Güzel ve mutlu Cunda

Merkeze bir buçuk saat uzaklıktaki Cunda Adası özellikle yazın yerli-yabancı turistlerin ilgi odağı. Cunda’da deniz kenarındaki restoranlarda balık yiyenleri, tarihi Taş Kahve’de kahvelerini yudumlayanları görmek turizm açısından sevindiriciydi

Güzel ve mutlu Cunda

Sabah Yazar Kulubü'nün İl Buluşmaları etkinliği kapsamında geçtiğimiz günlerde Balıkesir'e gittik. İki günlük gezimizin ilk gününde Balıkesir il merkezini keşfettik. Ertesi gün kalabalık bir grup olarak Balkesir merkezden döküldük yola. İstikametimiz Ayvalık, Cunda. Diğer adı Alibey Adası olan Cunda Balıkesir'e yaklaşık bir saatlik otobüs yolculuğu mesafesinde. Rahmi Koç'un desteği ile yenilenen ve şimdilerde Rahmi M. Koç Müzesi olarak ziyarete açılan Cunda'nın en görkemli kilisesi Taksiyarhis karşılıyor bizi. Bu tarihi kilisede buharlı modellere, bebek arabalarından zaman ölçüm aletlerine geniş bir yelpazesi olan müze koleksiyonu sergileniyor. Hava ılık, güneş tepede. Önce sahile doğru yöneliyoruz. Geçmişi iki bin yıl önceye dayanan Cunda Adası, Rum mimarisinin en nadide örneklerini barındıran tarihi sokakları, Kaz Dağları'nın uzantısı yemyeşil bitki örtüsü ve zeytin bahçeleriyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Nisan ayında olmamıza rağmen Cunda kalabalık. Limanda boydan boya deniz manzaralı kafeler, dondurmacılar, balık restoranları sıralanıyor. Cunda'nın iki favori mekanı hep revaçta. Biri Taş Kahve. Yolunuz buraya düşerse oturup bir çay söyleyin kendinize, yanına da domatesli bir Ayvalık tostu. Daha keyifli bir yemek olamaz. Sakızlı kahve veya adaçayı içip yerli halkla kaynaşmak mümkün. "Yok ben dört başı mamur bir yemek yemek isterim" diyorsanız rotanızı Bay Nihat'a çevirebilirsiniz. Burası bölgenin deniz ürünleri açısından en zengin mekanlarından. Farklı otların tadına bakmak istiyorsanız buraya mutlaka uğrayın.

ZEYTİNYAĞININ YOLCULUĞU
Ardından Özgün Zeytinyağları'nın fabrikasına doğru yola çıkıyoruz. Burada markanın üçüncü kuşak temsilcisi Ahmet Sucu önce zeytinin ağaçtan sofralarımıza kadar geçirdiği aşamaları anlatıyor bize. Zeytin ve zeytinyağı hakkında sohbet ediyor, farklı yağları öğreniyoruz. Bizi gezdiren Sucu, zeytinyağının nasıl elde edildiğini detaylı şekilde anlatıyor. Fabrikaya ulaştırılan zeytinler tartılıyor ve bunkere boşaltılıyor. Taşıma bandı ile yıkama sistemine taşınıyorlar. İlk işlem kabuk, dal, yaprak parçacıkları ve kırıntılarının ayıklanması. İşlemeye sadece meyvelerin alınmasının sağlanmasıyla başlanıyor. Çünkü, dal ve yaprak kırıntıları ayıklanmadan parçalama-öğütme yapılırsa yağın tadı acılaşıyor ve lezzeti azalıyor. Parçalama işleminin ardından sırasıyla, yoğurma işlemi, suyun ve yağın ayrılması geliyor. Son filtreleme işlemiyle de yağın içindeki küçük partiküller de uzaklaştırılıyor. Zeytinyağı, bu aşamalardan sonra sofra ve mutfaklardaki yerini alıyor.

ŞEYTAN SOFRASI
Şeytan Sofrası, Ayvalık ilçe merkezinin sekiz kilometre güneyinde bulunan hakim büyük kayalık tepelerin üzerinde yer alıyor. Buradan tüm Ayvalık Adaları ve Midilli Adası'nın manzarası gözüküyor. Sönmüş bir volkandan arda kalan lav birikintileriyle oluşmuş tepe, yuvarlak sofra biçimini andırır. Demir kafes içine alınan ayak izine benzeyen şekil turistlerin özellikle uğradığı yerlerden biri. Şeytan Sofrası'na gün batımını seyretmek için gidiliyor.

KEŞFEDİLMEMİŞ LEZZETLER
Balıkesir; deniz, kültür ve termal turizminin yanında gastronomi turizmi ile de önemli bir şehir. Bölge et, peynir ve zeytinle öne çıksa da sayısız lezzet unsurunu barındırıyor. Balıkesir'in özel tatları arasında; iç bölgelerde yapılan, ateşte közlenen kapaktan çıkma tarhana çorbası, üçgen şeklindeki kulak mantısı ve lor tatlısı da bulunuyor.

BİZE ULAŞIN