Diyarbakır'da domuz paniği

İzmir Tabip Odası Başkanı Suat Kaptaner, Sağlık Bakanlığının, domuz gribi nedeniyle Diyarbakır merkezde eğitime bir hafta ara verilmesi kararının, kaç olgu görülmesi üzerine alındığını kamuoyuyla paylaşması gerektiğini söyledi.

Kaptaner, kamuoyunda domuz gribinin tehlikeleri, aşıların güvenliği gibi konularda çok sayıda değerlendirme olduğunu, herkeste mevcut olan tedirginliğin giderilmesi gerektiğini kaydetti.

Diyarbakır'da eğitime ara verilmesi kararının ardında kaç olgu olduğunun sorgulanmasının doğru olacağını ifade eden Kaptaner, şöyle dedi:

''Bildiğimiz kadarıyla az sayıda olgu vardı, üstelik de biz de şu ana kadar görülenlerin hepsi dışarıdan bulaşan vakalardı. Sadece bir ya da iki okul değil, merkezdeki tüm okulların kapatılması dikkati çekici. Sağlık Bakanlığının kamuoyuyla hızla bilgi paylaşması ve olgu sayısının kaça çıktığını bildirmesi gerekiyor.''

Sağlık Bakanlığının bugüne kadar sağlık alanında birçok düzenleme yapıp, bunları sonradan değiştirdiğini, katılım paylarını sürekli artırdığını savunan Kaptaner, şöyle konuştu:

''Aslında kamuoyunda aşı gibi konularda yapılan tartışmaların büyük bölümü Bakanlığa önceki uygulamalar temelli güvensizlikten kaynaklanıyor. Oysa bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir ve insan hayatından daha önemli bir şey yok. Bakanlığın tedbirli davranması elbette doğrudur. Kamuoyuna net olarak bilimsel veri ve sonuçları net olarak açıkladığınızda, bunu meslek örgütleri ve üniversiteler ile paylaşıp, görüşlerini alarak da yaparsanız, bu kadar fazla tartışma olmayacaktır.''

DİYARBAKIR'DA 23 VAKA TESPİT EDİLDİ


Diyarbakır Valiliği, domuz gribine yakalananların sayısının 23 olduğunu belirtti.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, 5'i öğrenci 7 vatandaşta görülen H1N1 gribi vaka sayısının 20 Ekim 2009 tarihi itibariyle 17'si öğrenci, 6'sı da yetişkin olmak üzere 23'e yükseldiğini bildirildi.

Açıklamada, 23 vatandaşın genel durumunun iyi olduğu ve evlerinde takiplerinin devam ettiği kaydedildi.

ÇOCUKLARA DİKKAT

Domuz gribinin öncelikli olarak 6 ay-24 yaş arası grubu tehdit ettiği bilgisini veren İzmir Tabip Odası Başkanı Kaptaner, ''Domuz gribinin normal gribe oranla ölüm hızı düşük, ama küçük yaştakilerde ölüm oranı daha yüksek, bu nedenle aşıda çocukların öncelikli seçimi doğru bir karardır'' dedi.

Kaptaner, yetişkin kişilerin yaşamları boyunca daha fazla kez grip olmalarının, hastalıkla savaşma gücünü artırdığını, oysa çocukların domuz gribi söz konusu olduğunda daha fazla risk altında bulunduklarını ifade etti.

Aşı konusunda da çeşitli tartışmalar olduğunu, domuz gribi aşısının henüz az sayıda kişi üzerinde denenmişken piyasaya sürüldüğünü belirten Kaptaner, hiçbir grip aşısının yüzde yüz koruma vadetmesinin mümkün olmadığına dikkati çekti.

Suat Kaptaner, ''Ama yüzde 50 de korusa, bu da bir kardır, masrafı ne olursa olsun, hiçbir şey insan hayatından önemli değil'' diye konuştu.

Kendilerini üzen konunun, 10 yıl öncesine kadar dünyaya aşı ihraç eden bir ülke olarak Türkiye'nin, dışarıya bağımlı hale gelmesi olduğunu söyleyen Kaptaner, şöyle devam etti:

''Türkiye en çok aşı üreten ülkelerden biriydi, bu bitirildi. Aşıyı Batı'dan alacaksınız. Büyük bir salgın söz konusu olursa, önceliği kendi ülkelerine verecekler, siz aşı alamayacaksınız. Büyük salgın olmazsa da tonlarca para verip aşı almış olacaksınız. Bizi asıl üzen, aşıların Türkiye'de üretilemiyor olması. Paralar boş yere gidecek de olsa şu anda yapılan doğrudur.''

BİZE ULAŞIN