Sinemacı engel tanımıyor

Çıngıraklı Top'tan sonra, çekimleri tamamlanan Kutu da engellilerin sorunlarını anlatacak. Saadet Işıl Aksoy, Mert Fırat ve Lale Mansur'un rol aldığı filmin yönetmeni, "Onlara yaşama alanı verilmiyor" diyor

Türkiye'de sayıları 3.5 milyon civarında olan işitme engelli yurttaşları, günlük yaşam içerisinde nasıl biz fark edemiyorsak, sinemamız da bu insanları yıllarca göremedi. Fakat çekimleri tamamlanan Kutu filmi ile onlar da bu sezon beyazperdede boy gösterecek. Çünkü İlksen Başarır'ın yönettiği Kutu filminin başrolünde işitme engelliler olacak. Başarır ile Mert Fırat'ın senaryosunu yazdığı, Fırat'ın, Saadet Işıl Aksoy ve Lale Mansur ile başrol oynadığı filmde, 'Call Center'da çalışan Zeynep (Saadet Işıl Aksoy) ile işitme engelli Onur'un (Mert Fırat) yaşadığı aşk hikâyesi anlatılıyor. Emre Karayel, Timur Acar, Ayten Uncuoğlu, Metin Çoşkun ve Şebnem Köstem'in de rol aldığı filmin Kadıköy'deki Cibali Balıkçı'sında yapılan çekimlerine misafir olduğumuzda şaşkınlık yaşıyoruz! Cibali Balıkçısı işitme engelliler için tasarlanmış bir kafeye dönüştürülmüş. Kafede herkes işaret diliyle konuşuyor. Filmin âşıkları Zeynep ile Onur da, kafede buluşmuş, hoş beş ediyor.

MANSUR: ÇOK MEMNUNUM

Sette karşımıza çıkan Lale Mansur, oldukça mutlu. "Bu ülkede engelli vatandaşların çok sorunu var. Milyonlarca engelli insandan bahsediyoruz. Ama buna karşın onları ne günlük hayatta ne de beyazperdede görüyoruz, ya da görmek istemiyoruz. İşte bu film bize onları gösteriyor. Bunun için çok memnunum," diyerek bu mutluluğunun sebebini açıklıyor. Mansur filmde Onur'un annesini oynuyor. Film için işaret dili öğrenmiş. Filmin hikâyesi Mert Fırat'a ait. Fırat, bir gün yönetmen Başarır'a, "Hiç konuşamayan biri, sürekli konuşan ama aslında konuşarak anlaşamayan birisiyle aşk yaşasa ne olur?" demiş. Bu sorunun muhatapları, bugün çekimdeler. Tabii bu fikri 1.5 yıl boyunca üzerinde çalışarak senaryolaştırmışlar. Fırat filmin seyirciyi engellilerin dünyasına götürmenin ötesinde, 'asıl engelli kim?' sorusunu da sorduğunu söylüyor. "Çünkü," diyor Fırat, "Artık konuşarak anlaşamadığımız dönemleri yaşıyoruz." Başarır ise, aslında insanların konuşmadan da anlaşabileceği üzerine bir film çekmek istediklerini söylüyor. İşitme engelli olmanın çok zor olduğunu düşünen yönetmen, "Onlara yaşama alanı verilmiyor. Biz biraz buna dikkat çekmek istiyoruz. Toplum olarak onları ötekileştiriyoruz. Oysa buna gerek yok,"diyor. Sette bir de, iki yönlü iletişim sağlayan 'engelli koçu' var: Aziz Kandemir. Hangi oyuncu takılırsa, onun imdadına yetişiyor. Annesi ve babası işitme engelli olduğu için "Ana dilim işaret dili," diyor. Ve bu dilin de aksanları olduğunu söylüyor. Bu, bize epey ilginç geliyor. Kasımda vizyona girmesi planlanan filmin bütün kopyaları, işitme engellilerin izleyebilmesi için alt yazılı olacak. Sözün özü, geçen sezon çekilen ama vizyona girmeyen Çıngıraklı Top bu yıl seyirciyle buluşursa, yeni sezonda engellilerin dünyasını anlatan iki film izleyeceğiz.

'ENGELLİ İNSANLARLA EMPATİ KURULMALI'
Filmin başrolünde oynayan genç, başarılı ve güzel oyuncu Saadet Işıl Aksoy, güzel bir aşk hikayesi izleyeceğimizi, bunun için filmde rol aldığını söylüyor. Tabii rol icabı da olsa farklı bir deneyim yaşıyor. Çekimler boyunca neler hissettiğini sorduğumuzda "Engellilerle diyalog kurarken dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. Onların iletişim kurarken farklı kodları var. Bunun için alışık olduğumuz tepkileri vermeyebiliyorlar. Ama bu çok normal. Çünkü aynı dili konuşmuyorsunuz. Fakat onların dilini öğrenirseniz, o zaman normal bir iletişim kurabiliyorsunuz. Bunun için de engellileri normal bir şekilde kabul etmek onlarla empati kurmak gerekiyor," cevabını veriyor.
BİZE ULAŞIN