Adana’ya doyum olmaz

Adana deyince akıllara hemen kebap geliyor. Oysa çevresindeki mavi bayraklı plajları, doğa harikaları, parkları, eğlence mekanlarıyla Adana’nın 7/24 keyfini sürebilirsiniz

Adana’ya doyum olmaz
İlk kez geçen yıl Portakal Çiçeği Festivali'nde gittim Adana'ya. Sokaklarda çalgıcılar çalıyor, kafalarında portakal çiçeğinden taçlar takmış hanımlar oynuyordu. Bir tarafta da et kokusu iştahımızı kabartıyordu. Gelmişiz kebabın soylu topraklarına zaten aksi de beklenemezdi. Kısacası iki gece üç günlük Adana seyahati iki kilo alınarak ama çok güzel anılar toplanarak sonlandı. Bu yıl ikinci kez gittim Adana'ya. Bu kez maksadım enfes yemeklerinin yanı sıra tarihi ve doğa güzelliklerini de keşfetmekti. Kentin potansiyalini yeniden canlandırmak ve ekonomiye doğrudan katkı yapmak için yeni bir oluşum başlamış Adana'da. Adana Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi ortaklığıyla kurulan ATAK A.Ş. ile başladık şehri gezmeye. Elbette bol bol kebap yemeyi ihmal etmedik. Üstelik bu kez suşi kebabı da tattık, meşhur kaymaklı kadayıfı da... Sonuç mu? Yine alınan kilolarla İstanbul'un yolunu tuttuk. En sevdiğim illerin başında geliyor artık Adana. Havasını, suyunu, mutfağını ve doğasını ayrı seviyorum. Bir de insanların bitmek bilmeyen yaşam sevgisini, enerjisini. 7/24 yaşıyor bu şehir. Herkes parklarda, sokaklarda, çay bahçelerinde, restoranlarda. Orada değilse sokakta bici bici alıyor ya da muzlu sütü lıkır lıkır mideye indiriyor. İlk durağımız göl kenarına kurulu olan Sheraton. Biz konaklamak için Sheraton'dayız ama buraya gelmek için başka bir bahanemiz daha var. O da otelin içinde şube açan meşhur Onur Kebap. Kebapları mideye indirmeden önce önlükleri takıyor ve kebap ustası Şevket Azboy'la mutfağa geçiyoruz. Önlüğü taktığımız gibi de satırı alıp başlıyoruz Adanaları yapmaya. Göründüğü kadar kolay değil. Zaten kendi yaptığım Adana Kebabı yiyince ne kadar marifet gerektirdiğini bir kez daha anlamış oluyorum ve ustadan bizim için bir kez daha mutfağa girmesini istiyorum. Bu arada Onur Kebap'ta mutlaka kebaplı suşi yememi tavsiye ediyorlar. Etten suşi beklerken sadece yuvarlak kesim görüntüsü suşiyi andırıyordu. Üzerine yoğurt dökülerek servis ediliyor ve tadı tek kelimeyle enfes.

BRUNCHLAR DA KAÇMAZ

Gazipaşa Kebap ise Adana'da mutlaka uğramanız gereken, uğramakla da kalmayıp sofra donatmanız gereken yerlerden. Tüm yemeklerin hakkını veriyorlar. Sahibi Müthiş Öncer'den hafta sonları çiftliğinde düzenlediği brunchların da kebapları kadar ilgi gördüğünü öğreniyoruz. Gelelim şehre ve Seyhan Gölü'ne tepeden bakan Tarihi Onbaşılar'a. Manzaradan mıdır nedir buraya gelince insan daha fazla acıkıyor. Bir porsiyon yetmiyor ikinciyi söylüyor. Bicibici, sıkma, muzlu süt, şırdan... Buraya gelip de tadına bakmadan dönmemeniz gereken çok lezzet var. Benim için sıranın başında artık Doğan Kaymaklı Kadayıf'ın kadayıfları geliyor. Fıstıklı ve cevizli çeşidi var. Kaymak soğuk olduğundan hafif dondurma görevini görüyor. Adana'dan dönüşte bu tatlıyı almak da adet olmuş.

BİR FİLM PLATOSU
Şehirde gastronomi dışında da öne çıkan pek çok özellik var. Örneğin Adana 60'lı yıllardan itibaren Türk sinemasında önemli bir yere sahip. Bu özelliği devam ediyor. Lübnan'la Adana arasında turizm köprüsü kurulmuş. Lübnanlı turistlere üç-dört günlük paket turlar satılmaya başlanmış. Adana'da başka kentleri aratmayacak bir gece hayatı var. 20 yıldır yapılan film festivali, tiyatro festivali ile Portakal Çiçeği Karnavalı da var. Tam dört yıldır yurtiçinden, yurtdışından on binlerce insanı buluşturan, artık bir marka olmuş karnaval bu. Rakı&şalgam günü var. Geçen sene Food&Music Fest de başlamış. Bu festivalde bir hafta boyunca 8-10 yerde yerli ve yabancı markaların katılımıyla atölyeler yapılıyor. Adana'ya 40 dakika mesafede gerçek bir kanyon var. Yine 40 dakika mesafede mavi bayraklara sahip plajları olan denizler var.

HEM YİYİN HEM GEZİN
Lezzeti dünyaca ünlü Adana Kebabı'nı mutlaka tadın. Kebabın yanında buz gibi şalgamı da içmeyi unutmayın. Lezzetli bir kebap yemek istiyorsanız Onur Kebabı tercih edebilirsiniz.
Bici Bici, şırdan, aşlama, ciğer, sıkma, kazan simidi gibi eşsiz yerel lezzetlerin tadına varın.
Tepebağ evleri, Taşköprü, Ulucami, Büyüksaat, Ramazanoğlu Konağı, Yağcami gibi eserlerin bulunduğu tarihi kent merkezini mutlaka ziyaret edin.
Tarihi kent merkezinde şalvar, mintan, kasket gibi yerel kıyafetler ve Adana hediyelikleri satın alın.
Olgunlaşma Enstitüsü Müzesi'ni ziyaret edip, muhteşem Türk El Sanatları koleksiyonunu görün.
Şinasi Efendi Sokağı, Ziyapaşa Bulvarı ve Turgut Özal Bulvarı civarındaki restoranların ve eğlence yerlerinin keyfini çıkarın.
Merkez Park`ta, Seyhan Nehri kıyısında yürüyüş yapın ve mavi ile yeşilin ahengini seyredin.
Kentin merkezinde bulunan Atatürk Parkı'nda hem dinlenin, hem de şehrin hareketini izleyin.
Doğa, yürüyüş ve fotoğraf için ideal yerler olan Kapıkaya Kanyonu ve Varda Köprüsü'nü görün.
Tabiat harikaları Akyatan Lagünü ve Yumurtalık Lagünü'nü ziyaret edin. Karataş ve Yumurtalık'ta Akdeniz'in tadını çıkarın.
Eşsiz güzellikteki Anavarza Antik Kenti'ni ziyaret edin. Dönüş yolunda Lokman Hekim efsanesiyle ünlenen Misis Köprüsü'nden geçin.
BİZE ULAŞIN