Cenazede fark etti miras peşine düştü

40 yıl yalnız yaşayan emekli albay Şinasi Yaycı 4 milyon TL mirasını TEV'e bağışladı Cenazede görevli üsteğmen soyadından akrabası olduğunu öğrendi Üsteğmen ve babası vasiyetin iptali için mahkemeye başvurdu

40 yıl boyunca yalnız yaşayan, süt ve sandviç yiyerek biriktirdiği 4 milyon lirayı Türk Eğitim Vakfı'na (TEV) bağışlayıp intihar eden emekli albayın cenazesi önce inanılması zor bir tesadüfü, ardından da "miras" kavgasını getirdi. Cenazeyi defnetmekle görevli üsteğmen tabuttaki soyadın kendi soyadıyla aynı olduğunu fark edince, emekli yüzbaşı olan babası Cem Yaycı'yı arayarak böyle bir tanıdıkları olup olmadığını sordu. Baba Yaycı da ölen kişinin kendi amcası olduğunu söyledi.

GELİRE DOKUNMADI
Şinasi Yaycı, 59 yıl önce Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu. Kıbrıs Barış Harekâtı'na katıldı. Eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Orhan Yiğit'in emir subaylığını yapan Yaycı, başarılı çalışmalarıyla pek çok ödüle layık görüldü. Emekli olduktan sonra da Fatih'teki Katip Kasım mahallesi İmrahor Hamamı sokaktaki evinde bir başına yaşamaya başladı. 40 yıl boyunca sadece terzisi ve dükkânını kiraladığı kahveciyle görüştü. Yaycı, Şişli'deki dairesi ve Fatih'te kendisinin de oturduğu 4 katlı binanın, aylık 5 bin TL'yi bulan kira gelirine hiç dokunmadı. "Bana 100 TL yeter" diyen Yaycı, 40 yılda 4 milyon liralık servetin sahibi oldu. Özellikle kız çocuklarının eğitim görmesini isteyen Yaycı, ara sıra telefonla konuştuğu emekli hâkim albay Sami Kadırgan'ın tavsiyesiyle mirasını TEV'e bağışladı. Yapılan protokolde, bu parayla kız öğrenciler için bir yurt yapılmasını istedi. Bu arada yaşadığı daire çöp yığını haline gelen Yaycı, TEV yetkililerince bir huzurevine yerleştirilmek istendi. Ancak, "Ben 40 yıldır böyle yaşıyorum. Hayatıma karışmayın" diyerek kabul etmedi. Yalnızca 3 aydır belindeki rahatsızlığın tedavisine razı oldu. Kırılan omurunun yerine yapay bir omur takıldı. Son dönemlerde ise çevresindekilere sık sık "intihar edebilirim" diye yakınıyordu. Yalnızlığın ve acıların doruğa ulaştığı geçtiğimiz Ocak ayında da beylik tabancısını başına dayayıp intihar etti. Cesedi kendisinden 3 gün haber alamayan arkadaşlarının polise haber vermesiyle bulundu.

BABASI DEVREDE

Emekli albay Yaycı'nın Levent Afet Yolal Camisi'ndeki cenazesine TEV Genel Müdürü Turgut Bozkurt ve diğer yöneticilerle, emekli hâkim albay Sami Kadırgan ile Kara Harp Okulu'ndaki sınıf arkadaşı, Kore gazisi albay İzzet Özçelik de katıldı. Cenazede görevli üsteğmen, tabuttaki soyadının kendi soyadıyla aynı olduğunu fark etti. Tabutun başında emekli yüzbaşı olan babası Cem Yaycı'yı arayarak böyle bir tanıdıkları olup olmadığını sordu. Baba Yaycı da ölen kişinin kendi amcası olduğunu söyledi. Cami avlusundaki bu buluşmadan kimsenin haberi olmadı. Yaycı, toprağa verilirken, adını gizli tutan üsteğmen ile baba Cem Yaycı, büyük mirasın peşine düştü.

VASİYETNAMENİN İPTALİ İÇİN GİRİŞİM
Cenazeyi defnetmekle görevli üsteğmen (yandaki fotoğraf) ve babası önce emekli albay Şinasi Yaycı'nın malvarlığını belirledi. Ardından mahalle arkadaşlarıyla görüşüp bilgi topladı. Geçtiğimiz hafta da Cem Yaycı vasiyetnamenin iptali için mahkemeye başvurdu. Cem Yaycı, dilekçesinde, amcası olan Şinasi Yaycı'nın yıllardır aileden uzak durduğunu anlattı ve amcasının akli melekelerinin yerinde olmadığını ileri sürdü. Yaycı, TEV'i "yangından mal kaçırır gibi davranmakla" suçladı, "Hatta mezar taşına soyadının Yağcı olarak yanlış yazdırıldığı tespit edilmiştir. Vakıf, bütün işlemleri bir oldu bittiye getirmiştir" ifadesine yer verdi.
BİZE ULAŞIN