Taksim'de konukları rengârenk bir iftar...

Taksim'deki eski evlendirme dairesi iftar çadırı olmuş. Sokak çocuklarından, alışverişe gelen ailelere, hayat kadınlarından, elinde gitarıyla kartvizitini dağıtana kadar her çeşit konuk var

İstanbul'un merkezi Taksim'de, ramazan çadırı yok... Beyoğlu Belediyesi de, Taksim Gezi Parkı'ndaki eski evlendirme dairesinde iftar yemeği dağıtıyor. Ayrıca Kulaksız, Kasımpaşa, Cinderesi ve Taksim'de oluşturulan platformlarda da günde yaklaşık 6 bin 500 kişiyi ağırlıyor. Binlerce nikahın kıyıldığı eski "Beyoğlu Evlendirme Dairesi" eski avizeleri, kırmızı halıları ve kalın işlemeli perdeleriyle eski bir sarayı andırıyor uzaktan bakınca. Salonun havası, Beyoğlu'nun adına yakışıyor kısacası. Konukar da öyle...

GEZİ PARKI, DERT PARKI

Sokak çocukları, madde bağımlıları, eşcinseller, hayat kadınları, şiddete maruz kalan kadınlar salonun müdavimleri arasında. Tarlabaşı ve Beyoğlu sakinleri de iftar yemeğinin her akşamki baş konukları. İftar yemeğinin mönüsü ise kuru fasulye, pilav, çorba. Bir buçuk saat önceden kuyruk oluşmaya başlıyor. Kuyrukta bekleyenlerden Beyhan Karaçam, evlendirme dairelerine alışık olduğunu söylüyor. Çünkü üç evlilik yapmış. Son kocası ise bıçaklanarak öldürülmüş. İki aydır işsiz. Kadın sığınma evinden, günü dolduğu için çıkarıldığını söyleyen Karaçam, "İhtiyacım olduğu için her gün geliyorum" diyor. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, ilçede verilen iftar yemeklerine dönüşümlü olarak katılıyor. Onlarla birlikte iftarını açıp, sonra çaylarını yudumluyor Gezi Parkı'nda. İş ve sığınacak bir sıcak yuva isteyenlerin ardı arkası kesilmiyor. Çadırdaki iftara gelip, izdivaç programlarına çıkmak için yardım isteyenlerin sayısı da hayli fazla. İftara eşi ve çocuğu ile gelen Eskişehirli Ramazan Mutlu'nun derdi ise iş... İşsiz olduğu için her akşam çocuğu ve kendisiyle iftar çadırına geliyor. Muhabbet son hız sürerken, evlendirme dairesinin içindeki platforma çıkan müezzinin ezanı okumasıyla birlikte uğultu yerini çatal, kaşık sesine bırakıyor. Aslında çoğu oruç tutmuyor gelenlerin. Hızlı hızlı yemeklerini yiyerek Gezi Parkı'ndaki banklara atıyor kendini. Sigaralarını yakıp, bir sonraki akşam menüde nelerin olacağına dair kendi aralarında iddiaya giriyorlar.

BİR YEMEKTE 385 KİLO ET
Adı Ramazan Candan Kırklarelili. Yıllarca gece kulüplerinde İspanyolca şarkılar söylemiş. 34 yaşındaki Candan, elinde gitarı iftara gelenlere kartvizitini dağıtıyor iş arıyor. Birbirinden ilginç portreler, iftar sonrasında Erhan Öztürk'e anlatıyorlar hikâyelerini... Bir akşamda 385 kilo et 2 bin 750 de ekmek tüketiliyor...

BİZE ULAŞIN