Zeynep'in büyük sırrı

Sevgilisinin öldürdüğü Zeynep Silku'nun küçükken, ablası Zübeyde'yi evlat edinmeye gelen aileye kanı ısındı. Aile, kendilerine şirinlik yapan Zeynep'i evlat edindi..

Bursa'da geçtiğimiz hafta sevgilisi tarafından boğularak öldürülen bankacı Zeynep Silku'nun hayatını değiştiren büyük sır ortaya çıktı. 21 yıl önce evlat edinmek üzere yoksul ailenin evine gelen gurbetçi çift aslında çocuk esirgemenin fotoğraf albümünden, Zeynep'ten 1 yaş büyük ablası Zübeyde'yi çok beğenmiş ve onu çocukları yapmak istemişti. Ancak aile eve geldiğinde 6 yaşındaki Zübeyde mızmızlanıp çok ağlamış, aksi davranmıştı. Bunun üzerine "bu çocuk bizi sevmedi. O zaman biz, şansımızı başka yerde deneyelim" deyip toparlandılar. Tam o sırada ailenin küçük kızı Zeynep uyuduğu yan odadan kalkıp yanlarına geldi. Baba sevgisini hiç tatmamış olan 5 yaşındaki Zeynep, ablasının tersine ve özellikle de adama anında ısınıp ona gülücükler yaptı, bacaklarına sarılıp kucağına alsın diye ısrar etti ve saçları okşanınca adamın göğsüne yatıp tekrar uyudu.

ARKADAŞI SAHİP ÇIKTI
Bunun üzerine Zeynep'e kanı kaynayan aile; "İşte bu. Biz Zübeyde'yi değil Zeynep'i alalım. Ona öz evladımız gibi bakacağız" dedi. Öz anne Emine teklifi kabul edince Zeynep'in hayatı değişti. Tabii "o hayatın bitiş şekli de"... Sahipsizler mezarlığına gömülmesine ramak kala en yakın arkadaşı ve sırdaşı olan Aslıhan Kumtepe ortaya çıktı ve "Zeynep kimsesiz değildi. Cenaze masraflarını ben üstleniyorum" dedi. Tiyatro öğrenimi gören ve Kumtepe gözyaşları içinde anlattı "kankası" Zeynep'in bilinmeyenlerini.

'ÖYKÜLER YAZARDI'
"Bana zaman zaman ölürsem mezarıma papatyalar getir. Çocuğum varken ölürsem sen ona sahip çık, teyzesi ol sakın evlatlık verme diyordu. Tabutuna ve mezarına papatyalar götürdüm kardeşimin. Edebiyatı çok seviyordu. Esas amacı gazeteci-yazar olmaktı. Hikâyeler yazardı. Duygusal şiirler öyküler yazardı. Ama tek başına ayakta kalabilmek için iyi para kazanacağı bir mesleği olmalıydı. Kurslara gitti, üniversite kazandı, İktisat okudu. 'Ben çok çalışıp bu bankanın genel müdürü olacağım. CEO olacağım' diyordu. Gitar çalmak istedi ama 'yapamazsın parmakların kısa' dediler. Şarkı söylemek istedi sesi kötüydü. Babasının kendisine hediye ettiği küçük bir mızıka vardı. Onu çalar; 'Hiçbirini beceremedim bari mızıka çalayım' diyerek çantasından ayırmazdı.

AŞK OLMASA DA OLUR
Bir başka arkadaşı da: "Çok sosyaldi ama son zamanlarda tuhaflaştı. İçine kapandı. Yakınları çıktığı çocukla ilişkisine onay vermiyordu. Esas aşkı şimdi mühendis olan bir başka gençti. Kimseyi onun gibi sevemem. Rüyalarımda bile onu görüyorum. Çok genç olduğumuz için ikimiz de hatalar yaptık. En büyük hatam onu terk etmek oldu' diyordu. Oysa o genç adam okuyup başarılı bir mühendis olmuştu. Zeynep ise çocuk yapıp anne olabilmek için hemen evlenmek istiyordu. 'Bu saatten sonra aşk evliliği yapmasam ne olur. Önemli olan başımda bir kocam olsun. Çocuklarım olsun. Evlat nasıl yetiştirilir göstereyim' diyordu. Öldürülmesinden 3 gün önce birkaç kişiye: 'Öz annem 4 çocuğa bakmış ama bana bakamamış. Onu affetmem mümkün değil. Yine de anamdır deyip ilgilenmek istiyorum. Haftaya Migros'a gidip peynirden limona kadar her türlü erzaktan alıp kapısına götüreceğim. Sen beni besleyemedin ama ben yanındayım anne diyeceğim' demişti.

'BİZ MİRAS İSTEMEDİK'
Öz annenin yakınları ve Zeynep'in kardeşleri çok üzgün. Ablası Zübeyde diyor ki: "Annemin akli dengesinde sorun var. Çok da saf, cahil bir kadındır. Onun 'mirası istiyorum, evleri istiyorum' demesi sağdan soldan doldurma. Biz aile olarak hiçbir şey talep etmiyoruz." Bu arada Zeynep'in cenaze masraflarının arkadaşlarına gerek kalmadan bankası tarafından ödendiği de ortaya çıktı.
BİZE ULAŞIN