Hırvatistan’ın biblo kenti Dubrovnik

Hırvatistan’ın biblo kenti Dubrovnik

Tarihi surları, berrak denizi, lezzetli yemekleri ve güleryüzlü insanlarıyla Dubrovnik ziyaretçilerine dört mevsim huzur ve mutluluk vaat ediyor. İstanbul’dan sadece 1 saat 45 dakika uzaklıktaki bu minik ama zenginliklerle dolu şehir adeta bir bibloyu andırıyor

Beyoğlu ile Dubrovnik, geçen sene kardeş şehir ve işbirliği anlaşması imzaladı. Aslında 19'u yabancı, 7'si yerli tam 26 kardeşi var Beyoğlu'nun. Tüm bu kardeşler arasında bizim Dubrovnik yollarına dökülmemizin sebebi Türkiye ile Hırvatistan arasında kurulan turizm köprüsü. Pek çok kişinin sandığının aksine Dubrovnik, Hırvatistan'ın başkenti değil. İtalyan şehirlerine çok benzeyen bir Ortaçağ kenti. Eski Şehir'i çevreleyen kale duvarları, minicik meydanları, adımlanmaktan cilalı gibi görünen taş yolları, koridor genişliğinde sokaklarıyla sanki zaman yolculuğu yapmış gibi hissettiriyor insana. Vize zorunluluğu geldikten sonra Türkiye'den giden turist sayısında düşüş yaşansa da THY'nin İstanbul'dan doğrudan uçuş koyması sayesinde turizm bağları güçlenmiş. Dubrovnik'in tercih edilmesinin sayısız nedeni var. Yakın öncelikle. 1 saat 45 dakika içinde kendinizi bu şirin Akdeniz şehrinde buluyorsunuz. Bundan da ötesi ucuz. Küçük olması bir başka avantaj. Hem rahat rahat geziyorsunuz hem de yorulmuyorsunuz. Çorak tepeleriyle biraz Bodrum'u andırıyor şehrin girişi. Ama bakımlı, derli toplu ve tertemiz. Mayıs ayından ekim sonuna kadar havası güzel. Dantel gibi kıyılarının, minik adalarının, pırıl pırıl denizinin keyfini çıkarmak için yaz aylarında gitmek daha mantıklı. Adriyatik'in suyu da bizim Ege'ye alışık olanların hiç yadırgamadan seveceği kalitede. Bahar aylarında da şehrin keyfi başka çıkıyor. Oldukça fotojenik bir şehir Dubrovnik. Son derece Instagram'lık. Her köşe başında en az bin beğeni garantili kareler var. Sokak kedileri bir tarafta, yan yana şirin kareler diğer tarafta... Tarihi kale, masmavi deniz...

İstanbul'dan Dubrovnik'e turizm köprüsü
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Beyoğlu ile Dubrovnik arasında turizm ve kültürel işbirliğini artırmak için Türkiye'nin önde gelen tur operatörlerini yanına alarak Hırvatistan'ın Dubrovnik şehrinde temaslarda bulundu. Dubrovnik Belediye Başkanı Andro Vlahusic ile görüşen Başkan Demircan, "Balkan ülkelerinden başlayarak Akdeniz, Ege ve Adriyatik kıyılarındaki bu şehirlere gelmemizin önemli bir sebebi, Beyoğlu'nu ve İstanbul'u bu coğrafyada yer alan ülkelere tanıtarak hem dostluğumuzu hem de turizm ve ticareti geliştirmek" dedi. Gezide özellikle Türk Hava Yolları'nın İstanbul-Dubrovnik arasında başlattığı seferlerin iki ülke turizmi için çok önemli olduğu, ayrıca vize konusunda kolaylık sağlanması için gerekli girişimlerin başlatılması kararlaştırıldı. Dubrovnik Belediye Başkanı Andro Vlahusic ise, Dubrovnik ile Türkiye ilişkisinin başlangıcının1462' lere dayandığını ifade ederek, "Beyoğlu Belediyesi ile ilişkilerimizi geliştirme kararı aldık. Öğrenciler, eğitim, kültür gibi alanlarda da işbirliği yapmayı arzu ediyorum. İki kardeş şehrin turizmcilerini bir araya getireceğiz ve yeni bir işbirliğinin başlamasını sağlayacağız" şeklinde konuştu.

Eski Şehir'de tarihe yolculuk
Şehrin kalbi Eski Şehir'de atıyor. Tüm yeme-içme mekânları, kafeler ve müzeler, surların içine inşa edilmiş Eski Şehir'de. Pile kapısından girince karşınıza Place Sokağı çıkıyor. Hemen solunuzda dünyanın en eski üçüncü eczanesinin de bulunduğu Franciscan Manastırı var. Diğer tarafta ise 15. yüzyıldan kalma bir çeşme. Burada farklı kilise ve müzeler bulunuyor. Bir de mescit var.

Oya gibi işlenmiş adalar
Dubrovnik deniz turizminin de gözdesi. Dalmaçya'nın devamındaki şehrin etrafında irili ufaklı yaklaşık bin 200 ada var. Denizi ne çok sıcak ne de çok soğuk. Ama en güzel özelliği nem olmayışı. Dubrovnik'in etrafındaki adaların genel adı Elafiti. Bu adalar topluluğu Koloçep, Lopud ve Şipan'dan oluşuyor. Lopus Adası'ndaki Sunj plajı nispeten sıcak suyu ve altın kumu ile dikkat çekiyor. Çoğu kişinin favorisi Şipan Adası. Burada suyun üstünde hizmet veren Marco Restaurant'ın müdavimleri arasında dünyaca ünlü isimler var. Restorandaki yemekler iddialı. Dubrovnik'te nereye giderseniz gidin temiz bir plaj bulabiliyorsunuz. Tüm Hırvatistan'da standartlara uygun tam 150 plaj bulunuyor. Genelde bütün otellerin kendine ait plajları var. Her zevke göre plaj bulmak mümkün. Kum, kaya ya da çakıl... Yerli halk genelde kayaların üzerinde güneşlenmeyi ve yine buralardan denize atlamayı tercih ediyor. En popüler plaj ise Banje Beach.
BİZE ULAŞIN