'Çocuğum babasının asıldığı ağacı arıyor'

Mehmet Kanbur'un 1983'te idamı öncesi yazdığı mektup, eşine ulaştı. Mektubu alan Zeynep Kanbur, "Bir çocuğun babasının asıldığı ağacı araması kadar zor bir şey var mı?" diye sordu

Ankara Mülkiyeliler Birliği'nde dün öğle saatlerinde duygulu anların yaşandığı bir tören düzenlendi. 12 Eylül döneminde idam edilen Mehmet Kanbur'un ölmeden 10 dakika önce kelepçeli elleriyle eşine yazdığı mektup, yıllar sonra eşine ulaştı. Devrimci 78'liler Federasyonu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı arşivindeki mektuba ulaşarak eşine teslim etti. Paris'ten gelerek mektubu alan Zeynep Kanbur, "Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na mektubu almaya gittiğimde Mehmet sanki gelecekmiş gibi etrafıma baktım. Herhalde yazdıkları korkuttu, 26 yıl bunun için beklendi. Korkmasalar, etraflarında korumalarla gezmezlerdi. Onlar korkusuzca gitti. 'Biz pişmanız, keşke böyle bir şey yapmasaydık' deselerdi, kendi elleriyle getirip teslim ederlerdi. Ama bu insanlar 'biz korkmuyoruz, yiğitçe gidiyoruz, düzenin cellatlarına izin vermeyeceğiz, kendi sehpamızı kendimiz çekeriz' dediler" diye konuştu.

ÇOCUĞUM AĞACI ARIYOR
"Çok duygulandım, sevindim" diyen Zeynep Kanbur, duygularını şöyle ifade etti: "Kenan Evren mutlaka yargılansın. 12 Eylül cuntacılarının yargılanmasını canı gönülden istiyorum. Bir çocuğun babasının idam ağacını araması kadar zor bir şey var mıdır? Mezara gidiyor, darağacı arıyor. 'Acaba babamı hangi ağaca astılar?' diye. Onun için yargılansınlar. İdama giden bir insanın son isteğini sorarlar. Tabii ki ailesiyle, avukatıyla görüşmek ister. Bunlar hiç kimseye haber vermediler. Kafalarına göre mahkeme kurdular. 29 Ocak günü sabah saat 05.00-05.30 civarında gelerek, 'Başınız sağolsun. Cenazelerinizi alacak mısınız?' dediler."

YARGILANMADAN ÖLMESİN

Mehmet Kanbur'un kızkardeşi İnsaf Kanbur da törende konuşma yaptı. İnsaf Kanbur, "Gece vakti defin işlemi yaptılar. Bir subay 'Bunlara bu yakışır' dedi. 'Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. Cenaze töreni yapmak istiyorum' dedim. Oğlu Murat ağladı. 'Babamı görmek istiyorum' dedi. 'Ağlama Murat, bir gün baban altın harflerle yazılacak, faşist cunta korkacak' dedim. Beni mezardan aldılar. Murat belime sarıldı. 'Hala gitme' dedi. Devlete karşı gelmekten 9 gün tutuklu kaldım. Yargılama başladı. 9 ay verdiler, az geldi faşist cuntaya. Sonra 1.5 sene verdiler. Mehmet, yiğit bir insandı. Devrimciydi, korkmadı. Tek suçu halkını düşünmekti. Mehmet'in şimdi iki torunu var. En büyük mutluluk bu. Evren'in intihar etmesi onun için kurtuluş. Yargılanmadan ölmesin. Yargılanır ölürse, dünyanın en mutlu insanı ben olacağım" dedi.

26 YIL SONRA VERİLMEMELİYDİ

Mehmet Kanbur'un erkek kardeşi Süleyman Kanbur ise, "Cenazemizi dahi sahiplenmemize izin vermediler. Adil olmayan bir süreçten geçtikten sonra cenazeyi bir kenara bıraktırdılar, yeğenimi, yengemi, kardeşimi, ablamı tutuklamak için, bizim aileye daha büyük işkence yapmak için ellerinden geleni yaptılar. Bu cendereleri atlattık. Bugün sevincim var. Ama mektup bize 26 yıl sonra değil 3 ay sonra verilmeliydi" diye konuştu. ANKARA
BİZE ULAŞIN