Hem Rus hem Avrupalı: Minsk

Hem Rus hem Avrupalı: Minsk

Türkiye’den havayoluyla iki saat uzaklıkta. Hem Rus hem Baltık havası var. Sovyetler Birliği döneminde ülkenin batılı yüzü olmuş; bu nedenle aslında bir tarafı da Avrupalı! Üstelik vizeyle uğraşmanıza da gerek yok. Belarus’un başkenti Minsk’i turizm yazarı Eda Özsoy’la keşfetmeye ne dersiniz?

  • Turizm
  • Cumartesi 08.10.2017
Beyaz Rusya olarak da bilinen Belarus'ta hayat, insanların mutluluğu üzerine kurulmuş desek abartmış olmayız. Burada, hani şairin dediği gibi mutluluğun resmini yapan insanlar yaşıyor. Hayat son derece huzurlu... Avrupa'nın batısında yer alan Belarus Cumhuriyeti, Ukrayna, Rusya, Litvanya, Polonya ve Letonya ile sınır komşusu olarak biliniyor. Denizle bağlantısı olmayan başkent Minsk, yemyeşil alanları, parkları, nehirleri ve gölleriyle adeta doğa harikası bir şehir. Çevresinde dağ olmadığı için tüm alanlar dümdüz. Bu da şehirde yaşamı kolaylaştırıyor. Adı Menka Nehri'nden gelen Minsk'in sokakları geniş, temiz ve düzenli...

KURULUŞU KUTLANDI
Minsk ile ilgili tarihi kayıtlar 1067'ye kadar uzanıyor. Bu sene şehrin kuruluşunun 950. yıldönümü kutlanmış. Minsk, Ortaçağ'da önce büyük Litvanya Prensliği, daha sonra da Rus İmparatorluğu'nun parçası olmuş. 1900'lü yılların başından 1991'e kadar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin başkenti sayılan Minsk, bilim, teknoloji ve sanatın öne çıktığı bir şehir olmuş. Nüfusu iki milyon civarında... Minsk'in kalbi 1836 yılında kurulan Özgürlük Meydanı'nda atıyor. Meydanın etrafında Ulusal Tiyatro Binası ve Kuğulu Çocuk Çeşmesi yer alıyor. Minsk'in ana caddesi Nezavisimosti olarak biliniyor. 15 kilometre uzunluğundaki bu caddede toplam beş meydan bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı'nı kaybeden Alman askerlerin de caddeyi inşa etmede büyük payı oldukları söyleniyor. Neredeyse her turistik şehirde olduğu gibi Minsk'te de 'eski şehir' denilen bir bölge var. Ancak burada tarihi yapıları görmeyi hayal etmeyin. 1940'lı yıllarda tamamen yıkılıp tekrar inşa edilen şehirde öyle çok eski yapıtlar bulunmuyor. Trinity Bölgesi'nde yer alan eski şehirde Minsk'in eski evlerini temsil eden yapılar küçük bir alanda sergileniyor.

EBEDİ ATEŞ
Aynı bölgede yer alan Gözyaşı Adası, Svislaç Nehri üzerinde bir yaya köprüsüyle şehre bağlanıyor. 1988'de oluşturulan bu yapay adanın merkezinde heykellerle donanmış bir şapel bulunuyor. Bu şapel, Afganistan'daki savaşta şehit düşen askerler anısına inşa edilmiş. Etrafındaki heykeller yas tutan aileleri simgeliyor. Minsk'te yer alan Zafer Meydanı (Victory Square) bir başka görülmesi gereken nokta. Bu meydan, Moskova'daki Kızıl Meydanı andırıyor. Eski SSCB zamanında törenlerin olduğu yermiş. Halen hükümet konağı olan yapı ve Kırmızı Tuğla Kilisesi olarak anılan Aziz Simon ve Helena Kilisesi de (Kızıl Kilise) bu meydan üzerinde bulunuyor. Bu meydanda önündeki dev Lenin heykeliyle parlamento binası da yer alıyor. Meydandaki heykel, ikinci dünya savaşında ölen askerlerin anısına inşa edilmiş. Ayrıca aynı yerde Minsk'in devamlılığını simgeleyen bir ebedi ateş yer alıyor. Meydanın hemen altında ise üç katlı bir alışveriş merkezi bulunuyor.


ŞEHRİ PANORAMİK GÖREN KÜTÜPHANE
Minsk'e gelip de devasa yapısıyla sizi karşılayan milli kütüphaneyi görmemeniz neredeyse imkansız. 2005 yılında inşa edilen bu kütüphanede toplam 10 milyon kitap bulunur. En eski kitap ise 15. yüzyıla ait. Minsk'i panoramik olarak görmek isterseniz asansörle kütüphanenin tepesine çıkın. Bol bol fotoğraf çekmeyi unutmayın.
BİZE ULAŞIN