Vatandaşları "092635" plakalı tankla ezdiler

FETÖ darbe girişimi sırasında Mamak'taki 28. Piyade Tugayına ait 092635 plakalı tankın namlusuna polis aracı takılarak İnönü Caddesi'ndeki sivillerin üzerine sürüldüğü belirtildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Mamak 28. Piyade Tugay Komutanlığına bağlı tank taburu personelinin katıldığı eylemlerle ilgili 64 kişi hakkında düzenlenen iddianamede, 092635 plakalı tankın, yolu kapatan polis aracını namlusuna takıp İnönü Caddesi'ndeki sivillerin üzerine sürüldüğü belirtildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında 28. Piyade Tugay Komutanlığına bağlı tank taburu personelinin katıldığı eylemlerle ilgili 64 kişi hakkında iddianame düzenleyerek Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.

İddianamede, eski 28. Tugay Kurmay Başkanı Savaş Kabaklı'nın talimatıyla hareket eden 16 tankın, tabur komutanı Nuri Büyükyazıcı'nın komutasında Genelkurmay Başkanlığına doğru yola çıktığı ancak tanklardan birinin yolunu kaybettiği için veya gelen başka bir emirle Cumhurbaşkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının bulunduğu Beştepe'ye gittiği aktarıldı.

Genelkurmay Başkanlığı önüne gelen tankların, vatandaşların direnişiyle karşılaştığı kaydedilerek, şüphelilerden eski yüzbaşı Fatih Anaz'ın komuta ettiği 092635 plakalı tankın, yolu kapatan polis aracını namlusuna takıp İnönü Caddesi'ndeki sivillerin üzerine sürüldüğü bildirildi.

"Vatandaşlar köprüden düştü"

İddianamede, Anaz'ın, Kara Kuvvetleri Komutanlığında çalıştığı, şüpheli Abdullah Çakır ile tank taburuna geldikleri, taburla hiçbir ilgisi olmayan şüphelinin 092635 plakalı tankın komutanlığını devralıp bu tank ile askeri darbenin başarılı olması için Genelkurmay Karargahı'na gittiği bilgisine yer verildi. Anaz'ın komuta ettiği tankı, uzman Ali Aksoy sürdü. Uzman Şerafettin Atmaca nişancı, asteğmen Ersel Yaşar da doldurucu olarak tankta yer aldı.

Vatandaşların İnönü Caddesi'ndeki köprüden düşerek şehit olmasına ve yaralanmasına yol açan olay iddianamede şöyle anlatıldı:

"Gençlik Caddesi'ne gelen 12 zırhlı mekanize aracı, vatandaşlar ve polisin müdahalesi sonucu Genelkurmay Başkanlığına giremedi. Bir müddet Gençlik Caddesi'nde bekleyen bu gruba Genelkurmay Başkanlığı içine girmeyen 2 tank, 87. Sokak veya Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi'ni kullanarak katıldı. Bu 2 tank, Gençlik Caddesi'nde havaya ateş açarak ve ters şeritten ilerleyerek yolda bulunan araçları ezip vatandaşları yaraladı.

Bu tanklarla birlikte 3 zırhlı araç, Necatibey Caddesi'ne ters istikametten girerek Kumrular Caddesi'nden Milli Müdafaa Caddesi'ne çıktı. Genelkurmay Başkanlığı içerisine girmeye çalışan tanklardan 092635 plakalı olan, yolu kapatan polis aracını namlusuna takarak İnönü Caddesi köprü üzerinde bulunan sivil vatandaşlara çarptı. Tank, ezerek ve yoldan alt geçide düşürerek vatandaşların şehit olmalarına ve yaralanmalarına sebep oldu."

"FETÖ Genelkurmay!a saldıracak"

İddianamede, tankın içinde bulunan personelin ifadelerine de yer verildi. Fatih Anaz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Temin Merkezi Başkanlığına tayin olduğunu, 11 Temmuz 2016'da görevine başladığını, 15 Temmuz 2016'da normal mesaisini yaptığını, saat 18.00 sıralarında mesaiyi bitirip evine gittiği anlattı.

Binbaşı Abdullah Çakır'ın saat 21.30 sıralarında kendisini aradığını belirten Anaz, şunları söyledi:

"Bahçelievler'de Abdullah Çakır ile buluştuk. Çakır, bana 'Sen çıktıktan sonra Kara Kuvvetlerinden mesaj geldi, alarm verileceği söylendi.' dedi. Çakır ile 28. Mekanize Tugayına gittik. Burada kimseyi tanımıyorduk. Garajlar bölgesine gönderildik. Burada hareketlilik vardı. Gelen personeli tanklara bindiriyorlardı. Tabur Komutanı Nuri Büyükyazıcı, 'Sizler de bir tanka binin.' dedi.

Komutan, orada bulunanlara, Genelkurmaya FETÖ'nün saldıracağını, halkın da propaganda yapacağını söyledi. Ben de tabur komutanının emriyle bir tanka bindim. Genelkurmay Karargahı'na saat 01.00 sıralarında vardık. Buraya geldikten sonra tank kapaklarını açtık. Genelkurmaya girdikten sonra sivil halkla hiç karşılaşmadık. Yanımızdaki ve tanktaki silahları sivil halka karşı kullanmadık."

"Acımayın, ezin geçin"

Asteğmen Ersel Yaşar da Ankara Emniyet Müdürlüğündeki ifadesinde, Adil Baykal'ın bütün personele gece mesaisine gelmeleri yönünde mesaj attığını belirterek, şunları söyledi:

"Tankımıza yüzbaşı Fatih Anaz isimli şahıs geldi. Adil Baykal, telsizden, FETÖ'nün üst komutanları tarafından Genelkurmay Başkanlığının ele geçirildiğini, Genelkurmay Başkanı'nın rehin alındığını, polisle birlikte hareket ederek oranın emniyetini alacağımızı söyledi.

Bir müddet kapaklar açık devam ettikten sonra kapakları kapatıp pencereden baktığımda Genelkurmay Başkanlığına geldiğimizi anladım. Yüzbaşı Fatih Anaz, vatandaşları göstererek 'Bunlar FETÖ'cü. Bunlara acımayın, ezin geçin. Gerektiğinde ben atış emri vereceğim.' dedi. Aynı anonsu Nuri Büyükyazıcı'nın talimatıyla Turan Baysal da yaptı."

Ali Aksoy da ifadesinde, Genelkurmayda asteğmen Ersel Yaşar'ın telefonundan devresi ile mesajlaştığını ve kendilerinin Genelkurmay Başkanlığına darbe girişimi amacıyla getirildiklerini öğrendiğini, tank içerisinde bulunan Fatih yüzbaşı ile konuştuklarını, Fatih yüzbaşının "Böyle bir şey yok." diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştığını belirtti.

Şerafettin Atmaca da Kızılay kavşağına kadar geldiklerini, yolda herhangi bir engelle karşılaşmadıklarını aktararak, "Akay Kavşağı istikametine giderken yolda ezilmiş polis aracı ve sivil araç gördük. O aracın üzerinden biz de geçtik. Önümüzdeki tankın orta refüjden geçtiğini gördük. Biz de orta refüjden karşıya geçtik. Sağa dönerek Genelkurmaya girdik. Güzergahı tam olarak göremedik. İçinde bulunduğumuz tank, hiçbir engele takılmadan Genelkurmay Başkanlığına geldi." ifadesini kullandı.

Öte yandan, Kızılay, Genelkurmay Başkanlığı önü ve Gençlik Caddesi'nde vatandaşların tanklara direnişi, zırhlı araçların verdiği hasar ve yaralanan vatandaşlara ilişkin görüntüler de iddianamede yer aldı.

BİZE ULAŞIN