10 gün sonra Türkiye'ye dönecekler

Aden Körfezi'nde kaçırıldıktan 89 gün sonra korsanlarla yapılan anlaşma sonucu serbest bırakılan "Horizon 1" gemisinin mürettebatı, yaklaşık 10 gün sonra Türkiye'ye dönecek.

Kaçırılmasından 89 gün sonra serbest bırakılan Horizon 1'in sahibi olan Horizon A.Ş'nin avukatı Nilgün Yamaner, şirketin yönetim kurulu adına Fatih Çalışkan, Personel Müdürü Ömer Özgür ve Operasyon Müdürü Ahmet Taymez ile basın toplantısı düzenledi.

Yamaner, gemi ve 23 personelin dün akşam saat 17.45'te kurtulduğunu, halen Horizon 1'in Gediz firkateyninin eşliğinde Aden Körfezi'nden Ürdün'ün Akabe limanına seyir halinde olduğunu bildirdi. Kızıldeniz'in başına kadar gemiye eşlik edecek Gediz firkateyninin, gemideki personele sağlık yardımı ve yiyecek takviyesi yaptığını anlatan Yamaner, Akabe limanına kadar olan yolculuğun yaklaşık 1 hafta, 10 gün sürebileceğini kaydetti. Burada gemi ve personelin özel bir uçakla karşılanacağını belirten Yamaner, ardından Türkiye'ye getirileceklerini anlattı.

Yamaner, kurtarma sürecinin personelin zarar görmemesi için uzun sürdüğünü ifade ederek, korsanlarla yapılan anlaşma gereği verilen paranın miktarını, kaçırılan diğer gemiler ve bundan sonra kaçırılabilecek gemi ve personelinin selameti açısından açıklayamayacaklarını söyledi. ''(Maddi ve manevi fedakarlık yaptık) demekle yetiniyoruz'' diyen Yamaner, şunları söyledi:

''Kendi öz kaynaklarımızı kullandık. Sigorta şirketleriyle mutabakat yapmayı, işlemleri bitirmeyi beklemedik. İşlemleri beklemek, personeli bir 15 gün daha orada tutabilirdi. Bizden istenilen rakamı deklare etmek istemiyoruz. Korsanlarla bir anlaşma yapıldı. Şu an gemimiz ve personelimiz serbest. Korsanlık, yeni bir sektör yaratmış durumda. Gemi kaçırılır kaçırılmaz, şirkete ve avukatlık bürosuna birçok yerden mesajlar geldi. Bunlar içerisinde, geminin kurtarılması sürecindeki her aşamada aracılık etmek isteyenler vardı. Fidye için aracılık etmek isteyenler, koruma hizmeti için aracılık etmek isteyenler, fidyeyi sigorta etmek isteyenler... Çok büyük bir sektörle karşı karşıyaydık. Biz şirket bünyesi içerisinde kurulan bir komite ile birebir korsanlarla yapılan görüşmelerle çözüme ulaştık. O bölgede yaşayan insanların gelir durumu ve yoksulluk, korsanlığın sebeplerinden biri ama bu yüzyılda, bu şekilde korsanlık çok da kabul edilir bir şey değil.''

Geminin kaçırılmasının sürekli gündemde tutulmasının korsanlar ile yapılan pazarlıkta istenen tutarın yükselmesine neden olduğunu ileri süren Yamaner, ''Konunun gündemde tutulması fidyeyi artırıyor maalesef. Bunu itiraf etmeliyiz'' dedi.

Yamaner, geminin kaçırılması dolayısıyla 1.5 milyon dolar navlun kaybı yaşadıklarını da sözlerine ekleyerek, bundan sonraki sürecin avukatların işi olduğunu söyledi.

''BU BİR TAKTİKTİ...''

Genel Müdür Fatih Çalışkan da zorlu süreçte kendilerine destek olan herkese teşekkür ederek, şu anda korsanların elinde 3 tane daha kaçırılan gemi bulunduğunu, Horizon 1'in en son kaçırılan gemi olmasına rağmen en erken kurtulduğunu söyledi. Korsanların kaçırdıkları gemilerden, sadece bir Norveç gemisinin 2 aydan önce bırakıldığını hatırlatan Çalışkan, bu geminin de yükünün riskli olması nedeniyle 20 günde bırakıldığını anlattı.

Sülfür yüklü olan Horizon 1'in yükünün gemiye zarar verdiği iddialarına ilişkin Çalışkan, hiçbir geminin taşıyamayacağı yükü almadığını, böyle bir olayın söz konusu olmadığını da vurguladı. Çalışkan, ''geminin yükünün gemiye zarar vereceği'' iddiasını, Horizon 1'i korsanların elinden daha çabuk kurtarabilmek adına kendilerinin ortaya attığını belirterek, ''Bu bir taktikti. Biz bunu kullandık ve korsanlar üzerinde başarılı olduk ama bu iddia, Türkiye'de biraz paniğe yol açtı'' şeklinde konuştu.

Çalışkan, mürettebattan Mustafa Şenkal'ın silahla yaralanmasına ilişkin de Şenkal'ın korsanın silahının ateş alması sonucu ayağından hafif yaralandığını hatırlattı. Kurşunun Şenkal'ın ayağını sıyırdığını vurgulayan Çalışkan, ''Endişe edecek bir şey yok'' dedi.

Deniz ticareti yapmak isteyenlerin, kesinlikle o bölgeden geçmek zorunda olduğuna işaret eden Çalışkan, Horizon 1'in kaçırılmasının ardından şirketin 3 gemisinin daha aynı yolu kullandığını anlattı. Korsanlığa karşı şirket olarak bazı önerilerinin de bulunduğunu belirten Çalışkan, bu nedenle devletin yetkili organlarıyla temas halinde olduklarını söyledi.

Şirketin operasyon müdürü Ahmet Taymez de Horizon 1'in geçişiyle ilgili bölgedeki uluslararası ve Türk güvenlik birimlerine bilgi verildiğini ancak o sırada başka bir olayın meydana gelmesinin güvenlik güçlerinin Horizon 1'in kaçırılmasına müdahale edilmesini engellediğini belirtti. Taymez, ''Vazgeçilmez bir yol. Başka bir rotada bu yükü taşımak imkansız gibi ya da çok pahalı'' dedi.

GEMİNİN SERBEST BIRAKILMA HABERİ GEMİ PERSONELİ GÜRKAN SARI'NIN AİLESİNE BÜYÜK BİR MUTLULUK YAŞATTI

Aden Körfezi'nde korsanlarca 8 Temmuzda kaçırılan Horizon-1 gemisinin serbest bırakılma haberi, gemi personelinden Gürkan Sarı'nın Mersin'de yaşayan ailesine büyük bir mutluluk yaşattı.

Gürkan Sarı'nın (33) merkez Mezitli ilçesine bağlı Tece beldesindeki Şahintepe Mahallesi'nde yaşayan babası Turgut Sarı (58), gazetecilere yaptığı açıklamada, eşi Gülperi Sarı (54) ve gelini Fadime Sarı ile 97 gündür çaresiz bir şekilde beklediklerini söyledi.

Dün kendilerine iletilen bilgiye göre, bir hafta içerisinde oğullarına kavuşabileceklerini umduklarını ifade eden Turgut Sarı, ''97 gündür tedirgin bir şekilde bekliyorduk. Artık mutlu sona az kaldı, sevinçliyiz'' dedi.

Anne Gülperi Sarı da geminin kaçırıldığı haberini aldıklarından beri sürekli gözyaşı döktüğünü ancak oğuluna kavuşacağı yönündeki inancını hiçbir zaman kaybetmediğini belirtti. Geminin serbest bırakılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Sarı, şöyle konuştu:

''Oğlumu her gece rüyamda görüyordum. Kalktığımda ise yüzü gözümün önünden gitmiyordu. Hiç kavuşacağımı görememiştim. Artık gözyaşlarım tükenmek üzereydi. Evlat kaygısı hiçbir şeye benzemezmiş, bu acıyı her dakika hissettim. Ama mutlu haberle sevinç ve umudu bir arada yaşıyorum.''

Gülperi Sarı, oğlunun 10 yıldır gemilerde çalıştığını belirterek, ''Bundan sonra aynı işi yapmaya devam eder mi bilmiyorum ama bir daha böyle bir sıkıntıyı hiç kimsenin yaşamamasını temenni ediyorum'' diye konuştu.

GEMİNİN 4. KAPTANI AYSUN AKBAY AİLESİNE TELEFONLA ULAŞARAK PERSONELİN İYİ OLDUĞUNU BİLDİRDİ

Aden Körfezi'nde korsanlarca 8 Temmuz tarihinde kaçırılmasının ardından sağlanan anlaşma ile dün serbest bırakılan Horizon-1 gemisinde 4. Kaptan Aysun Akbay, İzmir'deki ailesine telefonla ulaşarak, bütün personelin iyi olduğunu bildirdi.

Aysun Kaptan'ın babası Özcan Akbay, geminin serbest kalmasının ardından kızlarından bekledikleri telefonun gece saatlerinde geldiğini, Aysun'un sevinçli bir şekilde konuşarak, 'Türkiye'yi çok özlediğini' söylediğini bildirdi. Aysun Akbay'la yaklaşık 7 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptıklarını ifade eden Akbay, görüşmeyle ilgili şunları anlattı:

''Aysun, personelin tamamının, gemiye refakat ve koruma sağlayan TCG Gediz (F-495) firkateynine alındığını, herkesin, tüm personelin sağlık durumunun iyi olduğunu, Horizon 1'in de bomba olasılığı göz önünde bulundurularak arandığını söyledi. Sevinçliymiş herkes. Bir an önce Türkiye'ye dönmeyi bekliyorlarmış. 'gün sayıyorum kavuşmak için' dedi. Ben de gelecekleri tarihin belli olmasının ardından onu İstanbul'da karşılayacağımızı söyledim, ona da sevindi. 10 günü bulurmuş Türkiye'ye dönmeleri. Aradığında geminin yakıt ikmalini beklediğini, ardından Ürdün'e hareket edeceklerini söyledi.''

Akbay, kızıyla çok detaylı konuşamadıklarını, ancak herkesin iyi olduğunu öğrendikleri için mutluluk duyduklarını, anne Şerife Akbay'ın da kısa bir süre kızıyla konuşma şansı yakaladığını sözlerine ekledi.

OĞLU KORSANLARIN ELİNDEN KURTULAN SABİHA ANAR: SEVİNÇTEN SABAHA KADAR UYUYAMADIM

Sabiha Anar(75) yaklaşık 3 aydır korsanların elinde olan oğlunun kurtulma haberini alınca sevinçten sabaha kadar uyuyamadığını söyledi. Duygularını sevinç gözyaşları içinde anlatan anne Anar, şimdi oğluna sarılacağı günü dört gözle bekliyor.

8 Temmuz 2009 tarihinde Horizon-1 adlı geminin Aden Körfezi'nde korsanlar tarafından gasp edilmişti. Suudi Arabistan'dan Ürdün'e giderken korsanlar tarafından ele geçirilen gemide bulunan 23 mürettebattan biri de Ahmet Anar. Adanalı arkadaşı Süleyman Karaytu ile aynı gemide çalışan Anar'ın kurtarılma haberi aileyi sevince boğdu. Onun kurtarılmasına en çok sevinen ise anne Sabiha Anar. Her gün oğlundan gelebilecek güzel bir haberi bekleyen anne Anar, oğlunu kurtaran yetkililere ve Horizon Şirketi çalışanlarına teşekkür ediyor. "Oğlum sinirliydi korsanlara kafa tutmasından korktum" diyen Baba Şakir Anar ise kaçırma olayının mutlu sonla bitmesine sevindiğini belirtiyor.

"DAVUL ZURNA TUTTUK YEĞENİMİZİ BEKLİYORUZ"

Gemide korsanların elinden kurtarılan diğer mürettebat ise Adanalı Süleyman Karaytu. Karaytu'nun ailesi de güzel haberle bayram sevinci yaşıyor. Adana'da Süleyman Demirel Bulvarı'nda oturan halaları Aysel Akkurt ve Nevber Karaytu, yeğenleri için 'davul zurna tuttuklarını' sevinçlerini herkesle paylaşacaklarını aktardı. Horizon Denizcilik yetkililerinin emanetleri olan çocuklarına sahip çıktığını anlatan Aysel Akkurt, "Önceleri kurtarılmada geç kalındı kimse ilgilenmiyor diyorduk. Ancak sabretmemiz istenildi. Yaklaşık 3 ay sonra mutlu haberi bize verdiler. Kendilerine teşekkür ederim." şeklinde konuştu.

"BAYRAM SEVİNCİ YAŞIYORUZ"

Horizon Gemicilik yetkililerinden Fatih Çalışkan, 23 mürettabatın korsanların elinde olduğu Ramazan Bayramı'nda bayram yapamadıklarını vurgulayan Çalışkan, "Şimdi bayram sevinci yaşıyoruz." şeklinde konuştu. Sürecin gizlilik ve özverili bir şekilde geçtiğini anlatan Çalışkan, aracı kullanmadıklarını vurguladı. Çalışkan, "Görüşmeleri kendimiz yaptık zor bir süreçti. Korsanların elinde 4 gemi vardı. En son bizimki rehin alınmıştı. En erken bizimkini serbest bıraktırdık. 20 gün önce de çözüme ulaşmıştık ancak bir sıkıntı çıktı. Bugün ise sonuca ulaşmaktan çok mutluyuz." dedi.

BİZE ULAŞIN