Beyaz masalın adı St. Petersburg

Beyaz masalın adı St. Petersburg

Baltık Denizi kıyısındaki St. Petersburg, Moskova’nın ardından Rusya’nın en büyük ikinci şehri. Turizm yazarı Eda Özsoy, yazın güneşin batmadığı bu görkemli şehirden izlenimlerini SABAH Tatil için kaleme aldı

  • Turizm
  • Cumartesi 16.07.2017
Size beyaz bir masalın içinde büyüyen muhteşem bir şehirden söz etmek istiyorum. Kanallar ve köprüler şehri olarak adlandırılan St. Petersburg, 350 köprü ve 42 adadan oluşuyor. 1703 yılında kurulan ve Rusya'nın 'Avrupa'ya bakan yüzü' olarak bilinen şehirde, yüzyıllarca öncesine dayanan tarih ve kültürün izleri var. Çar I. Petro'nun kurduğu şehir Rusya'nın kültür mirasının neredeyse yarısına sahip. Şehirdeki yapılar o kadar etkileyici ki kendinizi bir masalın içinde buluyorsunuz. Nüfusu beş milyon olan, 75 km'lik Neva Nehri'nin çevrelediği St. Petersburg'u ziyaret etmek için en uygun zaman yaz mevsimi. Haziran başından temmuz ayının sonuna kadar burada beyaz geceler yaşanıyor. Yani güneş neredeyse hiç batmıyor ve gecenin ortasında bile hava aydınlık oluyor. En uzun gündüzün yaşandığı 21 Haziran'dan sonra günler kısalmaya başlıyor. Ancak beyaz geceleri temmuz sonuna kadar görme şansınız var.

KALBİ NEVSKY CADDESİ
St. Petersburg'un en geniş caddesi tam 14 kilometre boyunca uzanan Moskovsky Caddesi. Bu caddeden dümdüz devam ettiğinizde Moskova karayoluna ulaşıyorsunuz. Moskovsky'yi St. Petersburg ile Moskova'yı birbirine bağlayan 700 kilometrelik bir cadde olarak da düşünebilirsiniz. Şehrin kalbi ise ana cadde Nevsky'de atıyor. 4.5 kilometrelik cadde boyunca, alışveriş yapabilir, tarihi mekanları gezip kafelerde çay ve kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Cadde üzerindeki Puşkin'in kafesine de mutlaka uğramalısınız. Bu kafe, edebiyatçılar kafesi olarak da biliniyor. Nevsky Caddesi üzerindeki diğer uğrak yerlerim, İstiklal Caddesi'ndeki Markiz'i anımsatan Elisiev Pastanesi, yine üst katı pastane alt katı kitapçı olan Singer binası ile ara sokakta kalan ve Kazan Katedrali'ne bakan Terrace Restaurant oldu. St. Petersburg'ta bulunan ve Rusya'nın ikinci büyük katedrali olarak bilinen İzhak Katedrali göz alıcı bir mücevher gibi şehrin ortasında arz-ı endam ediyor. Dünyanın dördüncü büyük katedrali, 1800'lü yıllarda yapılmış. İzhak Katedrali'nin inşaatı tam 40 sene sürmüş ve yapımına 20 milyon gümüş ruble harcanmış. Kubbeler üzerinde 100 kilodan fazla altın, iç süslemeler içinse 300 kilodan fazla altın kullanılmış. Sütunların dikilmesi bile 10 sene sürmüş. Katedral bugün müze olarak hizmet veriyor.

HERMITAGE GÖZ KAMAŞTIRIYOR
Dünyanın en büyük sanat galerinden biri olarak kabul edilen Hermitage Müzesi de St. Petersburg'ta bulunuyor. Guinness Rekorlar Kitabı'na giren Hermitage Sarayı, beş binadan oluşuyor. Saray II. Katerina zamanında müzeye dönüştürülmüş. 1752-1764 yılları arasında şehrin kurucusu Çar Büyük Petro'nun kızı Elizabeth tarafından İtalyan mimar Bartolomeo Rastrelli'ye yaptırılmış ve kışlık ikametgah olarak kullanılmış. Hermitage da 'inzivaya çekinilen yer' anlamına geliyor. Müzede etkileyici bir sanat koleksiyonu var. 15 bin tablo, 12 bin heykel ve 1 milyona yakın da para koleksiyonu bulunuyor. Bu nedenle sarayı gezerken çok iyi bir rota izlemelisiniz. En az iki saat gezmeli ve sürenizi de iyi ayarlamalısınız. İhtiyaç molasından fotoğraf çekimine kadar müzede bazı kurallar var.

SİMGESİ ÇEŞME
St. Petersburg'ta mutlaka görülmesi gereken bir başka nokta, Büyük Petro'nun 1700'lü yılların başında yaptırdığı yazlık saray Peterhof. 607 hektarlık arazi içine konumlanan sarayda, havuzlar, heykeller, çardaklar, çeşmeler ve yazlık evler yer alıyor. İsveçliler'e karşı kazandığı zaferin ardından Versay Sarayı'na benzer bir yapı inşa etmek isteyen Petro, inşaatta beş binden fazla işçiyi çalıştırmış. Yazlık sarayın simgesi Samson Çeşmesi olarak biliniyor.

KANAL TURU YAPIN, KEHRİBAR ALIN
St. Petersburg'ta Rus geleneksel mutfağı sunan çok iyi restoranlar var. Dünya mutfağının lezzetlerini tadabileceğiniz restoranlarda da yemek yiyebilirsiniz.
St. Petersburg tarih dolu bir şehir olduğu kadar gece hayatıyla da çok meşhur. Turistlerin gittiği gece kulüpleri, Rus halkının eğlendiği lokal kulüpler mevcut.
Rusya denilince akla gelen kahramanlardan biri de Grigori Rasputin. Rasputin'in hikayesini öğrenip şehirde izlerini sürün.
Neva Nehri kıyısında yer alan Kunstkamera Müzesi, Rusya'nın ilk müzesi olarak kabul ediliyor.
Mutlaka bir kanal turu yapın. Kanal turları mevsime göre mayıs sonundan itibaren ağustos sonuna kadar yapılabilir.
Alışverişin kalbi Nevsky Caddesi üzerinde özel tasarım hediyelik eşyalar bulabilirsiniz. Mutlaka bir kehribar veya amber satın alın. Matruşkaları unutmayın!
Rusya'da kullanılan kiril alfabesi nedeniyle metrolarda ve bazı kamusal alanlarda yazılanları anlamakta zorlanabilirsiniz. Mümkünse rehberli turlarla gezin. Taksiye binerken ise mutlaka pazarlık yapın.
BİZE ULAŞIN