki gün Antalya'ya giriş yapan turist sayılarına bakıldığı zaman günlük girişlerde 2008 rakamlarının da üstüne çıkıldığını görüyoruz. Bu şunu gösteriyor. Biz turist akımını artırmak için ciddi fiyat aksiyonlarına, fiyat rekabetine girdik ve fiyatları aşağıya çektik. Çünkü sektörde turizmcinin odalarını boş bırakmak gibi bir lüksü yok." dedi.

Yaşanan sıkıntıya birlikte göğüs germek için otelciden acenteciye kadar sektörün içindeki tüm kesimlerin fedakarlıkta bulunduğunu belirten Şimşek, sezonun yüzde 25 oranında bir gelir kaybıyla yürüdüğünü kaydetti. Acentelerin uçak koltuklarını boş uçurtmamak için fiyatlarda desteklemelere gittiğini anlatan POYD Başkanı, tüketici için inanılmaz uygun fiyatlarda tatil imkanı sunulduğunu, bunun da ciddi turist akışı sağladığını vurguladı. Temmuz, ağustos aylarında geçen yılın rakamlarının aşılmaya başlandığına da dikkat çeken Volkan Şimşek, yıl sonuna gelindiğinde 2008 rakamlarının da yakalanacağına inanıyor.

OTELLER DOLU ANCAK, 10 GÜN SONRASI BELLİ DEĞİL

Gün gün bakıldığı zaman otellerin dolu görünmesine karşın bir hafta sonrası için net konuşmanın mümkün olmadığını dile getiren Volkan Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir hafta sonrasına baktığınız zaman 400 odalı bir tesisin 200 odası boş. O kadar kısa dönem satıyoruz ki, turist sanki çantasını eline alıyor ve bir acenteye gidiyor. Tatilini alıyor ve direk uçağa binip geliyor. Yani 15 gün sonraya rezervasyon almıyoruz. Bir hafta, 5 gün sonraya rezervasyon alıyoruz. Bir sisteyiz, önümüzü görmüyoruz. Tam ne çıkacağını bilmiyoruz. Gün be gün kurtara kurtara gidiyoruz. Tabi bu bizleri çok zorluyor. Uzun dönem için hiçbir plan yapamıyoruz. "

EYLÜL'E KADAR DOLUYUZ

Antalya'da Lara-Kundu bölgesinin ilk konaklama tesis olan Titanic Otel'in Genel Müdür Yardımcısı Necdet Vural, bu yılın ilk aylarında yaşanan düşüşe karşın bölgede işlerin rayına girmeye başladığını kaydetti.

Başlangıçta bölge olarak bir düşüş yaşansa da şu an yüzde 100 dolu olduklarını belirten Vural, şunları söyledi: "Eylül sonuna kadar da böyle gidiyoruz. Özellikle hem Avrupa'da hem de bizde okulların tatil olması ile beraber bir hareketlilik başladı. Sektör biraz daha toparlanmış durumda. Almanya, İngiltere, Hollanda, Belçika ve kısmen Rusya'dan misafirlerimiz var. Ancak Rus turist sayısı geçtiğimiz yıllara nazaran daha düşük. Geçen yıl 150 oda civarında Rus misafirimiz varken, bu sene 70 odaya kadar düşmüş durumdayız. Dünyadaki ekonomik krizin Rusya'yı daha fazla etkilediği söyleniyor. Bu sene ağırlıklı olarak Türk misafirlerimiz var. Oldukça iyiyiz. Eylül'den sonraki dönemi şimdiden görmek mümkün değil."

HER ŞEY DAHİL'İ İSTEMEYEN TURİSTLER DE VAR


Kendi yiyecek ve içeceklerini alan, kaldıkları otelde aile ortamı oluşturan yabancı turistler, tatillerini sürekli hale getiriyor. Otel içerisinde yeni bir arkadaş ortamı oluşturan İngilizler, 8 yıldır her yıl aynı dönemde buraya tatile geliyor.

Turizm sektöründe öteden beri tartışageldiği her şey dahil sistemi hakkında fikir birliğine varılmış değil. Hem otellerden hem de turistlerden sistemi beğenen de var beğenmeyen de. Bu gruplardan her şeyin ayağına gelmesinden rahatsız olan turistler, kaldıkları oteli, kendi evleri gibi görmek istiyor. Muğla'nın Fethiye ilçesinde tatil yapan Osborne çifti, her şey dahil olmadığı için son 5 yıldır tatillerini burada geçirdiklerini söylüyor. Fethiye'nin doğal güzelliklerinin cezbedici olduğunu, ama kendilerini asıl Fethiye'ye çeken şeyin otelde yaşadıkları aile ortamı olduğunu anlatan Michael Osborne, otelde bazen mutfağa bile girip yemek yapabildiklerini anlatıyor. Bar'da içkilerini dahi kendilerinin doldurduğunu ve duyulan bu güvenden çok memnun kaldıklarını anlatan Michael, "Bunun için son 5 yıldır tatilimi Fethiye'de ve aynı otelde geçiriyorum." dedi.

Jayne Osborne de Fethiye'de insanların kendilerine olan yaklaşımından son derece memnun olduğunu söylüyor. Bunun için eşi Michael ile Fethiye'de düğün yaptığını ifade eden Jayne Osborne, "İnsanlar tatile sadece kendilerine hizmet edilsin diye çıkmaz. Uğraşacak bir şeyler bulup kendini oyalamak ve yeni şeyler öğrenmek için çıkar. Biz de burada Türklerden yeni ve farklı şeyler öğreniyoruz. Sanki otel kendi evimiz gibi. Burada her yıl sürekli gelen insanlarla kurduğumuz muhabbet nedeniyle 5 yıldır aynı yere tatile geliyoruz." şeklinde konuştu.

İngiltere'de yaşamasına rağmen 8 yıldır tatil için Fethiye'yi seçen Keith Oliver da, burada gördüğü ilgiden memnun olduğunu dile getiriyor. Otel ve çalışanlarını ailesi olarak gördüğünü kaydeden Oliver, İngiltere'de tanımadığı insanlarla Fethiye'de tanışıp sıkı dostluklar kurduğunu açıkladı.

Grant Taner Otel işletmecisi Taner Okar ise otel müşterilerinin sürekli gelen turistlerden oluştuğunu açıklıyor. Müşterilerinin otelde kendinlerini evindeymiş gibi hissettiğini ve bir güven duygusu içerisine girdiğini anlatan Okar, bu tip müşterilerin rezervasyonlarını da acenteler aracılığı ile değil kendilerinin direkt mail veya telefon yolu ile yaptığını kaydetti. Otelde 10 yıldır sürekli gelen müşterisi olduğunu ifade eden Okar, bunu "Ayak alışkanlığı. Ve kurulan ortam" şeklinde yorumladı.

Türkiye Seyehat Acentaları Birliği (TURSAB) Fethiye Yürütme Kurulu Başkanı Salih Taşçı da ilçeye gelen turist profilini sürekli gelen sabit müşteriler olarak açıkladı. Bölgenin özellikle İngilizler tarafından çok popüler olduğunu ifade eden Taşçı, bunun nedeni olarak ise bu yıl Euro karşısında Paund'un değer kazanması olarak belirtti. Uzun süreli olarak Türkiye'ye tatile gelen turistlerin özellikle Türk misafirperverliği ve sıcak kanlılığından çok etkilendiğini anlatan Taşçı, "Burayı ikinci ülkeleri gibi görüyorlar. Ama bu yıl Fethiye'ye ilk defa gelen turist sayısı yüzde 80'ler seviyesine ulaştı. İspanya, Portekiz, İtalya ve Yunanistan'dan vazgeçip Türkiye'ye yöneldiler. Bizim bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirip bu turistleri de sürekli turist haline getirmemiz lazım." dedi.
BİZE ULAŞIN