Anne vasiyet etti, doktor bebeği yaşattı

Anne 7 aylık hamileyken beyin ölümü gerçekleşti. Bebeğin yaşaması için sezaryen şarttı. Ancak baba izin vermedi. Doktorlar da sorumluluğu üstlenip bebeği dünyaya getirdi

Yedi aylık hamileyken beyin ölümü gerçekleşen genç kadının ailesi bebeğinin doğmasını istemedi. Eşi kâğıt imzalayarak, "Bebek doğurtulmayacak" dedi. Ancak doktorlar inisiyatif alarak bebeği sezaryenle doğurttu. Kuvöze alınan bir aylık bebek şimdi bir buçuk kilo ve gayet sağlıklı. Baba ise sadece birkaç kez ziyaret etti bebeği. Anne adayı N.A. bir yıl önce evlenmişti. Henüz yirmi yaşındaydı ve hamileliğiyle ilgili her şey yolunda gidiyordu. Ancak bir sabah başına ani bir ağrı saplandı ve yere yığıldı. Hastaneye geldiğinde artık ayakta duramıyordu. 15 Temmuz'da Medicalpark Bahçelievler Hastanesi'ne acil yatışı yapıldı. Beyin kanaması geçirdiği anlaşıldı ancak kanama hızla yayılıyordu ve durdurulması da mümkün görülmüyordu. Beyin cerrahları hemen, karnındaki bebeğin durumu için jinekologlara haber verdiler.

ANNENİN SON SÖZÜ: ONA İYİ BAKIN

Jinekolog muayene için geldiğinde anne elini tuttu ve, "Doktor, bebeğim iyi değil mi" diye sordu. Sonra da son bir gayretle dudaklarından şu sözler döküldü: "Ona iyi bakın..." "O an bebek çok iyi görünüyordu" diyen Jinekolog Suat Erşahin de, "Söz veriyorum, sen hiç merak etme" diye yanıtladı talihsiz kadını. Dakikalar sonra da N.A. şuurunu kaybetti ve komaya girdi. Doktorlar birkaç saat içinde "beyin ölümü" raporu verdi. Jinekolog tekrar çağırıldı, zira annenin beyin ölümü gerçekleşmişti. Fakat karnındaki bebek hâlâ yaşıyordu ve onun için bir şeyler yapılabilirdi. Doktor bebeği kontrol etti, yaşaması için acilen sezaryenle alınması gerekiyordu. Sezaryen onayı almak için ailesine danıştılar. Ancak beklenmedik bir tepkiyle karşılaştılar... Babanın kararı kesindi, bebeği istemiyordu. "Doğmasını istemiyorum" dedi. Doktorlar ısrar ettiler, "O sizin bebeğiniz, sağlıklı şekilde yaşayabilir, erken doğacak ancak ona yaşam hakkı tanınmalı" diye ikna etmeye çalıştılar. Ama babayı kararından vazgeçirmek mümkün olmadı.

BİR AYDIR YOĞUN BAKIMDA

Doktorlar "Bizim sorumluluğumuz olur, onun bir kişiliği var" deyince de baba, bebeğinin doğmaması ve tüm sorumluluğun kendinde olduğuna dair bir kâğıt imzaladı. Eşine sezaryen dahil hiçbir müdahale istemediğini onayladı. Ancak doktorlar vazgeçmediler, genç kızın ailesinin de bebek üzerinde bir hakkı olabilirdi, erkek kardeşi çağrıldı. Fakat ailenin diğer yarısının da acısı büyüktü, fazla düşünmeden baba S.A. ile aynı yönde görüş bildirdiler, "Bebeği istemiyoruz" dediler. Annenin beyin ölümünün üzerinden saatler geçmişti ve bebeğin tıbbi durumu giderek kötüleşiyordu. Doktorlar bunun üzerine bir heyet kurdular. Hukukçulara danışıldı. Bu bebeğin bir kişiliği vardı, herşeye rağmen yaşayabilirdi. Ancak müdahale edilmediği takdirde birkaç saat içinde ölecekti. Jinekolog Suat Erşahin bunun üzerine sorumluluğu üstlenerek kritik bir karar aldı ve 11 Temmuz günü bebeği sezaryenle dünyaya getirdi. Erkek bebek annesinin karnından çıkınca ağlamadı bile. Hemen yoğun bakıma alındı. Bir kilo yirmi gramdı. Anne ise sezaryenden bir gün sonra yaşamını yitirdi. Minik bebek bir aydır yoğun bakımda ve tam bir buçuk kilo oldu. Babası ise sadece birkaç kez ziyaret etti.

KUVÖZDEN ÇIKINCA GELECEĞİ ÇİZİLECEK
Bebek bir aydır yoğun bakımda. Tüm masrafları ise hastane tarafından üstleniliyor. Babasının doğumdan sonra ziyaret etmekle yetindiği bebeğin geleceği ise tam olarak sağlığına kavuştuktan sonra belirlenecek. Doktor Suat Erşahin, "Baba ağır bir travma geçirdi. Bebeğini kucağına alınca onu bir daha bırakamayacağını düşünüyorum. Ama istemezse Sosyal Hizmetler'e haber vereceğiz" diyor.

BİZE ULAŞIN