Ezgiler dağlardan geldi

Şilili grup İnti İllimani'nin yanı sıra Moğollar, Agirê Jiyan ve Sesler ve Düşler grubu, Harbiye'de bir aradaydı. Inti Illimani üyeleri, benzer tarihlere sahip Türkiye ve Şili'yi 'birbirine yakın' buluyor

Harbiye Açıkhava Tiyatrosu, nam-ı diğer Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi, önceki akşam müzikseverlerle hıncahınç doluydu. Bunun sebebi ise, Çatı Parti Grubu'nun organize ettiği Dağların Ezgileri Buluşuyor isimli konser idi. İzleyenlere keyifli saatler yaşatan konserin ana konuğu, Şilili topluluk İnti İllimani olurken, Moğollar, Agirê Jiyan, Sesler ve Düşler grupları kendi tarzlarında müzikleriyle geceye ayrı bir renk kattı. Sahnede uzun süre ayakta alkışlanan Moğollar, Cem Karaca geleneğinden bir şey kaybetmediğini ispatlarlarken, türkülerin 'halkların çığlıkları' olduğunu söyleyen Agirê Jiyan grubun solistti Ali Geçimli, politik Kürtçe-Türkçe müzik yaptıklarını vurguladı. İstanbul Üniversitesi ÖKM Müzik Kulübü çıkışlı müzisyen öğrencilerden oluşan Sesler ve Düşler grubu ise ayrı bir tat olarak sahnede yerlerini aldı. Öte yandan, 2 Temmuz 1993 Sivas - Madımak katliamı da, konserde uzun süre protesto edildi.

DEMOKRASİNİN ŞİLİLİ NOTALARI

Türkiye'ye dördüncü kez gelen Şilili tanınmış grup İnti İllimani, ise konserin tek "yabancı" grubu olmasına rağmen "bizden birileri" gibi ilgi gördü. Uzun süre alkışlanan grup, Latin Amerika ruhu ve ezgilerini parçalarına yansıtırken muhalif karakterlerini en çok Venceremos parçasını söylerken hissettirdi. Uzun yıllar sürgün hayatı yaşayan grubun en yaşlısı ve kurucularından Jorge Coulon, konser provası esnasında SABAH'a açıkhava kulisinde verdiği özel demeçte, müziğin ülkelerin sosyo-politik yaşamlarından ayrı olmadığını vurgulayarak, "Şili ile Türkiye'nin benzer yanları olduğu"na dikkatleri çekti. Coulon, "11 Eylül 1973 askeri darbesinden sonra, Şili'de ciddi değişiklikler oldu. Son 20 yıldır Batı demokrasisinin normlarını yakalamaya çalışıyoruz. Bir demokrasi var. Hiç olmazsa insanlar işkence görüp kaybolmuyor. Ama sosyal adaleti olmayan bir demokrasi. Eğitim sistemimiz faşist Pinochet döneminde çok kötü idi. Hâlâ izleri var. Reformlar öyle kolay yapılmıyor. Tamamlanmamış bir demokrasi var ülkemizde" dedi. Coulon, dünyanın birçok coğrafyasında savaşların olduğuna değinerek müziklerinin barış, dostluk, kardeşlik mesajları taşıdığını vurgulayarak, "Irak ve Afganistan'ın durumu ortada. Demokrasi mücadelesi veren insanların işleri zor. Biz dünyayı dolaşarak notalarımızla demokrasi ve özgürlük mücadelesi veriyoruz. Müzik evrensel bir dildir. İnsanları yakınlaştırıyor. Bunun için bir araya gelmemiz gerekir" diye konuştu.
BİZE ULAŞIN