Çağdaş sağın aydını Çakmaklı'ya veda

Çağdaş bir sağ - entelektüel olarak Yücel Çakmaklı, Anadolu'da hasılat rekorları kıran filmleriyle, geniş kesimleri yeniden inanç düşüncesiyle barıştırmaya savaştı

Yücel Çakmaklı, 72 yaşında öldü. Adına ister 'İslâmi Sinema', ister 'Milli Sinema', isterse bir dönemde dendiği gibi 'Beyaz Filmler' deyiniz. Ya da sadece Türk sinemasıyla yetininiz.... Çok önemli bir kayıp olduğu hiç tartışılamaz. Gazetecilik okuyan ve filmler üzerine yazarak işe başlayan Çakmaklı, 1970'lerin son derece gergin ve tartışmalı ortamında ve birbiri ardına gelen Miliyetçi Koalisyon iktidarlarının gölgesi altında, temelde İslâm değerleri, onun yanı sıra biraz Kemal Tahir etkisiyle oluşmuş bir Doğu- Batı kültür çelişkisi, hatta zıtlaşması ögesini işleyen filmlerle tanındı. Konuları en çok modern bir toplumda inanç sorununu yaşayan birey tema'sı çevresinde döner. Bu açıdan diyelim ki Dreyer, Rossellini, Bergman gibi yönetmenlerle bir akrabalığı vardır. Ama bunu yaparken, belli bir akılcılığı ve sağduyuyu da elden bırakmaz, asla bir 'ham softa' konumuna düşmez.

BARIŞTIRMA ÇABASINDAYDI

O çağdaş bir sağ-entelektüeldir. Önce bir "Kâbe belgeseli" , sonra Türkan Şoray'lı Birleşen Yollar'la tam 1970'de başlayan bu serüvende, "Zehra" , "Oğlum Osman" , "Kızım Ayşe" , "Diriliş" gibi, hepsi özellikle Anadolu'da hasılat rekorları kıran filmlerle, sanki geniş kesimleri yeniden inanç düşüncesiyle barıştırmaya savaşır. "Memleketim" ise İslami düşünceyle Kemalistleri bir noktada buluşturmayı dener. O nedenle bu filmi önemsemiş, çok olumlu bir eleştiri yazmış ve Çakmaklı'yla dostane ilişkiler geliştirmeye başlamıştım. Çakmaklı sonraları yoğun biçimde çalıştı. "Bir Adam Yaratmak"la başlayan TV dizisi serüveni, "Denizin Kanı" , "Dördüncü Murat" , "Hacı Arif Bey" , "Küçük Ağa" ve "Kuruluş" gibi çok önemli ve hâlâ hatırlanan dizilerle sürdü. TRT'nin Kültür Bakanlığıyla işbirliği yaparak, bunları DVD formatında piyasaya sürmesi beklenir. Çakmaklı, tartışmalı "Minyeli Abdulah" filmlerinden sonra (iki film) sinemada pek etkili olamadı. Ama çağdaş bir toplum içinde ve demokratik bir yapı çerçevesinde, İslami değerleri sanat yoluyla savunma misyonunun baş temsilcisi olarak anılacak. Bu tarz işler yapmak isteyen yeni kuşaklar için hep örnek olarak kalacak.
BİZE ULAŞIN