İstanbul’u turlamanın en harikulade yolu

İstanbul’u turlamanın en harikulade yolu

Bir şehri keşfetmenin en iyi aracı bisiklettir derler... İstanbul’da bu mümkün mü yahu, diyebilirsiniz, ama aceleci davranmayın. Aydan Çelik’in İstanbul Bisiklet Rehberi adlı kitabında bisiklet tutkunlarına birçok rota öneriliyor. İşte bizim seçtiklerimiz

Tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım sekiz ya da dokuz yaşlarında olmalıydım. Bisiklette dört tekerden iki tekere geçme zamanım gelmişti. Her bakımdan sancılı bir süreçti, bisikleti bir türlü dengede tutturamıyordum. Bisikletin üstünde on dördüncü kez düşeyazdıktan sonra ise hayatımın ilk cinnetini geçirmiştim. "Hay böyle iki tekere de bisiklete de" diyerek ufacık bisikletimi yerden yere vurmam şüphesiz ki o ana tanık olan aile büyüklerimi epey tedirgin etmiş olmalıydı. Bir daha hiç bisikletle sulh yapamam diye düşünüyordum. Ama öyle olmadı. Neticede iki tekerin üstünde bisikleti bir şekilde dengede tutmayı öğrendim hatta bu aktiviteden de epey keyif aldım. Her ne kadar en son bisiklete dört yıl önce Büyükada'da binmiş olsam da iki tekerli, doğa dostu bu ulaşım aracına hep derin bir hürmet besledim. Bu duyguları yeniden anımsamama ise elime geçen bir kitap vesile oldu. Aydan Çelik'in İstanbul Bisiklet Rehberi adlı kitabı hem bisiklet tutkunlarına hem de bu faaliyete gönül vermek isteyen potansiyel bisikletçilere 41 farklı rota öneriyor. Avrupa ve Anadolu Yakası olmak üzere iki ana bölüme ayrılan kitapta, İstanbul'un dört bir yanından alternatif rotalar mevcut. Bu rotalar ışığında, tarihi yarımadayı bisikletle dört farklı yoldan turlayabilirken, Bizans'ın sayfiyesinde pedal çevirebilirsiniz. Keza Üsküdar'dan Riva'ya tanıdık bir yolu bisikletle arşınlarken, Aydos Ormanı'nın yeşilliklerinde turlayıp oksijen bolluğuna maruz kalabilirsiniz. Kitapta böyle bolca rota mevcutken Çelik, bisiklet yolculuğunuzu kolaylaştırmak ve daha güvenli hale getirmek adına ufak tefek tavsiyeler sıralamayı da ihmal etmemiş. İşte huzurlarınızda söz konusu kitaptan seçtiğimiz naçizane dört rota... Dik yokuşlarına, dar sokaklarına, kalabalık nüfusuna, yoğun trafiğine rağmen 'Bir şehri keşfetmenin en iyi aracı bisiklettir" sözü İstanbul için de geçerliliğini koruyor ve şehir, bisiklet sevdalılarının ufkunu açmaya her geçen gün devam ediyor, hadi hazırlayın velespitleri...

Ormanın yeşilinden bentleri n seri nliğine

Yazar Aydan Çelik, İstanbul, New York veya Londra gibi kent içi parkları bol olan bir şehir değil deyip, şehrin esas yeşil alanlarının daha çok kuzeyde yoğunlaştığını belirtiyor. Kısacası Kuzey Ormanları'ndan bahsediyor. Bu ormanların en namlısı ise hepimizin bildiği üzere Belgrad Ormanı. Belgrad Ormanı, özellikle İstanbul'un Avrupa Yakası'nda ikamet edenler için her daim kentin keşmekeşinden sıyrılıp doğayla kucaklaşmak adına ilk akla gelen alternatiflerden biri. Peki, ayrı ayrı koşu ve bisiklet parkurları olan bu yeşillik deryasında pedal çevirmek isteyenler hangi istikametlerden geçebilir? Çelik, ilk olarak Kâğıthane Cendere yolu üzerinden ormana ulaşabileceğimiz yolu tarifliyor. Ancak Cendere Yolu, sürekli bir kamyon trafiği ve toz duman bolluğu sebebiyle pek de tercih edilmiyor, o yüzden ikinci alternatife, Boğaziçi'ni takip eden rotaya çeviriyoruz bisikletin yönünü. İkinci rotanın başlangıç noktası Sarıyer mevkiindeki Çayırbaşı. Deniz kıyısındaki Nadir Nadi Parkı'nı geçtikten sonra yolun sol tarafında Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın binasını göreceksiniz. Binanın yanından Bahçeköy Caddesi'ne girip yaklaşık 5 km. sonra 1. Mahmud Kemeri'ne ulaşacaksınız. Orman Fakültesi'ni de ardınızda bırakıp düz devam ettikten sonra Belgrad Ormanı'nın giriş kapısındasınız. Bahçeköy girişinde çatallanan yoldaki tabelada ister 2,5 km'lik bisiklet parkurunu tercih edebilir, ister 1 km. daha yol alıp bentlere varabilirsiniz. Tavsiyemiz İkiz Bentler'in, Kömürcü ve Ayvat Bendi'nin bulunduğu yolu takip etmeniz. Pişman olmayacaksınız...

Tanıdık bir yolu yeniden keşfetmek
İstanbul Bisiklet Rehberi'nde İstanbul'un şehir merkezinden uzak ilçeleri, köyleri alternatif bisiklet rotaları olarak sunulurken şehrin ortasındaki semtler de unutulmamış. Öyle ki her gün yürüyerek, otobüsle, dolmuşla geçtiğimiz yerleri birer bisiklet güzergahı haline getirme fikri size sıcak gelmiyor mu? O halde safları sıkılaştırın, şimdiki durağımız Anadolu Yakası, Üsküdar-Riva yolu. Sırasıyla Üsküdar, Beykoz, Dereseki, Sırmakeş, Ali Bahadır ve Riva geçeceğiniz yerler. Yazar birçok rota için alternatif dönüş yolları önerirken burada dönüş için de en iyi yol bildiğiniz yoldur diyerek aynı güzergahı tavsiyede bulunmuş. Bu rotada en dikkat edilecek nokta Sırmakeş yokuşu. 4 kilometrelik yokuşun ortalama eğimi yüzde 4 civarında olmasına karşın son 1 kilometresinde eğim yüzde 8 ortalamalarına yaklaşıp iyice sertleşiyor. İrtifa ise 170 metre civarlarında... Son olarak Dereseki'de önemli bir ziyaret yeri olduğunu hatırlatmadan da edememiş Çelik: Kırklar Sultan Türbesi. Eh, kulaklıkları takıp, Ali Ekber Çiçek'ten Haydar Haydar'ı dinleyip, "Kırkların ceminde dara düş oldum" diyerek pedal çevirmek enteresan bir deneyim olabilir değil mi?

Şehrin terasında pedal çevirmek
'Şehrin terası' diyor Aydan Çelik Aydos için... Burası 535 metre yüksekliği ile İstanbul'un en yüksek noktası ve gerek koşucuların gerek de bisikletçilerin en gözde parkur alanlarından biri. Peki, Aydos'a gitmek için nasıl bir bisiklet rotası öneriliyor? Caddebostan'dan yola çıkılarak Bostancı, Küçükyalı, Maltepe şeklinde sahilden devam edip 12. kilometrede Migros'tan sonra sola dönülüyor. Çanakkale Caddesi'nden kuzeye oradan D-100'ün üstündeki köprüye doğru devam ediliyor. Şehit Aydın Çelik Caddesi'nde sizleri sıkı bir tırmanış bekliyor, biraz kondisyon biraz da irade gerekiyor bu seviyeyi atlamak için. Ardından da 20. kilometrede kendinizi Yakacık Caddesi'nde ve Aydos Ormanı'nın giriş kapısında buluyorsunuz. 5 TL ödedikten sonra ormana girişle başlayan macera için Çelik bir dağ bisikletinin daha makul olacağı görüşünde. Ona göre Aydos parkurlarının tadı anca bu şekilde çıkmaktaymış. Aydos Ormanı içerisinde ise iki farklı rota öneriliyor. Kapıdan sonra hemen sola dönüp "Göle gider" tabelasını takip ettiğiniz takdirde yumuşak eğimli 9 kilometrelik bir rotanız olurken biraz daha macera tutkunu iseniz daha yokuşlu ve zirvelerden geçen bir patika da mevcut. Zirve noktasının manzarasının müthiş olduğu söyleniyor, ben çıkmadım bilemem, ama bu iddiada bulunanlara da inanırım, çürütmeye çalışmam. Sonuçta İstanbul'un en yüksek noktası demedik mi, ne kadar sıradan görünebilir?

Çatalca'dan Ormanlı'ya masalsı yolculuk
Çatalca, yüzölçümü açısından İstanbul'un en büyük ilçesi ve uzun mesafe bisiklet sürmek isteyenler için en ideal yerlerden. Bu devasa alanda örümcek ağı gibi birbirine bağlı yollara sahip 60 civarı köy bulunuyor. Aydan Çelik de bu bölgede okuyucusuna dört farklı rota öneriyor, işte bunlardan birisi de Çatalca'dan Ormanlı'ya giden yol... Gerçekten yazarın da dediği gibi tabiat ananın cömert eli bu istikamette fazlasıyla kendini göstermiş. Çatalca'dan Ormanlı'ya doğru uzanan yolda Ahmediye, İzzettin, Nakkaş, Örcünlü, Kızılcaali, Kestanelik, Çanakça, Dağyenice, Hisarbeyli köylerini takip edip nihayetinde Ormanlı'ya varacaksınız. Yol boyunca evvela trafiğe maruz kalmanız daha sonra ise daha sakin patikalardan devam edeceğiniz öngörülüyor. Yine dik yokuşları ve girintili çıkıntılı kısımları da unutmamalı. Peki nelere rastlayacaksınız bu bisiklet yolculuğunda? Çatalca Tren İstasyonu'nu görecek, Alaiye Şehitliği'ne uğrayacaksınız. Hisarbeyli'de Terkos Gölü'nün kıyılarında acaba şu an hangi ressamın çizdiği bir tablonun içindeyim diye düşünürken finali ise Ormanlı Plajı'nda yapacaksınız.
BİZE ULAŞIN