Domuz gribi aşısı için anlaşmaya varıldı

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 25 milyon doz domuz gribi aşısıyla ilgili sözleşmeyi bitirdiklerini belirterek, ilk dozları bu ayın sonuna kadar alacaklarını bildirdi.

Recep Akdağ, Makedonya Sağlık Bakanı ile görüşmesinde bir gazetecinin, ''(2010 domuz gribi yılı olacak, kitlesel ölümler olacak) şeklinde açıklamanız oldu. Türkiye'de ne gibi tedbirler alındı?'' sorusu üzerine, domuz gribi salgınını dünyada en az hasarla atlatacak ülkelerden birinin Türkiye olacağını söyledi.

Akdağ, ''3 ayrı firmadan aşı alıyoruz. Bu firmalardan biriyle anlaşmamız bitti. 25 milyon doz aşıyla ilgili sözleşmemizi bitirdik, tamamladık. İlk dozları bu ayın sonuna kadar almış olacağız. Bunu da ilk defa açıklıyorum. Aşağı yukarı 18 milyon doz aşıyla ilgili olarak da anlaşmamızı bu ay içinde bitirebileceğimizi düşünüyoruz. Önümüzdeki 6 ay içerisinde bu aşılar Türkiye'ye gelecek. Aşağı yukarı 20 milyon doza yakın, 17-18 milyon doz aşının yıl tamamlanmadan elimizde olacağını ümit ediyoruz. Anlaşmaları bu şekilde yaptık'' diye konuştu.

SAĞLIK BAKANI AKDAĞ: BU SALGINDA, İMKANLARIN BU KADAR GELİŞMEDİĞİ ÖNCEKİ GRİP
SALGINLARI KADAR ÖLÜM BEKLEMEMEK GEREK


Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribi salgınının kapıda olduğunu belirterek, ''Ama biz gerekenleri yaparsak, yani sadece sağlıkla ilgili kuruluşlar değil, toplumca gerekeni birlikte yaparsak bunu en az hasarla atlatabilecek durumdayız'' dedi.

Akdağ, Makedonya Sağlık Bakanı Bujar Osmani ve beraberindeki heyetle görüşmesinde, gazetecilerin domuz gribi salgınıyla ilgili sorularını yanıtladı. Çok ciddi tedbirler aldıklarını ve bunları geliştirerek yollarına devam ettiklerini vurgulayan Akdağ, etraflıca hazırlanmış faaliyet planları üzerinde yoğun biçimde çalıştıklarını belirtti.

Domuz gribinden korunmada toplumda farkındalığın artmasının önemine işaret eden Akdağ, halkın en azından el yıkama konusunda çok bilinçli olması ve bu konuyu önemsemesi gerektiğini belirtti. Bunun bir çok canı kurtarabileceğini ifade eden Akdağ, ''Evet 2010 dünyada domuz gribi yılı olacak. Çok sayıda insan hastalanacak, hastanelere yatacak, yoğun bakım gerektiren ağır hastalığa yakalanacak ve bu insanların bir kısmı maalesef hayatını kaybedecek. Biz Türkiye açısından bunu asgaride tutmak için toplum olarak birlikte çalışmalı ve gayret etmeliyiz'' diye konuştu.

Bir başka soru üzerine, grip mevsimi olmamasına rağmen dünyada binlerce insanın bu virüsten hayatını kaybettiğine dikkati çeken Akdağ, bütün ülkelerin bu hususta çok çalışıp gayret göstermesi gerektiğini söyledi. Bu salgında, imkanların bu kadar gelişmediği önceki grip salgınları kadar ölüm beklememek gerektiğini kaydeden Akdağ, ''Evet, önemli bir tehlike var. Kış ayları itibarıyla önemli bir salgın kapıdadır. Ama biz gerekenleri yaparsak, yani sadece sağlıkla ilgili kuruluşlar değil, toplumca gerekeni birlikte yaparsak, bunu en az hasarla atlatabilecek durumdayız'' şeklinde konuştu.

AŞI PLANI

''Belirlenen risk gruplarından öncelikle kimlere aşı yapılacağı'' sorusu üzerine de Akdağ, hem Dünya Sağlık Örgütü'nün hem de hastalık kontrol çalışmaları yapan önemli merkezlerin tavsiyeleri doğrultusunda bilimsel kurulun bir sıralama yaptığını bildirdi.

Öncelikle hamilelerle sağlık çalışanlarının, daha sonra 6 ay-3 yaş arası çocuklar ve bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilecek sürekli hastalığı olanların, ardından da itfaiye ve güvenlik görevlileri gibi önemli kamusal görevleri yerine getirenlerin aşılanacağını bildiren Akdağ, ''Bu arada sırasıyla 3 yaşından başlayarak 24 yaşına kadar olan yaş grubundakileri süreç içinde aşı elimize geçtikçe aşılamış olacağız'' diye konuştu.

Önemli risk grubu olarak görülmediği için yetişkin yaş grubunu aşılamayacaklarını bildiren Akdağ, bunlar için de korunma tedbirleri uygulanacağını söyledi.

İSTANBUL'DAKİ GÖSTERİLER

Akdağ, bir başka soru üzerine, İstanbul'da önceki gün yapılan gösteriler sırasında atılan gaz bombalarıyla bir vatandaşın hayatını kaybettiğine dair ellerinde hiç bir bilgi olmadığını kaydetti.

Kendisine gelen ön bilgilere göre, bir vatandaşın kalp krizinden hayatını kaybettiğini, bu kişinin hastaneye ulaştırılmasını da gösterilerin engellediğini anlatan Akdağ, ''Bir ambulansın kapısını tekmeleyerek, kapısının açılmasına yol açanlar, yarın çıkıp 'gaz bombası atıldığı için bu oldu' iddialarında bulunuyorlar. Bu iddialar aslında yersiz iddialardır'' dedi.

Bu kişinin ölüm sebebiyle ilgili olarak adli tıbbın kesin kararı verebileceğini hatırlatan Akdağ, Türkiye'de polisin kendi hayatını da tehlikeye atarak bu saldırıları engellemeye çalıştığını kaydetti. Demokratik hakkın kullanılması anlamında gösteri yapmanın doğal olduğunu belirten Akdağ, ama bunun insanların hayatını etkileyecek, mala ve cana zarar verecek biçimde yapılmasının kabul edilemeyeceğini bildirdi. Bu tür gösterileri yapanları eleştiren Akdağ, olaylarda eline taş ve molotofkokteyli alanların, toplumun sağlığına yönelik saldırı içinde olduğunu ve bunun kabul edilemeyeceğini söyledi.

BİZE ULAŞIN