Avrupa'nın dördüncü ülkesiyiz

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye'nin şu an turizmde gelen turist itibarıyla Avrupa'nın dördüncü ülkesi haline geldiğini söyledi.

Bakan Günay, Osmaniye köyünde Marmaris Ticaret Odası tarafından yaptırılan bal evinin açılışında yaptığı konuşmada, çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, kazanç elde etmenin mümkün olmadığını söyledi.

''Haysiyetli, onurlu, özgürlük içinde yaşayarak geleceğimizi güvence altına almak istiyorsak çalışacağız, üreteceğiz, yorulacağız'' diyen Günay, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin Türkiye'deki tüm odaları seferber ederek üretimi artıracak yeni projeler yaptığını ifade etti.

Vatanı sevmenin nutuk çekmekle değil, ona hizmet etmekle mümkün olduğuna dile getiren Günay, ''Türkiye şu an turizmde gelen turist itibarıyla Avrupa'nın dördüncü ülkesi haline geldi. Allah'a şükrediyorum ve turizmci arkadaşlarımıza, sektörde emeği geçen herkese milletim adına teşekkür ediyorum. Bizi zor koşullar içinde dünyanın altıncı, Avrupa'nın dördüncüsü yaptılar'' diye konuştu.


''DÜNYAYA MARKA ÇIKARMA İHTİYACIMIZ VAR''

Günay, küreselleşen dünyada ayakta durmanın yolunun bir şeyin en iyisini yapmak olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
''Şimdi doğamızı daha çok sahiplenerek dünyaya bir marka çıkarma ihtiyacımız var. Muğla, bal üretiminde Türkiye'de ve dünyada önemli bir merkez. Bugün attığımız adım inşallah yakın gelecekte 'Muğla balı' diye dünyada aranan bir ürün olur. Bazen çok güzel ürünler üretiyoruz, ama ambalaj sunum sorunlarımız oluyor. Dünyada bunun örneklerini gördüm. Uluslararası ilişkilerimizde bazen hediyeler alınıyor, veriliyor. Bazen bir yerel ürünü son derece özel bir ambalajla, albenisi olan bir ambalajla görüyorum ve kıskanıyorum. Teneke kutularla ambalajı artık aşmalıyız. Yani sunumu daha nitelikli hale getirmeliyiz.''

''DOĞAYI, MAVİYİ, YEŞİLİ TAHRİP ETMEMELİYİZ''

Bakan Günay, Türkiye'de turizmin artık deniz kıyılarından daha öteye taşınması gerektiğine değinerek, ''Çok güzel deniz kıyılarımız var, onların mavisini yok etmememiz gerekiyor. Çok güzel yeşil koylarımız var, onların doğasını bozmamamız gerekiyor. Bir rant açgözlülüğü içinde doğayı, maviyi, yeşili tahrip etmemeliyiz. Çevreci bir anlayışla turizm yapmamız gerekiyor. Turizm sunumu içine doğanın dışında başka sunumlar katmamız gerekir. Bu ürünler geleneksel el sanatları, kilimimiz, halımız... Bal bunlardan biridir. Kadınlarımızın el işçilikleri, yemek kültürümüz bunlardan birisi'' diye konuştu.

Avrupa'da bir yıl önceden randevu alınan lokantalar bulunduğunu, Türkiye'nin bu noktaya gelmesi gerektiğini vurgulayan Günay, şöyle devam etti:
''Türkiye'de de bu olsun istiyorum. Artık Türkiye böyle bir hedefi önüne koymalıdır. Büyük bir öz güvenle söylüyorum. Turizme başladığımız zaman rakibimiz Yunanistan ve Mısır idi. Şu anda Yunanistan'ın 2.5 katı, Mısır'ın 3 katı turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Artık rakibimiz İtalya, İspanya, Fransa. Onlarda iyi ve güzel ne varsa aynısı ülkemizde olmalıdır. O hedefle çalışıyoruz. Bu nedenle bu tür yerel ürünlerin dünyaya en iyi biçimde sunulması, Türkiye turizmine katma değer sağlaması için çalışma yürütüyoruz.''

Törende konuşmaların ardından Bakan Günay, Muğla Valisi Fatih Şahin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar ve diğer katılımcılar tarafından bal evinin açılışı yapıldı. Daha sonra bal evini gezerek incelemelerde bulunan Bakan Günay'a bal ürünleri hediye edildi.
Bakan Günay'a arıcılar tarafından arıcı kıyafeti de giydirildi.

BİZE ULAŞIN