Adli Tıp'ta 'kirli eldiven' skandalı

Münevver Karabulut cinayetinde, Adli Tıp otopsi teknisyeninin sperm bulaşmış eldiven kullanmasıyla yaşanan skandalının ardından DNA'da hata yapılmaması için kriminal arşiv taraması yapılıyor

Adli Tıp yetkilileri, Münevver Karabulut'un giysilerinde bulunan spermin, başka bir ceset üzerinde çalışan otopsi teknisyeninin eldiveninden bulaştığı iddiasını doğruladı.
İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemede, kurumda görevli teknisyeninin bir başka cesede yapılan otopsiden sonra eldiveni çıkarmadan Münevver Karabulut'un otopsisine devam ettiği ve sperm izinin bu sırada bulaştığı belirlendiğini açıkladı.
Adli Tıp uzmanları bu karışıklığın ciddi bir hata olduğunu belirterek, "Ara sıra bu şekilde hatalar olabiliyor. Bir başkasının töhmet altında bırakılması çok üzücü. Dolayısıyla bu tür kurumların sıfır hata ile çalışacak biçimde düzenlenmesi lazım" dedi. Münevver Karabulut'un cesedi üzerinde yapılan incelemede ağız, boyun ve göğüs bölümündeki 3 ayrı yerden alınan vücut sürüntüsünde birden fazla erkeğe ait DNA örneği belirlenmişti. Karşılaştırma için aralarında Münevver'in babası Süreyya Karabulut, Cem G.'nin babası tutuklu Mehmet Nida G. ile arkadaşlarından oluşan 10 kişiden DNA örneği alınmıştı. Yapılan incelemede 9 kişinin DNA'sı cesettekilerle uymazken, sadece Münevver'in babası Süreyya Karabulut'tan alınan DNA tiplemesinin uyum sağladığı anlaşılmıştı.

ADLİ TIP'TA ALARM

Münevver Karabulut'un otopsisinde başka bir cesetten sperm bulaştığının ortaya çıkmasıyla patlayan skandalın tekrarlanmasından çekinen Adli Tıp yetkilileri, alarma geçti. Cesetteki incelemelerde tespit edilen birden fazla erkeğe ait DNA örneğinin, daha önceki vakalarla karışma ihtimalini ortadan kaldırmak için tüm kriminal DNA arşivi geriye dönük taranacak.
Masadaki kirlilik skandalıyla ilgili açıklama yapan Adli Tıp Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat, "Adli Tıp Kurumu'nu suçlamak haksızlık, hiçbir şey yoktur demek de aşırı iyimserlik olur. Çünkü olayın failleri tam olarak ortaya çıkmadığı için bu konuda söylenen her şey spekülasyondur, bilimsel bir boyutu yoktur" dedi.
BİZE ULAŞIN