Yasemin kokulu Kaş

Yasemin kokulu Kaş

Antalya’nın en özel ilçelerinden biri Kaş. Muhteşem bir denize, büyüleyici bir doğaya sahip. Kaş’ın ünlü beldesi Kalkan’ı, Antik Yunan tarihçi ve yazar Herodot, “Dünyada yıldızlara en yakın yer” olarak tanımlıyor

  • Turizm
  • Cumartesi 30.07.2017
Antalya'nın en batısında yer alan Kaş, yasemin kokan sokaklarıyla şirin bir tatil bölgesi. Dalaman Havalimanı'na yaklaşık 2.5 saatlik uzaklıkta bulunan ilçe, dört mevsim ruhunuzu ve bedeninizi dinlendirebileceğiniz eşsiz yerlerden biri. İlçede konaklama için birçok butik otel ve pansiyon bulunuyor.
İlçenin farklı plajları olsa da yüzmek isteyenler, Küçük Çakıl ve Büyük Çakıl plajlarını tercih ediyor. Büyük Çakıl taşlık ama turkuvaz rengi deniziyle büyülüyor. Plajdaki şezlong ve şemsiyeler ücretsiz olarak kullanılabiliyor.
Limanın çıkışında yer alan Küçük Çakıl plajı ise tahmin edebileceğiniz gibi daha küçük. Ama berrak suyu ve çevresindeki birçok otel ve restorana olan yakınlığı nedeniyle tercih sebebi.
Kaş'a gelenler gündüz deniz keyfi yapıp, harika yemekler yiyor. Akşam ise ilçede dolaşarak vakit geçiriyor. Kaş'ın ünlü çarşısında yer alan butiklerden sevdiklerinize ve kendinize şahane kumaşlardan havlular, gümüş takılar ve orijinal sabunlar alabilirsiniz.

YILDIZLARA YAKIN OLUN
Kaş'a bağlı Kalkan'ı Antik Yunan tarihçi ve yazar Herodot şöyle tanımlıyor: "Dünyada yıldızlara en yakın yer". Kalkan, Likya uygarlığı sonrasında Romalılara ve Osmanlılara ev sahipliği yapmış. Günümüzde ise tatilcilerin en sevdiği bölgelerden. Sadece denizi, güneşi değil, yamaç paraşütüne elverişli rüzgarıyla da öne çıkıyor ve macera arayanlar soluğu burada alıyor. Kalkan'daki tüm plajlar mavi bayraklı. Burada pansiyonda ve otellerde konaklama imkanı bulunuyor.
Kalkan yakınlarındaki Patara ise bir antik kent. Antalya ile Muğla sınırını çizen Eşen Çayı'nın doğusunda yer alıyor. Yunan mitolojisine göre Zeus'un oğlu Apollon burada doğmuş. Likya uygarlığının başkenti olduğu dönemden kalma yapıların izlerine hala rastlamak mümkün. Patara kumsalını ikiye bölerek denize dökülen Eşen Çayı'nda kano ile gezmek çok keyifli. 18 kilometre uzunluğundaki kumsalın ilk bölümü dağın eteklerinden başlıyor ve Özlen Adası'na kadar uzanıyor. İkinci bölüm ise güney-doğu yönüne doğru uzanıyor. Kumsalın bu bölümünde çok ince kumdan oluşan ıslak bir şerit yer alıyor. Bu alanın arkasında ise hareketli kumul tepelerinin olduğu bölüm mevcut.
Patara plajının bir diğer özelliği ise caretta carettalara ev sahipliği yapması. Sabah 10.00-18.00 arası ziyaretçilerini ağırlayan kumsal, günün geri kalanında denizden çıkan sevimli dostlarına ev sahipliği yapıyor.
Patara'nın denizi sığ ama kumsala vuran dalgaların yüksekliği bir metreyi bulabiliyor. Dalgaların sıklığı nedeniyle denizde yüzmek güç ama denizden karaya esen rüzgar eşliğinde dalgalarla oyun oynamak çok keyifli ve rahatlatıcı.
Patara'nın merkezinde konaklama için fazla alternatif yok. Özellikle yazın turist sayısının fazlalığı nedeniyle yer bulmakta güçlük çekilebiliyor, Ben Green Blue Patara otelde kaldım. Bölgenin tek muhafazakar oteli. Havuzu ve spa'sı olan otel, kumsala 10 dakika yürüme mesafesinde.
Patara Çarşısı, antik kente gelenlerin uğrak yeri olmuş. Çarşıda, kadınların el emeklerinin sergilendiği şirin bir dükkan var. Kadınların aile bütçesine katkıda bulunmasını sağlayan dükkanın ismi Syessa Ana. Adını Likyalıların 2000 yıl önceki gizemli yolcuğunu anlatan kitaptan almış.
Patara'daki meşhur kumul tepeleri gelenlerin sosyalleştiği yerlerden. Gün batımında sararıp sonrasında kızıl bir renk alan kum tepelerinde kumların hareketlerini fotoğraflamak bile başlı başına çok keyifli. Eskiden Yeşilçam filmlerinde çöl sahnelerinin çekildiği bu yerde atlarla gezinti yapabilir ve anılarınızı fotoğraflayarak ölümsüzleştirebilirsiniz.


Kaputaş Plajı'na 187 basamak inilerek ulaşılıyor.

KAPUTAŞ VE MAVİ MAĞARA
Kalkan'da Patara'dan sonra keşfedilmesi gereken ilk yer şüphesiz Kaputaş Plajı. Plaja 187 basamaklı bir merdivenden inilerek ulaşılıyor. Denizi kaynak suyuyla birleştiği için hem soğuk hem de eşsiz bir turkuvaz rengine sahip. Plaj gelenlere denizin tadını doyasıya çıkarma şansı tanıyor.
Sadece teknelerle ulaşılan Mavi Mağara'da da serin sularda yüzebilirsiniz.


Saklıkent

ADRENALİN DOLU SAATLER
Bölgeye gelmişken Saklıkent'e de uğrayın. Rivayete göre Kaş ve Fethiye'yi ayıran büyük Likya depremi sonrasında oluşan bu kanyon, ortalama 14 km uzunlukta. Eşen Çayı'nın kolu olan Karaçay'ın oluşturduğu bu kanyonun girişinde yemek için birçok restoran ve alışveriş yapma imkanı sunan küçük dükkanlar mevcut.
Tesise girdikten sonra iki insanın yan yana yürüyemeyeceği darlıkta uzun ve ince bir yol karşılıyor bizi ve suyun o büyüleyici sesini duymaya başlıyoruz. Biraz mesafe aldıktan sonra karşımıza çıkan meydanda ayakkabılarımızı çıkartıp buz gibi suyun içinde serinliyoruz. Macera sevenler ise kayalık bölgeyi biraz zorlanarak geçseler de kanyonun daha da içine girip yüksek hızda akan suda yürüyüş yapıyor. Ya da eğitmenler eşliğinde rafting yaparak adrenalin dolu saatler geçiriyorlar.
Buradaki en önemli nokta ayakkkabılar. Siz siz olun sakın parmak arası terlik, kösele ya da spor ayakkabı ile kayalık alana girmeyin. Kanyonun içine girecekler için en ideali, kaymayan deniz ayakkabıları. Kanyona küçük çocuk ya da bebekle girmek de tehlikeli.
Tesisin çıkış noktasındaki, suyun içine kurulmuş olan küçük masalarda harika bir atmosfer eşliğinde yemek yemek gerçekten çok keyifli.

Ayşe Esin KIZAK
BİZE ULAŞIN