Harikalar diyarı Orlando

Sindirella ile tanışabilir, Mickey Mouse ile fotoğraf çektirebilirsiniz. Timsahları yakından inceleme, penguenlerin dünyasını gözlemleme ve daha pek çok aktivite de cabası. İşte çocuklar için rüya tatil beldesi olan Orlando’da uğramanız gereken 10 adres

Harikalar diyarı Orlando
Çocukken unutamadığın bir tatil var mı? diye sorsanız hiç düşünmeden 'Orlando' derim. Ailece önce Miami'ye gidip ardından araba kiralayıp Orlando'ya geçmiştik. Tema parkların içindeki otellerden birinde kalmıştık. Bütün gün su parkları, şovlar, konserler, roller coaster'lar derken zaman su gibi akıp geçmişti. Elimde kocaman Minie ve Mickey Mouse bebekleri, patates kızartması şeklinde bir telefon, Walt Disney karakterlerinin oyuncaklarıyla geri dönmüştüm... Günlüğüm Orlando anılarıyla dolup taşmıştı. Her yıl sömestr tatilinde babama Orlando'ya gidelim diye tutturmam da yine o günlerden yadigar... Yadigar diyorum çünkü ben her yıl Orlando'ya gitmeye devam ediyorum. Kaideyi bozmadan genelde Türk Hava Yolları ile direkt Miami'ye uçup birkaç gün kaldıktan sonra Orlando'ya geçiyorum. Arabayla Miami-Orlando arası yaklaşık üç saat sürüyor. Araba kullanmak istemezseniz uçak ve otobüs alternatifleriniz de var. Orlando çocuklar için dünyadaki rüya tatil beldesi. Universal Stüdyoları, Islands of Adventure, Sea World, Legoland... Sadece çocuklara değil benim gibi macera seven büyüklere de hitap ediyor. Elbette liste kabarık, gidecek çok yer var. Ama kafası karışanlar, nereye gideceğini bilmeyenler için ben ufak bir liste hazırladım.

HIZ TRENİ DE VAR
Magic Kingdom: Walt Disney dünyasının en meşhur tema parkı kuşkusuz Magic Kingdom. Akşamları ışık ve havai fişek gösterilerinin, gündüzleri Disney karakterlerinin geçit törenlerinin devam ettiği, sabahtan akşama kadar atraksiyonun eksik olmadığı bir yer. Sindirella ile sohbet edebileceğiniz, Mickey Mouse ile oyunlar oynayabileceğiniz bir harikalar diyarı burası. Ailece binebileceğiniz, çok korkutucu olmayan hız trenleri de var. Tema restoranlarında yemek yerken kendinizi bir çizgi filmin içinde hissediyorsunuz.

Islands of Adventure: Harry Potter misali uçmak, Jurassic Park'a konuk olmak, saatte 65 kilometre hıza ulaşan hız trenlerinde adrenalin salgılamak için adresiniz Islands of Adventure olmalı. Adından da anlaşıldığı üzere macera adası... Tek sorun buradaki atraksiyonlardaki bekleme süresi. Bazen bir saatten fazla bir trene binmek için beklemek zorunda kalınabiliyor. Bu yüzden mutlaka ekstra ödeyip hızlı geçiş kartı almanızı öneririm. Celebration: Celebration, Walt Disney tema parkı yakınlarında kurulan bir bölge. Buraya gittiğinizde kendinizi 20'lerden kalma bir film setinde buluyorsunuz adeta. Sanki herkes birbirini tanıyor ve burada zaman yavaş akıyor. Fıskiye havuzlarının, gölün ve pek çok iyi restoranın olduğu Celebration'a giderseniz mutlaka Kilwins Ice Cream'den dondurma alın. Daha iyisi yok.

TİMSAHLAR, PENGUENLER
Old Town: Celebration'ın hemen yanındaki Old Town ise bizim lunaparkları andıran bir eğlence merkezi. Dönme dolaplar, atlı karıncalar, farklı oyunlar ve go-kart bölümü var. Ailece birkaç saati keyifle geçirebileceğiniz bir durak Old Town. Gatorland: Timsahları yakından görmeye ne dersiniz! O halde istikamet Gatorland. Timsah dışında, yılanlar, kaplumbağalar ve farklı kuş türlerini de görebilirsiniz. Timsahlar aşağıdayken ağaçtan ağaca ziplin yapma deneyimi de yaşayabilirsiniz.
Sea World: Suya dair her şeyin olduğu bir tema parkı. Penguenleri yakından inceleyebilir, yunuslarla yüzebilirsiniz. Akvaryum bölümünde farklı balık türlerini inceleme şansınız var. Geçen yıl açılan Mako isimli hız treni için Sea World'e gidenler de var. Örneğin ben. Mako'da üstten koruma yok, sadece bacaklarınızın arasına geçen emniyet bölümü var. 60 metreden aşağı düşerken biraz havalanıyorsunuz. İlk başta çok korkutucu olsa da çok eğlenceli.
Downtown Disney: Çocukların asla çıkmak istemeyecekleri bir yer. Bir oyuncak dükkanı. Ama içeride restoranlar ve eğlence bölümleri de var. Özellikle Splitsville Luxury Lanes bowling salonu dekorasyonuyla da ilgi çekiyor.
Legoland: Her şeyin legolardan yapıldığı bir fantezi dünyası da diyebiliriz Legoland için. Gün boyu şovlar ve farklı gösteriler de oluyor. Ayrıca içeride su parkı bölümü var.
The Aquarium: Dolphin Tale filminde kuyruğunu kaybeden Winter isimli yunusla tanışabileceğiniz bir yer. Elbette daha pek çok okyanus canlısını görebilir ve botla safariye çıkabilirsiniz.
Kennedy Space Center: Orlando'da değil ama sadece bir saatlik uzaklıktaki NASA kesinlikle eşi benzeri olmayan bir yer. Astronotlarla tanışabilir, simülatörde yer çekimsiz alan deneyimi yaşayabilirsiniz. Aya gidemiyoruz belki ama Kennedy Space Center'da gitmiş kadar oluyoruz. Özellikle bilime meraklı çocukların ve büyüklerin görmesi gereken bir yer.
BİZE ULAŞIN