Yaşlılık olgusu

Yar. Doç. Dr. med. Tümer Ulus, sabah.com.tr için yazdı...

Tüm dünyada, özellikle ülkemizde nüfus artışına ve sağlık sisteminin gelişimine koşut 65' yaş üstü insanlar, tüm alanlarda insanlığa maddi, manevi değer katmaya artarak devam ediyorlar.

Yaşlıları ve yaşlanma olgusunu göz önüne almamak, yaşlılığın toplum ve ekonomi içinde etkileşimini değerlendirmemek mümkün değildir. Yaşam süresi uzadıkça, onlara sunulan ekonomik ve sosyal imkânlar nicel ve nitel olarak arttıkça bilimsel saptamalar, çalışmalar artacaktır ve artmalıdır. Dünyada ve ülkemizde bu alanda çok değerli bilimsel çalışmalar yapılmış ve yapılmaktadır.

GERONTOLOJİ artık mimariden ekonomiye, tarihten iletişime ve doğal olarak sağlığa, tüm bilim dallarının ilgi alanına girmiştir. Bilimde mutlak son olmadığı için gerontolojide de bu kavramın tarihsel, kültürel, fiziksel, ekonomik, bedensel, sosyal aspektlerinin değişimi, açılımı, tarifi yinelenerek yenilenmeli, disiplinler arasından dayanışma ve yardımlaşma diri tutulmalıdır.

Dilimizde yaşını başını almış insanlarımız için olumlu kavramlar kullanılır, onlara saygı duyulur, fikir danışılır. Bu değerli insan gücümüzden evlatlar, torunlar, komşular nihayet ülke olarak yararlanmalıyız.

Başımızdan eksik olmasın dediğimiz bu akil insanların yaşamlarını kolaylaştırmamız gerekir. Onların zaman geçirdikleri tüm alanları düzenlemek yarının yaşlılarının da yararına değil midir?

Tüm uzmanlar, bilim adamları, sanatkârlar, zanaatkârlar belki biraz görme, duyma duyuları azalmış, kas- iskelet sistemleri güçsüzleşmiş, hastalıklara karşı daha duyarlı olan bu büyük güce yaşamı kolaylaştırmak için kafa yormalı, ortak çalışmalı, projeler geliştirmeli, pratik hayata uyarlamalıdır. Bu yapılacak hizmetlerden tüm yaş grupları ve çeşitli derecelerde sakatlanmış veya özürlü kişilerimiz yararlanacaktır onlarla birlikte.

Hukukçular, sigortacılar, mimarlar gibi tüm mühendisler, sağlık planlamacılar, ekonomistler, truzimciler velhasıl tüm yaratıcıların, üreticilerin, uygulamacıların tek tek ve/ veya birlikte yaşlılarımıza nasıl hizmet götürebileceklerini kurgulamalı, onları kendileriyle ve diğerleriyle barışık mutlu bir çevre yaratmanın peşinde olmalıdırlar.

Mutlu ve sağlıklı bireylerden oluşmuş bir toplum istiyor muyuz? Yanıtı içten bir evet ise şartları şunlardır:

Bebeklerimizi anne hamile kalır kalmaz dengeli ve doğru beslemeliyiz, onlara temiz bir çevre sunmalıyız, öğrenimlerine ama özellikle toplumda, evde, okulda iyi eğitilmelerine çok önem vermeliyiz. Gençlerimizin hayallerini yıkmamalı, amaçları doğrultusunda önlerini açmalıyız. Yetişkinlerin doğru beraberlik kurabilmeleri için ekonomik ve sosyal olanaklar sunulmalıdır. Doğru meslek seçimlerinde onlara, kendilerini sınama imkânı tanınmalıdır. Mesleğini severek yapmış, geçimini sağlayabilmiş, emekliler olmalıdır yaşlılarımız. Çocuklar nine ve dedeleriyle, evlatlar anne-babalarıyla barışık olmalıdır.

Yaşlıların sosyal ve sağlık durumunun iyileşmesi ve yaşlılık sorunlarının saptanması ve çözümü için Bilim dünyasında tüm disiplinler ortak çalışmalıdırlar. Hiç bir bilim dalı yaşlıları göz ardı edemez. İlahiyatçılardan şehir planlamacılarına, sağlıkçılardan hukukçulara, sosyologlardan iletişimcilere tüm uzmanlar Ana Bilim Dallarına gerontolojiyi katmalıdırlar.

Yaşlılarımızı sağlıklı, mutlu kendisi ve toplumla barışık kılmak için el ele vermeliyiz.
BİZE ULAŞIN