Domuz gribinde bilanço 40 oldu

Domuz gribinden ölenlerin sayısının 40'a çıktığı bildirildi.

Sağlık Bakanlığı, ''domuz gribi'' olarak bilinen pandemik grip nedeniyle ölenlerin sayısının 40'a yükseldiğini bildirdi. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, pandemik grip nedeniyle çeşitli illerde 5, 13 ve 26 yaşlarında 3 vatandaş ve 1 yaşından küçük bir bebek olmak üzere toplam 4 vatandaşın hayatını kaybettiği ifade edildi.

Bu ölümlerle beraber pandemik gripten kaybedilen vatandaşların sayısının 40 olduğu ifade edildi. Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısının 145 olduğuna yer verilen açıklamada, bunların 33'ünün takip ve tedavisinin yoğun bakımlarda sürdürüldüğü ve 9 hastanın solunum cihazına bağlı olarak takip edildiği kaydedildi.

DOMUZ GRİBİ HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

DÜNYANIN DOMUZ GRİBİ HARİTASI

İŞTE DOMUZ GRİBİNDEN KORUYAN GIDALAR

Hayatını kaybedenlerden 19'unda pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, 1 kişide gebelik olduğu tespit edildiği belirtilen açıklamada, 20 vatandaşta ise altta yatan bir hastalık olmadığının anlaşıldığı kaydedildi. Altta yatan kronik hastalığı bulunmayan 20 vatandaştan 2'sinin sağlık çalışanı, 10'unun ise 25 yaşından küçük olduğu bildirildi. Açıklamaya göre, pandemik grip nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşların yaş gruplarına göre
dağılımı şöyle:

"0-4 yaş : 6, 5-14 yaş: 9, 15-24 yaş: 2, 25-44 yaş:16, 45-65 yaş: 4, 65 yaş ve üstü: 3" Açıklamada ayrıca, sağlık personeli ve hacı adaylarının aşılamalarının devam ettiği hatırlatılarak, şunlar kaydedildi: ''16 Kasım 2009 Pazartesi gününden itibaren 5 yaş altındaki çocuklarımıza ve pandemik grip açısından risk taşıyan kronik hastalığı bulunanlara aşı uygulamasına başlanacaktır. Uygulama Sağlık Ocaklarımız ve Aile Sağlığı Merkezlerimizde yapılacaktır. Diğer yaş ve risk gruplarıyla ilgili aşı takvimi, Pandemi Bilim Kurulu'nun alacağı kararlar doğrultusunda Bakanlığımızca kamuoyumuza duyurulacaktır.''

HAYATINI KAYBEDEN 20 KİŞİDE KRONİK HASTALIK OLMADIĞI TESPİT EDİLDİ
Türkiye'de domuz gribi nedeniyle hayatını kaybeden 40 kişiden, 20'sinde altta yatan bir hastalık olmadığı tespit edildi. Hayatını kaybeden vatandaşlardan 16'sı ise 25-44 yaş grubunda yer alıyor.

Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada; domuz gribi nedeniyle 5, 13 ve 26 yaşlarında 3 kişi ve 1 yaşından küçük bir bebek olmak üzere toplam 4 vatandaşın daha hayatını kaybettiği bildirildi. Açıklamada "Bu vefatlarda beraber pandemik gripten kaybedilen vatandaşlarımızın sayısı 40 olmuştur." denildi.

Halen pandemik grip nedeniyle hastanelerde yatan hasta sayısının 145 olduğu kaydedilen açıklamada, bunların 33'ünün takip ve tedavisinin yoğun bakımlarda sürdürüldüğü, 9 hastanın ise solunum cihazına bağlı olarak takip edildiği belirtildi. Hayatını kaybedenlerden 19 kişide pandemik grip açısından risk taşıyan altta yatan kronik hastalık, bir kişide gebelik olduğu tespit edildiği ifade edildi. Toplam 20 kişide ise altta yatan bir hastalık olmadığı kaydedildi. Altta yatan kronik hastalığı bulunmayan 20 kişiden 2'sinin sağlık çalışanı, 10'unun ise 25 yaşından küçük olduğu belirtildi.

Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre, hayatını kaybeden vatandaşlardan 6'sı 0-4 yaş, 9'u 5-14 yaş, 2'si 15-24 yaş,16'sı 25-44 yaş, 4'ü 45-65 yaş ve 3'ü 65 yaş ve üstü grupta yer aldı. Öte yandan, sağlık personeli ve hacı adaylarının aşılamaları devam ediyor. 16 Kasım Pazartesi gününden itibaren 5 yaş altındaki çocuklara ve pandemik grip açısından risk taşıyan kronik hastalığı bulunanlara aşı uygulamasını başlanacak. Uygulama sağlık ocakları ve aile sağlığı merkezlerinde yapılacak. Diğer yaş ve risk gruplarıyla ilgili aşı takvimi, Pandemi Bilim Kurulu'nun alacağı kararlar doğrultusunda bakanlıkça paylaşılacak.

İSTANBULLULARIN "DOMUZ GRİBİ" TEDBİRLERİ
İstanbullular, Türkiye'de şu ana kadar 36 kişinin ölümüne yol açan pandemik gribe karşı aldıkları önlemleri artırdı.

İstanbul'da toplu taşıma araçlarını kullanan vatandaşlar, grip riskine karşı dezenfektan ürünler kullanıyor. El temizleme jelleri ya da spreyler de, hastalıktan korunmak isteyenlerin alternatifleri arasında. Eczanelerden temin edilebilen bu dezenfekte araçları, günlük yaşamda sıklıkla kullanılıyor. Gribe neden olan H1N1 virüsünden korunmak isteyen bazı vatandaşlar ise, yüz maskeleri takıyor. Maske, solunum yoluyla insandan insana geçebilen virüsün ağız ya da burun yoluyla yayılmasını az da olsa engelliyor.

İSTANBUL'DA HATLI MİNİBÜSLERDE İLAÇLAMA YAPILDI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri, Fatih'te hatlı minibüslerde bulaşıcı hastalıklara karşı dezenfeksiyon yaptı.

Belediye görevlileri, özel kıyafetler giyerek Vatan Caddesi'ndeki durağa girmeden önce durdurdukları minibüsleri ilaçladı. İstanbul Minibüsçüler Esnaf Odası Başkanı Koray Öztürk, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, vatandaşların kendilerini güvende hissetmeleri için çalıştıklarını ifade ederek, ''Dezenfekte yapılmadığı konusunda şikayetler alıyorduk. Ancak minibüsler her akşam mutlaka temizleniyor. İstanbul'da günlük 2 milyon 200 bin yolcu taşıyoruz. Belediye yetkilileriyle gerekli görüşmeleri yaparak, dezenfekte yapılmasını kararlaştırdık'' dedi. Uygulama kapsamında yarın Beylikdüzü'nde toplanacak servis araçlarına 09.00-12.00 saatleri arasında, Şirinevler'deki minibüslere de saat 14.00'te dezenfeksiyon yapılacak.

ANKARA VALİSİ ÖNAL: ANKARA'DA DOMUZ GRİBİ İLE İLGİLİ ENDİŞE EDİLECEK BİR DURUM YOK
Ankara Valisi Kemal Önal, Ankara'da domuz gribi ile ilgili endişe edilecek bir durumun olmadığını belirterek, gribin normal seyrinde devam ettiğini bildirdi.

Almanya'nın Hessen Eyaleti Başbakan Yardımcısı Jörg Uwe Hahn, beraberindeki bazı Alman milletvekilleri ile Önal'ı makamında ziyaret etti. Hahn, 6 milyon nüfusu olan Hessen Eyaleti'nde 350 bin Türk'ün yaşadığını ifade ederek, Hessen Eyaleti ile Ankara arasında 'bölgesel kardeşlik ilişkisi' kurmak istediklerini söyledi.

Fransa, İtalya ve Polonya'da bazı bölgeler ile bu tür bir işbirliği içinde olduklarına işaret eden Hahn, bu işbirliği ile Hessen'de yaşayan Türklere yönelik bir mesaj vermek istediklerini kaydetti. Daha sonra Hahn, Vali Önal'a bu tür bir işbirliğinin başarılı olup olmayacağını sordu. Önal da bu tür bir işbirliğinin kurulmasının faydalı olabileceğini, detaylar konuşulur ve bir proje ortaya konulursa işbirliğine açık olduklarını söyledi. Önal, valilik olarak üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını da belirtti.

Bu arada bir gazetecinin Ankara'da domuz gribi ile ilgili son durumu sorması üzerine, Önal olayı yakından takip ettiklerini ve önlemleri almayı sürdürdüklerini ifade etti. Gribin yayılmasını önleyici tedbirler kapsamında daha önce okulların kapatıldığını anımsatan Önal, şu anda tekrar okulları kapatmaya gerek olmadığını söyledi.

''Şartlar gerektirirse yeni önlemler alırız. Ancak şartlar onu gerektirmiyor'' diyen Önal, vatandaşlardan telaşa kapılmadan hijyenle ilgili kişisel önlemlerini almaya devam etmelerini istedi. Önal, ''Ankara'da domuz gribi ile ilgili endişe edilecek bir durum yok. Normal seyrinde devam ediyor'' diye konuştu.

AŞILAMA HAFTAYA BAŞLAYACAK
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 16 Kasım Pazartesi gününden itibaren 6 ay ile 5 yaş altı çocuklarla kronik hastalığı bulunanların domuz gribine karşı aşılanmaya başlanacağını açıkladı.

Buzgan, aşılanacak risk gruplarının yaş sınırının 25'ten 45'e, hatta 50'ye çıkarılabileceğini de bildirdi.
Buzgan, bugüne kadar domuz gribinden hayatını kaybedenlerin yaş ve altta yatan hastalık gibi durumları göz önüne alınarak risk gruplarıyla ilgili yeni bir değerlendirme yaptıklarını söyledi.

Daha önce Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başta olmak üzere, önde gelen uluslararası sağlık kuruluşlarının, hastalığın daha sık görüldüğü 25 yaşın altındakileri aşılamada öncelikli grup olarak önerdiğini hatırlatan Buzgan, ''Ama 25 yaşın üstündeki grupta da hastalığın azımsanmayacak kadar fazla görüldüğünü, ölümcül olabildiğini tespit ettik. Dolayısıyla yeni bir değerlendirme yaparak aşı uygulanacak grubun üst sınırını 25'ten 45, belki de 50'ye çıkarma kararı aldık'' dedi.

Bu konunun Bilim Kurulu'nda görüşüldüğünü, ancak yaş sınırının 45 ya da 50 olmasına bu hafta içinde karar verileceğini belirten Buzgan, bu grubun aşılamalarının da daha sonraki süreçte yapılacağını söyledi. ''16 Kasım Pazartesi gününden itibaren 6 ay ile 5 yaş arası çocuklarla kronik hastalığı bulunanları domuz gribine karşı aşılamalarının başlayacağını'' açıklayan Buzgan, bu kişilerin sağlık ocakları ve aile sağlığı merkezlerine davet edilerek, aşılarının gönüllülük esasına göre yapılacağını bildirdi.

Buzgan, bir soru üzerine bu gruptakilerden sonra okul çocuklarının aşılanacağını, planlamada bir aksama olmadığı takdirde bu gruptakilerin aşılamasının da Kasım sonu Aralık başında başlayacağını söyledi. 500 binlik ilk partinin ardından şimdiye kadar 2 milyon 250 bin doz daha aşı geldiğini belirten Buzgan, ''Ama bunlar erişkin dozu hesabıyla yapılıyor. Çünkü, 9 yaşın altındaki çocuklara yarım doz uygulandığı için, çocuk dozu hesabı yapılırsa farklı bir ortaya rakam çıkıyor'' dedi. Buzgan, bir soru üzerine erişkinlere ise tam doz aşı yapılacağını kaydetti.

AŞININ YAN ETKİ TAKİBİ
''H1N1 aşısının yan etkilerinin izlenmesiyle ilgili ne gibi çalışmalar yapıldığı'' sorusu üzerine de Buzgan, tüm aşılarda istenmeyen yan etkilerle ilgili bir bilim kurulu gözetiminde takip sistemi yürüttüklerini bildirdi. Buzgan, şöyle konuştu:

''Bu aşıyla ilgili spekülasyonlar olunca, buna ayrıca önem verdik. Yakından izlem çalışmalarını yaptık. Dün itibariyle bize ulaşan 200 binin üzerinde aşılama oldu. Bu konuda sağlık personelimizi yakından bilgilendirmiştik. Şu anda hacılarla beraber aşı yapılan grup sağlık personeli olduğu için daha duyarlı bir grup. Yan etkileri çok daha kolay bildirebiliyorlar. Allah'a şükür şu ana kadar aldığımız bilgilerden aşı konusunda çok önemli yan etkilerin olmadığını gördük. Aşıların, diğer tüm ilaçlarda ve biyolojik ürünlerde olduğu gibi yan etkileri olabiliyor. Aşılarda da bu yan etkileri bekliyoruz. Ama aşının getirdiği yararla ortaya çıkaracağı potansiyel yan etkiler kıyaslandığında aşı yapılmasının çok daha önemli olduğunu görüyoruz.''

Domuz gribi aşılarında daha çok lokal yan etkilerin görüldüğünü bildiren Buzgan, enjeksiyon yoluyla uyguladığı için aşı yapılan yerde hafif ağrı olabildiğini ve bunun birkaç gün devam edebildiğini söyledi. Buzgan, kimi zaman aşı yapılan yerde şişlik ve kızarıklık da olabildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Birkaç vakada geniş alerji tespit ettik. Anafilaktoid reaksiyon dediğimiz hızlı ilerleyen alerji olan bir vakamız var, ama anafilaksi tarzında görülmedi. Hayatı tehdit edici bir şey olmadı. Bazı vakalarda ellerde, parmaklarda uyuşma tarzında şeyler oldu. Hatta bazı basın organlarında da 'felç görüldü' şeklinde yer aldı, ama onların felç olmadığı zaten ortaya kondu. Aşı, enjeksiyon korkusuna bağlı, bazı şeyler görüldü. Onlar da yaşanması normal şeyler, sadece çocuklarda görülmüyor, erişkinlerde de bu tür şeyler olabiliyor. Kısaca görülen yan etkiler, tolere edilebilir yan etkilerdir ve ilerleyen süreçte de inşallah önemli yan etkilerle karşılaşmayız.''

HAMİLELER İÇİN ADJUVANSIZ AŞI
Hamileler için etkinliği artıran madde içermeyen ve aralık ayında geleceği duyurulan adjuvansız aşı teminiyle ilgili bir soru üzerine de Buzgan, sürecin devam ettiğini bildirdi.

Buzgan, ''Zaten şu anda uygulamada olan aşının hamilelerde kullanımı mümkün, ancak bilim kurulumuzda aldığımız karar üzerine adjuvansız aşıyla ilgili uygulamayı deklare etmiştik. Hamilelerde hastalık çok şiddetli geçebiliyor, ölümlere yol açabiliyor. Şu anda sağlık personelimizden hamile olup bu aşıyla aşılanmak isteyenlere de müsaade ettik. Çünkü, yarar zarar dengesini gözetiyoruz. Yoksa aşının gebelerde kullanılmasına yönelik bir sakınca yok. Ama, yeterli veri olmadığı için bilim kurulumuz böyle bir yolu seçti'' diye konuştu.

ABD'DEKİ AŞILAR
ABD'deki domuz gribi aşılarının Türkiye'den farklılığı konusundaki tartışmalarla ilgili değerlendirmesi de sorulan Buzgan, bu ülkenin eskiden beri aşılar konusunda farklı bir ekole sahip olduğunu, AB ülkelerinden farklı bir strateji izlediğini belirtti.

ABD'nin aşı firmalarından adjuvansız, sadece antijen içeren aşı talebinde bulunduğunu anlatan Buzgan, DSÖ'nün ise pandemi sırasında tüm dünyaya yetecek kadar aşı temin edilebilmesi için firmalara adjuvanlı aşı üretilmesini önerdiğini, aşı firmalarının da bu yolu seçtiklerini kaydetti.

ABD'nin ruhsatlandırmada adjuvansız aşı yönünde eğilimi olduğunu belirten Buzgan, ''ABD tercihini böyle yaptı, ama yine de ABD için yeterli aşı üretilemedi. Zaten ABD de adjuvan alıp stoklamıştı. Şu anda ABD'de aşı herkese yetmediği için, bu ülkede ruhsatı veren kuruluş olan FDA, adjuvanlı aşıya ruhsat vereceğinin sinyalini verdi'' dedi. AB'de ise ruhsatlandırmanın Avrupa İlaç Ajansı tarafından yapıldığını kaydeden Buzgan, İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya gibi ülkelerin de içinde yer aldığı Avrupa'da Türkiye ile aynı aşıların kullanıldığını söyledi.

Yan etki açısından diğerlerinden farkı bulunmayan adjuvanlı aşıların bir zorunluluk nedeniyle alınmadığını vurgulayan Buzgan, DSÖ, Avrupa İlaç Ajansı ve Avrupa Hastalık Koruma Kontrol Merkezi başta olmak üzere uluslarası kurumların bu konudaki fikirlerinin ortada olduğuna dikkati çekti.
Buzgan, ''Bizim gibi hamilelerde adjuvansız aşıyı tercih eden İngiltere, Almanya gibi birkaç ülke daha var. Onun dışında diğer gruplara uygulanan aşılar tamamen aynı'' dedi.

BİZE ULAŞIN