Eylül; yaşlanmayı anlamak

Yar. Doç. Dr. Med. Tümer Ulus, sabah.com.tr için yazdı...

Bir bilim insanı, Prof. Dr. Nejat Gacar, Kocaeli Üniversitesinden değerli meslektaşlarımızın katkılarını derleyerek oluşturduğu kapsamlı bir bilimsel çalışmaya çok güzel ama o kadar da hüzünlü bir isim vermiş: " Adı Eylül "

Hazan mevsimi Eylül ile başlıyor. Devinim, değişim içindeki doğa ilkbaharın suyunu, bereketini değerlendirdi, devşirdi, yazın enerjisini topladı, yaralarını sardı, güçlenerek olgunlaşarak meyvelerini verecek ve yaşam acı ve tatlı yanlarıyla sürmeye devam edecek.

Umarım ülkemin insanları, öğretmenlerimiz ve milyonlarca öğrencimiz dinlenme fırsatı buldu, yeni deneyimler edindi ve kendini yeni bir eğitim ve öğretim dönemine bedenen ve ruhen hazırladı, geçmişten, yaşanmışlıklardan pişmanlık duymadan ama olumlu dersler çıkarmış olarak ileriye bakıyordur.

Genç bir nüfusa sahibiz ve bu bize umut veriyor, güç veriyor ama çok büyük bir sorumluluk da yüklüyor. Toplum olarak bu büyük sorumluluğun ve sorunun altından kalkmak için bütün gücümüzle çalışmalıyız. Çocuk ve gençlerimize yardım edebilmenin birinci şartı onları SEVMEMİZDİR.

Anadolu topraklarında binlerce yıldır biriktirdiğimiz kültürümüzde, medeniyetimizde, gelenek ve göreneklerimizde insan sevgisi vardır. Bu, tüm yoksulluk, yoksunluk, yorgunluğa rağmen vardır.

Yaşlılarımız da çocuklarımız ve gençlerimiz gibi çok sevilirler ve saygı görürler toplum içinde.

Ancak ekonomik sıkıntılar, eğitimsizlik, yeni ve oturmamış yaşam biçimlerimiz, plansız şehirleşme, temelsiz ve çatısız modernleşme, değer yargılarımıza bilinçli, bilinçsiz saldırılar sevgimizi göstermemize ya mani oluyor ya da hata yaptırıyor bizlere.

Yıllar içinde, ne mutlu bizlere, yaşı 65' in üzerine çıkan canımız kadar sevdiğimiz çınarlarımız çoğalıyor ve bizler bu tecrübeli, birikimli insanlarımızı toplum içinde daha çok görüyoruz ve umuyorum onlardan yararlanıyoruz.

Ve umuyorum onları yaralamıyoruz, örselemiyoruz. Bu tür olumsuzluklar oluyor ise bunun tek nedeni eğitimsizliktir, bir türlü gözünü çıkaramadığımız parasızlıktır.

Bir yandan toplumun tümüne, yaşlılara nasıl davranmaları gerektiğini bir yandan da nasıl yaşlanmamız ve nasıl yaşlılığa hazırlanmamız gerektiğini öğretmemiz şart, bunu büyük bir gayretle yapanlara toplum olarak destek olmalıyız ve önlerini açmalıyız.

Sizlere bu elektronik ortamda yaşlılar ve yaşlılıkla ilgili bilgiler vereceğim. Sorun olduğunu göremediğimiz sorunların üzerine ışık tutarak görünmesini sağlayacağım. Sorun sandığımız, kendimize dert ettiğimiz konuların ne kadar önemsiz olduğunu anlayacaksınız. Gençlerle yaşlıların sorunları arasında paralellikleri ve/ veya benzerlikleri bulacağız. Yaşlılığa hazırlanmanın yöntemlerini örneklerle öğrenecek ve uygulamaya gayret edeceksiniz. Çok sevdiğiniz dedenize, annenize, teyzenize sabrınızı neden kaybettiğinizin ayrımına varacak ve onları sevindirmenin gönlünü almanın mutluluğunu tadacaksınız. Yaşlı ve özellikle yaşlı hasta bakımının zorluklarını birlikte göğüslemenin gerekliliğini tartışacağız.

Bu girişle birlikte bu alanda kullanılan terimlerin bazılarını belirtip açıklayalım.

Gerontoloji géron ve lógos yani yaşlı adam ve bilim kelimelerinden oluşturulmuş ve yaşlıyı, yaşlanmayı ilgilendiren tüm konuları kapsar. Beklenen yaşam süresi artmış ve süre uzadıkça yaşlıyı ve yaşlılığı ilgilendiren alan ve sorunlar genişlemiş, buna bağlı olarak gerontolojiyi kendi disiplinleri içine de almak zorunda kalan uzmanlık alanları çoğalmıştır. Sağlıkçılardan sosyologlara, ekonomistlerden mimarlara nerede ise tüm bilim dalları yaşlıların ve yaşlanmaya bağlı sorunların çözümüne katkı verme çabası içine girmişlerdir.

Örnek olarak şehir planlamacıları ve/ veya mimarlar yaşlıların daha rahat yaşamasını ve hareket edebilmelerini sağlamaya çalışırken sağlıkçılar da İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı kapsamında "Geriatri" Bilim dalını oluşturup doğrudan onların özgün sağlık sorunlarına yoğunlaşarak yardım etme yoluna gitmişlerdir. Buna koşut olarak sağlık hizmetlerinin tüm alanlarında yaşlılara yönelik hizmetler özgünleşmiş ve odaklanmıştır. Yaşlının tedavisi gibi bakımından sorumlu olanlar da eğitmelerinde bu yönden de bilgilendirilmiş ve donatılmışlardır. Sağlıklı yaşlıların gözetimini sağlayanların da eğitimi bu göz önüne alınarak yapılmaktadır.

Yaşlılık bir hastalık değildir. Yaşamın bir evresidir. Tüm evreler gibi güzellikleri ve sorunları vardır. Sayın Gacar, " Kırgınlıklar mevsimidir Eylül!.. " demiş. İnsansak İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış mevsimlerini yağmuru, karı, güneşi, rüzgârı, meyvesi, kuraklığı, soğuğu ve sıcağıyla birlikte el ele yaşamak ve yaşlanmak zorundayız. Doğarken de elveda derken de yaşama birbirimize destek olalım. Kırmayalım,kırılmayalım.

BİZE ULAŞIN