"Aşının yan etkileri var"

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, risk grubundakilerin domuz gribine karşı aşılanması konusunda bugüne kadar gösterdikleri gayreti sürdüreceklerini belirterek, ''Bu kadar gayretten sonra, 'Ben aşılanmam' ya da 'çocuğumu aşılatmam' diyenlere ne yapacağız? Artık insanların kendisi bilir yani. Kimseyi zorlayacak bir halimiz yok'' dedi.

Recep Akdağ, Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü nedeniyle katıldığı toplantıda, domuz gribine karşı aşılama konusundaki soruları yanıtladı.

DOMUZ GRİBİ HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

DÜNYANIN DOMUZ GRİBİ HARİTASI

İŞTE DOMUZ GRİBİNDEN KORUYAN GIDALAR

''Aşı konusunda vatandaşlardaki kafa karışıklığını nasıl gidermeyi düşünüyorsunuz?'' sorusu üzerine Akdağ, konunun Türkiye'de yeterince tartışıldığını söyledi. Bu konuda görevli Sağlık Bakanlığı kanalıyla hükümetin büyük bir başarı göstererek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için çok önemli olan aşıyı bir sigorta anlamında temin ettiğini kaydeden Akdağ, bu aşının da bilim kurullarının öngördüğü takvim içerisinde risk gruplarına uygulanmaya başlandığını hatırlattı. Bu konuda sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada bir kafa karışıklığı oluştuğunu ifade eden Akdağ, bunda internetin de etkin rolü olduğunu söyledi.

Pandemi İzleme Kurulundaki bilim adamlarının ortak görüşü ile aşı kararı verildiğine dikkati çeken Akdağ, ''Aşı, güvenli bir aşıdır. Bu hususta bilim çevrelerinin düşünceleri artık kesinleşmiş durumdadır. Ama her aşı, her ilaç, her biyolojik madde gibi bunun da yan etkileri var. Bu yan etkilerle hastalığı geçirmenin risklerini karşılaştırdığımızda hastalığı geçirmenin risklerinin kıyaslanamayacak kadar yüksek olduğunu görüyoruz'' diye konuştu. Şimdiye kadar 300 bin üzerinde kişinin aşılandığını ve çok önemli bir yan etkinin görülmediğini vurgulayan Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Oysa Türkiye'de, şu ana kadar 80'e yaklaştı, hayatını kaybeden vatandaşımız var. Kamuoyu daha çok bu rakamı biliyor. Ama bunun arkasında hastanelere yatan, yoğun bakım gerektiren, solunum cihazına bağlanan çok sayıda vatandaşımız var. Sadece ölüm değil, gribe yakalandıktan sonra, gribi geçirdikten sonra buna bağlı olarak geçirilebilecek bir çok önemli hastalık var. Peki bu kadar gayretten sonra, gayrete de devam edeceğiz, 'Ben aşılanmam' ya da 'çocuğumu aşılatmam' diyenlere ne yapacağız? Artık insanların kendisi bilir yani. Kimseyi zorlayacak bir halimiz yok. Eğer Türk halkı kendisine verilen bu fırsatı kullanırsa kullanacaktır. Kullanmazsa da halkın tercihine saygı duyacağız. Mesele bundan ibarettir.''

Basından bu konuda destek beklediklerini ve genelde bu desteği gördüklerini ifade eden Akdağ, çok sayıda bilim adamı aynı şeyleri söylerken karşıt görüşteki tek bir bilim adamının görüşlerine geniş yer verilmesi halinde vatandaşların kafasının karışabileceğine dikkati çekti.

Akdağ, ''Bundan sonra elimizden geleni yapacağız, ama kimseyi de zorla aşılayacak değiliz'' dedi.
''Sayın Başbakan'ın kafa karıştırdığını düşünüyor musunuz?'' sorusuna Akdağ, ''Hayır. Sürekli olarak bu konunun konuşulması siyasi amaçlara yöneliktir. Başbakanımız 'kendisinin risk grubunda olmadığını, bunun için aşı yapılmayacağını ama hükümetin bu aşıyı vatandaşın hizmetine sunduğunu, üstelik ücretsiz olarak sunduğunu, kimseyi de buna mecbur etmediğini' ifade etmiştir. Bunlar çok açık ifadelerdir. Buna rağmen bu konunun sürekli gündemde tutulmasını ben iyi niyetle bağdaştırmıyorum'' yanıtını verdi.

''Sayın Başbakan'ın şeker hastası olduğu söyleniyor. Şeker hastaları risk grubunda değil mi?'' sorusu üzerine de Akdağ, ''Ben zannediyorum biraz önceki soruyla söylemek istediğimi yeterince söyledim arkadaşlar'' diye konuştu.

''Domuz gribinden hayatını kaybedenlerle ilgili son rakamın ne olduğu?'' sorusuna karşılık Akdağ, kendisinin de bu rakamları tek tek takip etmediğini, bakanlığının internet sitesinde yer alan rakamların esas alınması gerektiğini söyledi. Bilim kurulunda bu sayıların verilip verilmemesinin tartışıldığını, ancak dedikodulara meydan vermemek için belirli aralıklarla yayımlanmasının uygun görüldüğünü anlatan Akdağ, bu ölümlerin akredite laboratuvarlarda teyit edilen vakalar olduğunu vurguladı. Akdağ, sigara, şişmanlık, hareketli yaşam, el yıkama, tansiyon, diyabet ve gereksiz ilaç kullanımının önlenmesi gibi konularda farkındalığın artırılmasına yönelik çalışma yürüteceklerini söyledi.

BURSA'DA DOMUZ GRİBİNDEN 2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Bursa'da domuz gribinden 2 kişinin yaşamını kaybettiği açıklandı. İl Sağlık Müdürü Özcan Akan, ölenlerden birinin ileri derecede zatürre olarak acil servise giriş yaptıktan kısa süre sonra öldüğünü, diğerinin ise ileri derece kronik böbrek yetmezliği bulunduğunu söyledi.

Sağlık Bakanlığı'nın domuz gribinden yaşamını yitirenlerden ikisinin Bursa'dan olduğunu açıklamasının ardından Bursa İl Sağlık Müdürü Özcan Akan da kentte paniğe neden olacak bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti. Akan, ileri derecede zatürre olan hastanın Tıp Fakültesi Hastanesi acil servisine giriş yaptıktan kısa bir süre sonra hayatını kaybetmesi üzerine Sağlık Bakanlığı'nın bu kişiden örnek alınmasını istediğini dile getirdi.

Alınan örnekler neticesinde domuz gribi olduğunun anlaşıldığını belirten Akan, diğer hastanın ise Devlet Hastanesi'nde kronik böbrek yetmezliği sebebiyle hayatını kaybettiğini kaydetti. Akan, domuz gribinin öldürme özelliğinin bulunmadığını, ancak kronik hastalıkları olan insanlarda vücut direncini düşürdüğü için risk oluşturduğunu vurguladı.

İnsanların konuyu yeterince anlayamadığı için hastanelere koştuğunu belirten Akan, "Domuz gribinden şüphelenen herkes hastaneye akın ediyor. Elbette hastaneye gelmeliler, ama endişe etmeye gerek yok. Biz şüphe olarak birçok hastayı sonuçları negatif çıktığı için evine gönderdik. Elbette havaların soğuması ile bir grip salgını var. Ama her grip de domuz gribi değildir." diye konuştu. Akan, Sağlık Bakanlığı ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak hastanelerde gerekli önlemleri aldıklarını, çoğu hastanın da hiç ilaç kullanmadan bu hastalığı yenebildiğini kaydetti.

KAYSERİ'DE DOMUZ GRİBİ TEDAVİSİ GÖREN 2 KİŞİ ÖLDÜ

Kayseri'de domuz gribi teşhisiyle tedavi altına alınan iki kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, hayatını kaybeden iki kişinin test sonuçlarının netleşmediğini açıkladı.

Kayseri'de daha önce 2 kişinin domuz gribi nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından bugün de Erciyes Üniversitesi Hastanesi'nde domuz gribi tedavisi şüphesiyle tedavi altına alınan 2 kişi daha hayatını kaybetti. Kayseri İl Sağlık Müdürü Kadir Çetinkara, "Domuz gribi şüphesiyle hastanede tedavi gören 2 kişi daha hayatını kaybetti. Ancak test sonuçları henüz netleşmediği için ölümlerin H1N1 virüsü taşıdığını söyleyemeyiz. Bu kişilerin test sonuçları pozitif çıkarsa bakanlık gerekli açıklamayı yapacaktır. Ölenlerden birisi sağlık personelimizin 37 yaşındaki eşi. Domuz gribi olan diğer hastaların tedavileri de sürüyor." dedi.

Çetinkara, bugüne kadar 372 kişiden domuz gribi şüphesiyle numune aldıklarını, bunlardan 325'inin test sonucunun pozitif çıktığını kaydetti. Hastanelerde yaklaşık 70 kişinin halen tedavi gördüğünü söyleyen Çetinkara, ''Bu hastalardan 30-32'sinin tedavisi Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri'nde, diğerlerinin tedavisi ise Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürüyor." diye konuştu. (CİHAN)

ANKARA VALİSİ ÖNAL: OKULLARDA TATİLİ GEREKTİRECEK BİR KONU YOK

Ankara Valisi Kemal Önal, ''Domuz gribi dolayısıyla okullarda tatili gerektirecek bir konu yok'' dedi.

Önal, Ankara Valiliği'nde ''Eğitime yüzde 100 destek projesi'' kapsamında düzenlenen törende gazetecilerin sorularını yanıtladı. ''Domuz gribi nedeniyle eğitim-öğretime ara verilecek mi?'' sorusuna Vali Önal, şunları söyledi:

''Domuz gribi dolayısıyla okullarda tatili gerektirecek bir konu yok. Hastalığın seyri devam ediyor. Kriz Merkezi 24 saat esasına göre çalışıyor. Sağlık ve sosyal yönden gelen bilgiler değerlendiriliyor. Yayılma niteliğini sürdürüyor. Okuldaki devamsızlık yüzde 4 oranında ve normal dönemdeki durumdan farklılık göstermiyor. Kurban Bayramı'na yönelik tatili uzatma tarzında yeni bir durum bugün için mevcut değil. Bu konuda yetkili de değilim. İlgili bakanlık karar verir.''

Bir gazetecinin ''Okullar aracılığıyla velilere gönderilen 'çocuğunuza domuz gribi aşısı yaptırılmasını onaylıyor musunuz?' şeklindeki soruya büyük çoğunluğun onaylamadığını gözlemledikleri'' yönündeki sorusunu yanıtlamayan Vali Önal, okullarda halen devam eden normal aşılama programı hakkında bilgi verdi. Önal, ''Okullarda karma aşıya yönelik uygulama sürüyor. Veliler aşıya tepki göstermeden çocuklarına rutin olarak yaptırsın. Normal aşı takviminde aksama yaşanmasın. Şu anda okullarda yapılan domuz gribi aşısı değildir.'' dedi.

Bir başka gazetecinin ''Ankara'da kaç kişinin yaşamını kaybettiğine ilişkin'' soru üzerine, 11 kişinin domuz gribinden öldüğünü söyledi.

EĞİTİME YÜZDE 100 DESTEK

Daha sonra hayırseverlerden Emine Bağcı, Nihal Ülger, Nimet Meto ile Ankara Valiliği arasında ''Eğitime yüzde 100 destek projesi'' kapsamında protokol imzalandı.

Emine Bağcı, Haymana'nın Yurtbeyli beldesinde kendi adına lise yapılması için 10 bin metrekare arsa, Nihal Ülger kaybettiği eşi Hakan Ülger adının Gölbaşı Selametli beldesinde valilik tarafından yaptırılan 8 derslikli ilköğretim okuluna verilmesi için 300 bin TL, diğer hayırsever Meto ise Çiğdem Mahallesi'nde valilik tarafından yaptırılan 8 derslikli Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi'ne kendisinin ve eşi Erdoğan Meto'nun adının verilmesi için 1 milyon TL bağışladı. Törene, hayırseverlerin yakınları, ilgili vali yardımcıları ve İl Milli Eğitim yetkilileri katıldı.

BİZE ULAŞIN